Kapıları açan sesler

Kapıları açan sesler

İçeride bizi tükenişe götürecek anlamsız bir kavgaya mahkûm olmaktansa eşikten geçmenin değiştirici, dönüştürücü gücüne inanarak “Sen açılmaya hazır ol, kapı elbet açılır. Sen yürümeye niyet et, yol elbet görünür” diyerek 91 arkadaşımızla “dışarıya” adım atarak eşik atladık

Kapıları açan sesler
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve milletvekilleri

Kendimizi en çaresiz hissettiğimiz zamanlarda babaannem “Allah bir kapıyı kapatır, bir başka kapıyı açar” derdi. Ne dediğini anlamaz, kıs kıs gülerdik. “Ne kapısı babaanne?” Hangi kapı?” derdik. Kapı olarak tarif ettiği -hayatın ona öğretmiş olduğu- derin felsefik bilgiyi ve aynı zamanda umudu tarifleyen duyguyu kavramaya ne yaşımız ne tecrübemiz yeterdi. Yıllar sonra onun metaforik olarak kullandığı “Kapı” imgesinin ardındaki görünmeyi anlamak için kaç fırından kaç ekmek yemek gerekiyormuş meğer.   

Hepimizin malumudur. Ülkece zor bir zamandan geçiyoruz. Ve neredeyse üstümüze bütün kapıların kapanmış olduğu ve boğulacakmışız hissine kapılmadık dersek, yalan olur. Hapsedildiğimiz kapanma halinden kurtulmak için temkinli adımlarla eşiği geçmemiz zaman aldı. Bilindiği gibi eşik ne içeridir ne de tam olarak dışarı. Dışarıyı ve içeriyi birbirinden ayıran bir yerdir eşik.  

İçeride bizi tükenişe götürecek anlamsız bir kavgaya mahkûm olmaktansa eşikten geçmenin değiştirici, dönüştürücü gücüne inanarak “Sen açılmaya hazır ol, kapı elbet açılır. Sen yürümeye niyet et, yol elbet görünür.”* diyerek 91 arkadaşımızla “dışarıya” adım atarak eşik atladık.  Kapalı kapılar ardında hapsedilmek istendiğimiz karanlık dünyada dile pelesenk “mutlak butlan” hikayeleriyle seçme ve seçilme hakkımızın, ifade özgürlüğümüzün, en doğal insani haklarımızın gasbıyla günden güne öldürülen umutlarımızı diriltmek için. Biliyoruz ki insanların umutları insanlardan önce ölür. Her insan evladı için geçerli olmamakla beraber bazı insanların ölmeden önce görme temennisinde olduğu kendisinden daha ziyade, umuma dair hayalleri vardır. Hakça ve insanca bir hayat temennisi gibi.  

özgür özel yeni parti

Yaşatılan zulmün karşısında hakka, hukuka, demokrasiye inanan ve özgürlük talebi olan her vatandaşın birbirine el vereceği kardeşçe, adil bir dünyanın inşası mümkün dedik. Bizi mümkün olana inandıran “dışarıdan” gelen itiraz seslerinden başka bir şey değildi. Yürüdüğümüz sokaklardaki, çıktığımız meydanlardaki seslerin sahiciliğine, samimiyetine, haklılığına inandık. Zulmün karşısında sessizleştirilmek istenenlerin itirazını duyurmak boynumuzun borcudur dedik, dışarının sesine el verdik. Sesler ki zulme uğrayanları göğün altında bir araya getirir. Ve zulüm altında kaybettiğimiz seslerin hiçbir zaman kaybolmadığının da farkında olarak. Dünyanın boşluğunda, tepemizde, kulağımızda dönüp dolaşan seslerin susmadığını anlamaya da ölümün bize öğrettiği tecrübedir diyelim. Ne yazık ki her zaman yaşam değil, ölüme tanıklık da insana tecrübe kazandırır.  Ki ölümler, sesler vasıtasıyla yaşamaya devam eder ve eskimezler. 

Üzerinden yüzyıllar geçmesine rağmen eskimeyen seslerden biri de bizi bize çağıran Pir Sultan Abdal’ın sesidir. “Hızır Paşa bizi berdar etmeden açılın kapılar şaha gidelim.” diyerek varoluş temennisiyle bugün bizim üzerimize kapanan kapılara seslenmiş gibidir.  

Bilindiği üzere “berdar” sözcüğü asılmış, idam edilmiş anlamında kullanılan Farsça bir sözcüktür. Pir Sultan Abdal’ın yok oluş karşısında duyduğu kaygı, bugün duyduğumuz kaygıyla neredeyse aynıdır. Yola çıkma niyetiyle kapılara seslenişi mecburiyettendir ve aynı zamanda tek başına değil, “gidelim” derken çoğuldur. 

Bugün muktedirler tarafından bedenlerimiz berdar edilmiyor olabilir, fakat günden güne en temel demokratik haklarımızın Hızır Paşalarca nasıl bir yok edildiğini görmeyen var mıdır? Görmek kadar görmeyi istememek de bir tercihtir. Bizim tercihimiz yaşam hakkının kutsallığından, insanca bir yaşamdan ve yaşamın güvencesi hukuktan yanadır.  

Üzerimize kapanan kapılara seslenmemiz ondandır. Ve çoğul olduğumuza inanarak.

*Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler