TELE1’den T24’e medya kuşatması

TELE1’den T24’e medya kuşatması

TELE1’den T24’e uzanan geniş kapsamlı baskı ve engelleme dalgası karşısında aşılması gereken tek şey sansür duvarlarıdır. Ekranlar karartılsa, internet erişimleri kesilse, gazeteciler tutuklansa da halkın gerçekleri öğrenme hakkı ve gazetecilik mesleğinin tarihsel direnci eninde sonunda galip gelecektir

TELE1’den T24’e medya kuşatması

Türkiye'de bağımsız basının ve eleştirel yayıncılığın üzerine bir kâbus gibi çöken karanlık, artık tekil idari yaptırımların ya da anlık yayın yasaklarının çok ötesine geçmiş durumda. Karşımızda; habere, eleştiriye, hakikate ve hatta toplumun kendisi gibi düşünmeyen her bir rengine tahammülsüzleşen bir iktidarın blok halinde yürüttüğü biat ettirme harekâtı var.

Eleştirel habercilik yapan yayın organlarının finansal ve adli baskılarla nefessiz bırakılması, gazetecilerin gözaltı ve tutuklama tehditleriyle mahkeme koridorlarında yıpratılması ve dijital haber kanallarının birer birer tıkanılması; münferit kararlar değil, toplumsal hafızayı silmeyi amaçlayan sistematik bir kuşatmanın adımlarıdır.

Bu kuşatmanın ve gaspın en somut, en yakıcı örneklerinden biri TELE1 ekranlarında ve kurumun varlığında yaşanıyor. Gazetecilerin özsermayesi, alın teri ve halkın doğrudan desteğiyle ayakta duran bağımsız bir kanala yönelik kurumsal baskılar, RTÜK eliyle kesilen ekran karartma cezaları ve nihayetinde yönetimine adeta çökme girişimleri, doğrudan doğruya toplumun haber alma hakkına yapılmış bir darbedir.

Sahada tüm tehlikelere rağmen gerçeklerin peşinden koşan muhabirlerin kelepçelenmesi, köşesinde halk adına soru soran, yazan kalemlerin tutuklanarak demir parmaklıklar ardına konulması ise tüm topluma gözdağı vermeyi amaçlayan bir "cezalandırma" pratiğidir. İktidar, televizyon yayıncılığını tamamen tek sesli bir propaganda aygıtına dönüştürmek isterken, halkın gerçekleri öğrenebildiği nadir pencereleri de kalın perdelerle kapatmaya çalışmaktadır.

Ancak baskı aygıtı sadece geleneksel televizyon ekranlarıyla sınırlı kalmıyor. Bağımsız dijital yayıncılığın amiral gemisi, internet mecrasının adeta ana akım medyası sayılan T24’e yönelik son engelleme kararları, sansürün ulaştığı tekinsiz boyutu ve dozu gözler önüne seriyor. Sitede yer alan LGBT+ temalı yazılar ve insan hakları odaklı içerikler bahane edilerek T24’ün yayın mecralarına idari kararlarla erişim engeli getirilmesi; özgür düşüncenin, farklı kimliklerin ve haber dolaşımının dijital çağda nasıl tek bir tıkla boğulmak istendiğinin açık kanıtıdır.

İktidar, kendi ideolojik kalıpları dışında kalan hiçbir renge, hiçbir eleştirel sese kamusal alanda yaşam hakkı tanımak istemiyor; internetin sunduğu özgür haberleşme alanını dahi adli ve idari kararlarla çölleştirmeye gayret ediyor.

Karanlığa karşı direnen kalemler

Oysa insanlık ve basın tarihi bizlere net bir biçimde öğretir ki; muktedirlerin elindeki baskı araçları ne kadar ağır, hapishane duvarları ne kadar kalın olursa olsun, hakikatin sesi hiçbir zindana sığmaz. Tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ’ın yargılandığı davanın duruşma salonunda tarihe not düşerek dile getirdiği tarihsel vurgu, tam da bu direncin ve mesleki onurun özünü oluşturur: Tarih boyunca siyasi iktidarlar gazetecileri zindanlarla, kumpas iddianameleriyle, ekonomik yaptırımlarla ve sansürle sınamış, onları biat ettirmeye çalışmıştır. Fakat yine aynı basın tarihi göstermiştir ki; her zaman o baskılara boyun eğmeyenlerin, hücrede dahi olsa kalemiyle direnenlerin onurlu mücadelesi kalıcı olmuş, sansürcüler ise tarihin tozlu ve karanlık sayfalarına gömülmüştür.

Matbaaların mühürlendiği, baskı makinelerinin elden alındığı dönemlerden dijital çağın erişim engellerine ve sansür algoritmalarına kadar iktidarların yöntemleri değişmiş olabilir; ancak muktedirlerin hakikatten duyduğu korku da gazetecilerin direnci de hiç değişmedi. Gazetecilik, siyasal otoritelerin lütfettiği bir izin müessesesi veya iktidarların sınırlarını çizebileceği bir alan değildir; aksine topluma ve hakikate karşı verilmiş sarsılmaz bir sözdür.

TELE1’den T24’e uzanan bu geniş kapsamlı baskı ve engelleme dalgası karşısında aşılması gereken tek şey sansür duvarlarıdır. Ekranlar karartılsa, internet erişimleri kesilse, gazeteciler tutuklansa da halkın gerçekleri öğrenme hakkı ve gazetecilik mesleğinin tarihsel direnci eninde sonunda galip gelecektir.

Hakikat engellenemez, gazetecilik susturulamaz.


T24'ten kamuyona - Türkiye’yle dertleşme; T24’e erişim nasıl engellenebildi!

Ne oldu?

Karar tebliğden önce Adalet Bakanlığı'nın WhatsApp gruplarında paylaşıldı

Adalet Bakanlığı, basın gruplarında paylaştığı notla, dünyada da referans gösterilen, Türkiye'nin en büyük bağımsız haber sitesi T24'ün internet ve sosyal medya hesaplarının 'LGBT propagandası' yaptığı suçlamasıyla İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nce erişime kapatıldığını duyurdu. Bilgi notunda ayrıca T24'ün LGBTİ+'lar hakkındaki içerikleri de dosya şeklinde gönderildi. Erişim engeli olarak alınan karar, gönderildiği Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından akşam saatlerinde e-posta yoluyla T24'e tebliğ edildi. İlgili 118 içerik ile T24’ü erişime kapatma kararının, 29 Eylül'de alındığı öğrenildi. Mahkeme kararında, sulh ceza hâkimliğinin erişim engeli talebini 25 Eylül'de reddettiği, ancak itirazı değerlendiren mahkemenin daha sonra erişim engeli kararı aldığı bilgisi yer aldı. Kararda, T24'ün söz konusu haberleri ve sosyal medya paylaşımlarının "Türk aile yapısını zayıflatmaya yönelik olduğu" ve içeriklerin "gençlerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularındaki gelişim süreçlerini olumsuz etkileyebileceği" iddia edildi. Bu iddialarla, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 8/A maddesine dayanarak "suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması" gerekçesiyle erişim engeli ve içeriğin yayından çıkarılması yönünde karar verildiği bildirildi. Kararın BTK sayfasında yayımlanmasının ardından, 17 yıldır bağımsız gazetecilik yapan T24 haber sitesi 30 Eylül 2026 tarihinde erişime engellendi. 

Dünyada da referans gösterilen Türkiye'nin en büyük bağımsız haber sitesi T24, sosyal medyada başlatılan iftira kampanyası sonrası erişime engellendi!

T24'e erişim engeli dünya basınında: Katıksız gazeteciliğe darbe!

Türkiye’nin dünyada da referans alınan haber mecrası T24 hakkındaki erişim engeli kararı infial yarattı: Türkiye dijital OHAL yaşıyor!

T24 hakkında iftira ve linç kampanyası 

T24 hakkında X'te bir süredir bazı hesaplar tarafından iftira kampanyası yürütülüyordu. Farklı hesaplarca servis edilen aynı video görseli ve aynı metinde, "'Basın özgürlüğü' söylemi üzerinden yürütülen tartışmanın merkezinde bu kez T24’e aktarıldığı belirtilen fonlar var. Söz konusu fonların hangi kaynaklardan geldiği, hangi amaçlarla sağlandığı ve yayın politikasıyla nasıl bir ilişki taşıdığı kamuoyunca sorgulanıyor. Özellikle LGBT içerikleri üzerinden aile yapımızı hedef alan yayınlarla öne çıkan T24’ün asıl niyeti belli" ifadeleri yer alıyordu.


DOĞAN AKIN YAZDI:

T24 17 yaşında: Bir “aynı fikirde olmama hakkı” hikâyesi

Kendinize ve bağımsız gazeteciliğe bir iyilik yapın, reklamsız T24’e abone olun!

‘Haber elemanı’ arkadaşlar; nerede bu Almanya paraları, söyleyin bölüşelim!

Dünyada ve Türkiye’de T24

17 yıldır tek kuruş almadı!

Hiçbir şirket, kişi, kurum, kuruluş, dernek, örgüt, fon ve benzeri oluşumla bir ilişkisi bulunmayan, kendi ürettiği imkânlar dışında hiçbir dış kaynak tüketmeyen bağımsız internet gazetesi T24; 1 Eylül 2009'da yayına başladı.

Aradan geçen 17 yılda hiçbir kişi, kurum, şirket, fon ve benzeri bir yapıdan tek kuruş almadı. T24 hesapları Maliye tarafından defalarca denetlendi, fon aldığına dair hiçbir bulguya rastlanmadı. 

Gazetecilerin en çok bildiği ve düzenli takip ettiği haber sitesi!

Guardian Vakfı ile Norveç Sosyal Bilimler Derneği'nin ortaklığıyla Medya Araştırmaları Derneği tarafından 2018'de yapılan araştırmada T24 "gazetecilerin en çok bildiği ve düzenli takip ettiği haber sitesi" olarak tespit edildi.

Dünyanın önde gelen paylaşım organizasyonlarından TEDX Konuşmaları'nda, kuruluşu ve kazandığı etkiyle hikâyesi sahneye davet edilen Türkiye'deki ilk ve tek haber sitesi T24 oldu.

Yapay zekâ bilgi doğrulamak için en çok T24’e başvuruyor!

Stanford Üniversitesi’nin 12 bin 600 soru yönelterek yaptığı, sonuçları temmuz ayında açıklanan araştırmanın sonuçlarına göre; yapay zekâ platformlarının Türkçe bilgi doğrulama süreçlerinde başvurduğu mecralar arasında T24 birinci sırada çıktı.

T24 17 yaşında: Bir “aynı fikirde olmama hakkı” hikâyesiÇizgi: Selçuk Demirel

Gazetecilik ödüllerinde rekor kırdı

Finansal dayatma ve ideolojik takıntılardan bağımsız gazetecilikte Türkiye’de önemli bir dönemeci ifade eden T24, 2010 yılında, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin çalışmalarını ödüle değer gördüğü tek internet gazetesi oldu.

Muhabirleri ve yazarlarıyla birlikte; sadece 2026 yılının ilk altı ayında dokuz gazetecilik ödülü kazandı ve bu alanda bir rekor kırdı.

Türkiye’de bütün kesimlerin güvendiği mecra

T24; hiçbir görüş ve inancı haberciliğin önüne koymayan; gazeteciler için gazetecilikten daha önemli hiçbir öncelik olamayacağına inanan; insanları, inançları, görüşleri dışlamayan yayın politikası; haberciliği, dosyaları, söyleşileri videoları ile Türkiye’de bütün kesimlerin güvendiği bir mecra olarak 17 yıldır bağımsız gazeteciliğini sürdürüyor.

 

T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

 

İlgili İçerikler