Nisan’da yayımlanan “okul güvenliği” genelgesi rafta mı kaldı?

Nisan’da yayımlanan “okul güvenliği” genelgesi rafta mı kaldı?

Millî Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı özel bir protokole imza atmış olsa da 20 Haziran 2022’de yürürlüğe giren bir protokol var. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bu protokole dayanarak 24 Nisan 2026 tarihli özel bir genelgeyi imzalayıp ilgili kurumlara gönderdi. İller İdaresi Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan altı sayfalık genelge içerik olarak güçlü. Tam anlamıyla uygulanması halinde, okulların güvenliğinin alınmasında herhangi bir eksik ve sorun yaşanmamasını sağlayacak nitelikte. Ancak bir de madalyonun diğer tarafı var. Genelgeyle görev verilen kamu kurumları ile personelinin işi zor. İçişleri Bakanı Çiftçi’nin verdiği talimatlar ile genelge hükümlerinin sahada ne kadarının uygulanabileceği meçhul

Nisan’da yayımlanan “okul güvenliği” genelgesi rafta mı kaldı?

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki silahlı okul baskınlarının travması henüz atlatılamadan Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yeni olay yaşanması üzücüydü elbette.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin ülke genelinde “okul güvenliğinin sağlanmasını” amaçlayan protokole imza atmalarının hemen ardından, ertesi gün Turgutlu’daki okul saldırısının yaşanması kötü tesadüftü.

Olayın ertesinde Ankara’da yeni atanan il emniyet müdürlerine konuşan İçişleri Bakanı, kamu güvenliğinin sağlanmasında uygulanacak on maddelik talimat listesini aktardı. Okul güvenliği konusunda Bakan Çiftçi şöyle dedi:

“Vatandaşımızı dinleyecek muhtarlarımızla, okul yöneticilerimizle, esnafımızla ve ailelerimizle sürekli temas halinde olacaksınız. Turgutlu’da yaşanan hadise vesilesiyle özellikle altını çiziyorum, okul güvenliği konusunda çok hassas olacaksınız. Her okulun risk durumunu ayrı ayrı değerlendirecek, okul çevresini, öğrencilerimizin geliş-gidiş güzergahlarını, metruk yapıları, park ve bahçeleri ve şüpheli hareketliliği takip edeceksiniz.”

Çiftçi, konuşmasında tehlikelere karşı okulun kapısına gelmeden tedbir alınması talimatını verirken, “Hiçbir emniyet müdürümüz bundan sonra okul güvenliğini rutin bir asayiş başlığı olarak görmemelidir” dedi.

Dört yıldır yürürlükteki protokol ve beş aylık genelge!

Yeni eğitim ve öğretim yılının ikinci haftasında Turgutlu’da yaşanan olay kuşkusuz can sıkıcı.

Olayın adli boyutunun araştırılması amacıyla iki savcı görevlendirildi. İdari inceleme için Millî Eğitim Bakanlığı üç, İçişleri Bakanlığı ise ikisi Mülkiye Teftiş Kurulu ve ikisi de Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu’ndan iki olmak üzere dört müfettiş görevlendirdi.

Adli süreçten bağımsız olarak idari boyutta müfettiş görevlendirmek maalesef sorunu çözmüyor. Asıl olan görevlendirilen müfettişlerin, işlerini “iyi” yaparak sonuca ulaşmaları. Süreçte ihmali bulunanların, mesleki, siyasi ve toplumsal konumlarına bakmaksızın “gereğinin yapılması” yeni olayların yaşanmasını önleyecektir.

Konuyu biraz açayım.

Her ne kadar Millî Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı özel bir protokole imza atmış olsa da 20 Haziran 2022’de yürürlüğe giren bir protokol var:

“Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu ve Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü.”

Başlığından da anlaşılacağı üzere okullardaki güvenlik önlemlerinin alınmasını sağlayacak özel protokol, dört yıldan fazla süredir uygulamada!

Bu protokol, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki silahlı okul baskınlarından sonra İçişleri Bakanlığı’nın harekete geçmesini sağladı.

Şöyle ki İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bu protokole dayanarak 24 Nisan 2026 tarihli özel bir genelgeyi imzalayıp ilgili kurumlara gönderdi. Genelgenin gereğinin Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve 81 il valiliğince yapılması istendi. Ayrıca genelge bilgi edinilmesi amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na, Millî Eğitim Bakanlığı’na ve Sağlık Bakanlığı’na gönderildi.

Doğrusunu söylemek gerekirse, İller İdaresi Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan altı sayfalık genelge içerik olarak güçlü. Tam anlamıyla uygulanması halinde, okulların güvenliğinin alınmasında herhangi bir eksik ve sorun yaşanmamasını sağlayacak nitelikte.

Alınacak önlemlerin ve uygulanacak yöntemlerin farklılığı nedeniyle bölümler halinde hazırlanan genelgenin satır aralarında yürütülmesi istenilen önlemleri görmek mümkün.

Genelgede, on maddelik genel esasların yanı sıra yedi maddelik risk analizi ve planlama, yedi maddelik çevresel fiziki risk ve önlemler, üç maddelik okulun fiziki risk ve önlemleri, beş maddelik kolluk tedbirleri ve denetim, altı maddelik erken uyarı ve psikolojik destek, on üç maddelik siber güvenlik, altı maddelik kurumlararası koordinasyon, iki maddelik acil durum hazırlığı ile beş maddelik bilgilendirme ve farkındalık konularında talimatlar mevcut.

Elbette, genelgenin tamamını Büyüteç’e almam mümkün değil. Ama dikkat çekici bazı maddeleri aktarmamda sorun olmayacak.

* Okul ve çevresinde güvenlik tedbirlerinin planlanmasında, risk analizi temelli yaklaşım esas alınarak koruyucu ve önleyici güvenlik tedbirleri ile erken uyarı mekanizmalarının etkin koordinasyonu temel ilke olarak uygulanacak.

* Olası risklerin gerçekleşmeden önce tespit edilmesi amacıyla süreç modellemesi esas alınacak olup, okul idareleri ile iş birliği içerisinde şiddet içeren davranış değişimleri ve sosyal uyum problemleri, sosyal medya tehdit içeriklerinin oluşturabileceği riskler erken uyarı göstergesi olarak değerlendirilecek.

* Sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden oluşabilecek tehditler, radikalleşme eğilimleri ve taklitçi davranışların düzenli olarak izlenmesi ve değerlendirilmesi güvenlik yaklaşımının içerisinde yer alacak.

* Veliler, öğretmenler ve öğrencilerin güvenlik sisteminin aktif paydaşı olarak sürece dahil edilmesi için tedbirler geliştirilecek.

Özel komisyon ve tanımlanan görevleri

* Okullar için “Okul ve Çevresi Güvenlik Ölçeği” verilerinin toplanması ve değerlendirilmesi sorumluluk bölgesine göre, emniyet müdür yardımcıları ve il jandarma komutan yardımcılarının başkanlığında asayiş, siber, çocuk, istihbarat, narkotik ve trafik birimlerinden temsilcileri ve her okul için görevlendirilen eğitim koordinasyon görevlisi veya okul kolluk görevlisinin katılımıyla oluşturulacak komisyon marifetiyle gerçekleştirilecek.

* Oluşturulan komisyonların ihtiyaç duyacağı her okul bölgesi için işsizlik oranı, hane gelir düzeyi, sosyal yardım bağımlılığı, göç yoğunluğu gibi verilerin temin edilmesi için ilgili kurumlarca veri setleri hazırlanacak ve bu konuya ilişkin uzmanlar irtibatlandırılacak.

* Risk tehdit değerlendirmeleri eğitim öğretim dönemlerinin başlangıçlarında ve koordinasyon görevlisi veya okul kolluk görevlisinin talebi üzerine gecikmeksizin yapılacak.

* Kahvehane, kıraathane, bar, elektronik oyun merkezleri gibi umuma açık yerler ile açık alkollü içki satılan yerlerin, okul binalarından kapıdan kapıya en az 100 metre uzaklıkta bulunması zorunluluğuna yönelik denetimler artırılacak.

* Okul çevrelerinde bulunan park ve rekreasyon alanlarına yönelik devriye faaliyetleri artırılacak, özellikle uyuşturucu madde kullanımı ve farklı suç türleri açısından riskli olanlara kolluk birimlerinin koordinasyonunda ve yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde güvenlik kamera ve aydınlatma sistemlerinin kurulması sağlanacak.

* Okul önlerinde ve çevrelerinde seyyar satıcıların satışına izin verilmeyecek ve okul çevresinde bulunan işletmelerin faaliyetleri yakından izlenerek çocuklara bağımlılık yapıcı maddelerin satışının engellenmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınması ve denetimlerin artırılması sağlanacak.

* Okul önleri ve çevresinde okulla ilgisi olmayan, eğitim – öğretim ile öğrencilerin güvenliği bakımından tehlike teşkil ettiği değerlendirilen kişilerin beklemesi ve toplanması engellenerek haklarında gerekli işlemler yapılacak.

* Ülke genelindeki okulların risk faktörleri dikkate alınarak güncellenen öncelik derecelerine göre öncelik derecesi yüksek olan okullarda sabit olarak görev yapmak üzere “Okul Kolluk Görevlisi”, diğer okullarda ise okul yönetimi ile sürekli iletişim halinde olacak “Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi” görevlendirilmesine hassasiyetle devam edilecek.

İstihbarat çalışmaları artırılacak!

* Çocukların ve gençlerin ateşli silahlara veya benzeri tehlikeli araçlara erişiminin önlenmesi amacıyla okul yönetimleri ile ortak çalışmalar saha denetimleri, istihbari çalışmalar ve risk odaklı uygulamalar artırılacak; taşıma veya bulundurma ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılarak ruhsatsız silahla mücadele tavizsiz şekilde sürdürülecek.

* Şiddet eğilimi, tehdit dili, kontrol sorunları, saldırgan davranış örüntüleri fiziksel veya sözlü olarak gösterilmesi ve dijital mecralarda ortaya çıkan risk işaretleri dikkatle izlenerek, erken uyarı ve erken müdahale mekanizmaları etkin bir şekilde işletilecek.

* Çocukların gelişiminde ailelerin güçlendirilmesine ilişkin çalışmalar artırılacak.

* Şiddet olayları neticesinde okul güvenliği ivedilikle sağlanarak sağlıklı bir eğitim ortamı oluşturulacak ve olaydan etkilenen öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik psikososyal destek hizmetleri sürdürülecek.

* Okullarda siber olay müdahale prosedürü oluşturulacak.

* Protokol çerçevesinde yılda iki kez eylül ve şubatta toplanan “il / ilçe yürütme kurulları” bizzat valilerin ve kaymakamların başkanlığında her ayın ilk haftası düzenli olarak toplanacak; söz konusu toplantılarda okul güvenliğine ilişkin alınan tedbirlerin ilgili kurumlarla eş güdüm içerisinde kararlılıkla uygulanması sağlanacak.

* Okul müdürü başkanlığında oluşturulan “Okul Güvenliği Yönetim Ekibi” tarafından; başta riskli öğrencilerin değerlendirilmesi olmak üzere okul ve çevresinin güvenliğine yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin planlanması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı’nca belirlenecek periyotlarda değerlendirme toplantısı yapılacak.

* Dizi, film, dijital yayınlar ve popüler kültürün unsurları üzerinden şiddetin sıradanlaştırılması, suçun cazip gösterilmesi ve silah kullanımının özendirilmesine karşı medya okuryazarlığı ve aile rehberliği odaklı farkındalık çalışmaları planlı şekilde sürdürülecek.

Genelgeye uyuldu mu?

Dediğim gibi genelgenin bütününe bakıldığında, Bakan Çiftçi’nin talimatlarını hastalığın tedavisi için gerekli ilaçların verildiği reçete olarak tanımlamak mümkün.

Ancak bir de madalyonun diğer tarafı var.

Valiler ve kaymakamlar başta olmak üzere genelgeyle görev verilen kamu kurumları ile personelinin işi zor.

İçişleri Bakanı Çiftçi’nin iki gün önce emniyet müdürleri toplantısında verdiği talimatlar ile genelge hükümlerinin sahada ne kadarının uygulanabileceği meçhul.

Asıl görev ve sorumluluk, elbette kolluk kuvvetlerinden daha çok mülki idarede.

Yıllar içinde yaşanan yönetim zafiyetlerinin yarattığı sıkıntılı tablonun, zor da olsa mecburen çözülmesi gerekiyor.

Turgutlu’daki vahim ve üzücü olayın ardından yürütülecek müfettiş incelemelerinde beş ay önce hazırlanan genelge ve dört yıldır yürürlükteki protokole ne ölçüde uyulduğu ya da talimat ve hükümlerin ne kadarının yerine getirildiği gün ışığına çıkacak!


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler