Hakkında 150 yıl hapis cezası istenen bürokrat, mesaiye devam ediyor: Sisli Vadi dosyasında neler oluyor?

Hakkında 150 yıl hapis cezası istenen bürokrat, mesaiye devam ediyor: Sisli Vadi dosyasında neler oluyor?

Sisli Vadi dosyasında “olası kastla ölüme sebebiyet vermek”ten dava açılan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu, halen Kırklareli Valiliği bünyesindeki mesaisinde yetkisini ve sorumluluğunu kullanmaya devam ediyor. Kuşoğlu’ndan sorumlu olan Kırklareli Valisi Uğur Turan da hiçbir şey olmamış gibi durumu izliyor. Merakla beklenen bir konu başlığı daha var; Kırklareli eski valileri Osman Bilgin ile Birol Ekici hakkında Kırklareli Adliyesi’nde devam eden soruşturma…

Hakkında 150 yıl hapis cezası istenen bürokrat, mesaiye devam ediyor: Sisli Vadi dosyasında neler oluyor?

Kırklareli’nde Sisli Vadi (Foggy Valley) adlı tesiste yaşanan sel felaketinde yakınlarını kaybedenlerin yürüttüğü “hak arama” mücadelesi halen devam ediyor.

Ailelerin hak arama mücadelesinde yaşananlara geçmeden evvel geçen haftaki ilginç gelişmeye dikkat çekmek gerekiyor.

Büyüteç’te geçen eylülde kaleme aldığım Sisli Vadi yazısında kullandığım bir fotoğraf kent yönetiminde kriz çıkardı.

Söz konusu yazının başlığı, her ne kadar dönemin Kırklareli Valisi Osman Bilgin’in görev sırasında rüşvet aldığının İçişleri Bakanlığı’nda ortaya çıkarılması olsa da “ortaya çıkan bir fotoğraf karesi” kentte gündem oldu.

Adliyenin fotoğraf rahatsızlığı

Özellikle adliye yönetimi söz konusu fotoğraftan epey rahatsız oldu. Rahatsızlığın sebebi aslında aynı yazıda mevcut.

Fotoğrafın konusu, Sisli Vadi dosyasının istinaftan dönmesiyle yeniden yargılamayı yürüten ve aynı zamanda Kırklareli Adliyesi Adalet Komisyonu Başkanı Hâkim Serdar Arslan’ın, kısa süre önce hakkında Sisli Vadi dosyası çerçevesinde “olası kastla ölüme sebebiyet vermek”ten dava açılan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu’nu ziyaret etmesiydi.

Burada bir ayrıntı vereyim; Büyüteç’in takipçilerinin yakından izlediği üzere, tesisin sahibi Bülent Bayrak’ın aralarında olduğu faciada ihmali bulunanlara yönelik yargılama “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek”ten başlatıldı.

Sanıklar yasanın daha hafif olan bu hükmünden yargılandı. Bu sonuç, zaten ayrıca tartışma konusu.

Ancak, yargılama sürecinin bir de kamu görevlilerini ilgilendiren durumu var ki, en az ilk yargılama kadar önemli.

Çünkü, yapılan adli ve idari soruşturmada, sadece tesis sahibi ve çalışanlarının değil; tesisin kaçak biçimde faaliyette bulunmasına göz yuman il özel idaresi yetkililerinin de görevlerini ihmal ettiği belirlendi.

sisli vadi

150 yıl hapis istemi

Kırklareli Valiliği İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu ve kendisine bağlı dört kamu görevlisi hakkında, savcılıkça "bilinçli taksirle ölüme neden olmak” suçundan daha ağır cezası bulunan “olası kastla ölüme sebebiyet vermek” iddiasıyla soruşturma yürütüldü.

Savcılıkça tamamlanan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu’nun da aralarında olduğu sanıklar hakkında “olası kast ile ölüme sebebiyet verme” iddiasıyla 150 yıla, “kasten yaralama” iddiasından da 8 yıl 6 aya kadar ceza istendi.

İşte o fotoğrafta yer alan isimler, aynı zamanda yargılamayı yapacak mahkemenin başkanı ile iddianamenin en tepesindeki sanıktı!

Kaldı ki aynı iddianamede, sanıkların yani Kuşoğlu ve ekibinin, yüksek riski bilmelerine rağmen ‘olursa olsun’ düşüncesi ile hareket ettikleri vurgulandı. Sanıkların risklerin önüne geçmek için herhangi bir girişimde bulunmayarak “neticeyi kabul ettikleri” kaydedilen iddianamede, sanıkların “sel felaketinden olası kast ile sorumlu oldukları” değerlendirildi.

Bu tabloda, adliye yönetimi fotoğrafın yayınlanmasından nasıl rahatsız olduysa; kaçak çalıştırılmasına göz yumulan tesisteki sel faciasında yakınlarını yitiren aileler de “Adalet Komisyonu ve aynı zamanda yeniden yargılamayı yapacak mahkemenin başkanının, dosya şüphelisi bürokratı ziyareti”nden kuşkusuz rahatsız oldular.

Hakkında 150 yıl hapis istenen bürokrat görevinin başında!

Madalyonun arka yüzünde de ilginçlikler var elbette. Şöyle ki, hakkında “görevi ihmalden kaynaklanan olası kastla ölüme sebebiyet vermek”ten 150 yıl hapis cezasıyla dava açılan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu, halen görevinin başında!

Oysa, olası kastla ölüme sebep olmaktan daha hafif cezayla yargılanan tesisi sahibi Bülent Bayrak halen cezaevinde. Bayrak’tan daha vahim konumdaki Kuşoğlu ise halen her gün Kırklareli Valiliği bünyesindeki görevinde mesaisine devam ediyor. İmza atıyor. Yetkisini ve sorumluluğunu kullanmaya devam ediyor.

Kuşoğlu’ndan sorumlu olan ve bizzat yaşananları yakından takip eden Kırklareli Valisi Uğur Turan da hiçbir şey olmamış gibi durumu izliyor. Kuşoğlu’ndan gelen evraka imza atıyor, mesai yapıyor.

Kuşoğlu, acılı ailelerin tepkilerine karşın böylesine rahat biçimde görevini yürütürken, yaşananlar için deyim yerindeyse “günah keçisi” arandı ve bulundu. Hesap sorulması gereken bir isim lazımdı, o da İl Özel İdaresi çalışanı T.C.Ö. oldu. Özel idare çalışanı, kriz yaratan fotoğrafı çektiği iddiasıyla önce gözaltına alındı. Sonra da tutuklanıp cezaevine gönderildi.

Sürecin ne kadar sıkıntılı olduğunu anlamak için fotoğrafla ilgili dosya hakkında “kısıtlılık” kararı verilmesinden belli. Altı kişinin yaşamını yitirdiği, iki ayrı iddianame hazırlanan sel faciası dosyasında kısıtlılık yokken, fotoğraf çekilmesi dosyasında kısıtlılık kararı olması ilginç tabii.

sisli vadi

Mağdur ailelerin avukatları: Kuşoğlu tutuklanmalı

Bu arada, mağdur aile yakınlarından Yaşa Ailesi’nin avukatları, Kuşoğlu ve beraberindeki sanıkların “tutuklanması” istemiyle mahkemeye başvurdu. Avukatlar, beş sanığın tutuksuz yargılanmasının yasa hükmü ışığında “hayatın olağan akışına aykırı” olduğunu dilekçede vurguladı. Dilekçede, yaşananların hukuk ve ceza yargılaması mevzuatı ile yerleşik içtihatlara aykırı olduğu hatırlatıldı.

Bu işler yaşanırken, asıl yargılama dosyasında neler oluyor? Kısaca bakmakta fayda var.

Savcılığın “olası kastla ölüme sebep olma” hükmüne göre yargılama yapılması görüşüne karşın, yerel mahkeme cezası daha hafif “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek”ten sanıkları cezalandırdı.

Aileler, dosyayı istinafa götürdü. İstinaf kararı bozdu ve yeniden yargılama yapılmasına hükmetti.

Dosya ikinci kez yerel mahkemede görüldü. Yerel mahkeme, kararında direndi ve yine bilinçli taksirden ceza verdi.

Dosya bir kez daha istinafa gitti. İstinaf bu kez yerel mahkeme kararına uydu ve 15 Ocak günü “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet” suçundan verilen cezaları yerinde buldu.

Savcılıktan istinaf kararına itiraz

Ancak bu kez de Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı, istinafın kararına 20 Ocak’ta itiraz etti.

Savcılık itirazında şu görüşe yer verdi:

“(…) Dosya kapsamına göre söz konusu bungalov evlerinin tarla vasfı arsa üzerinde eski dere yatağında inşa edildiği, bungalov evlerinin inşası sırasında herhangi bir statik, mühendislik ve yapıların dere yatağında yapılmasına rağmen jeolojik bir destekle izin almaksızın işletmelerde çalışan işçilere taban kod üstünden taş duvar örerek, taş duvar üzerine donatısız ince beton döküp yeterli bağlantı yapılmaksızın basit bir şekilde ahşap olarak yapıldığı,

Olay tarihinde meydana gelen yağışla sel sularının belli bir seviyeye ulaşması üzerine bungalov evlerinin yıkılmasına bağlı olarak gelen sel suları ve sel suları içerisinde bulunan kütüklerin vücutlarına isabet etmesi sonucu maktullerin hayatını kaybettiği, müdahillerin yaralandıkları,

Şüphelilerin söz konusu bungalov evlerini basit bir şekilde dere yatağında yaparak hiçbir önlem almadıkları, daha önce de bungalovların bulunduğu yerleri su basması ve söz konusu yerin dere yatağı olduğu göz önünde bulundurulduğunda sel olayının açıkça ön görülebilir bir durum olduğu, sanıkların hiçbir önlem almayarak söz konusu tesisi işleterek misafir kabul ettikleri,

Bazı tanık beyanları ve dosya kapsamında göre Sisli Vadi işletmesinin bulunduğu yerde 2004, 2007 ve 2014 yıllarında da sel olayları yaşandığını beyan etmeleri, olay günü saat 06:00 civarında ‘kalkın su geliyor’ şeklinde bağrışmalar üzerine tesiste bulunanların sağa sola kaçarak canlarını kurtarmaya çalıştıkları,

İşletme görevlilerinin saat 07:00 civarında işletmeyi terk etmeleri hususunda uyarıda bulundukları, aradan geçen 1 saat içerisinde işletmede konaklayanları sel konusunda uyarmadıkları gibi herhangi bir kurtarma faaliyetine de girişmedikleri hususu göz önünde bulundurulduğunda, sanıkların kasten öldürme ve kasten yaralama tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini ön görmesine rağmen neticenin gerçekleşmesini kabullenerek olayın meydana gelmemesi için herhangi bir çaba göstermedikleri, gerek yapının yapılısı sırasında gerekse sel olayı ile ilgili davranışlarıyla söz konusu neticenin meydana gelmesini adeta kabullenerek herhangi bir önlem almadıkları, (…)”

Başsavcılık, BAM’a gönderdiği itirazında, onanan kararın sanıklar aleyhine bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını talep etti. Başsavcılığın, oluşan gerekçelerle Tekirdağ BAM 1. Ceza Dairesi’nin kararının “usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğunu” vurgulaması dikkati çekti.

İki valinin dosyası halen açık!

Bu gelişmelerin yanında merakla beklenen bir konu başlığı daha var; Kırklareli eski valileri Osman Bilgin ile Birol Ekici hakkında Kırklareli Adliyesi’nde devam eden soruşturma.

Her iki valinin dosyası halen açık. Savcılık soruşturması devam ettiği kaynaklarca ifade ediliyor. Soruşturma sonucuna göre iddianame hazırlanması halinde Bilgin ve Ekici, mevzuat gereğince Yargıtay’da yargılanacaklar.

Bildiğim kadarıyla Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, tüm süreci yakından takip ediyor. Mağdur ailelerle görüşmeye devam ediyor.

Buna karşılık Kırklareli’nde “garip gelişmeler” yaşanıyor.

Tolga Şardan yazdı:

Sisli Vadi felaketinin ardındaki “sisler"

Sisli Vadi'nin eski çalışanı anlatıyor: "İçi para dolu çanta, Vali'ye verildi"

Sisli Vadi'nin ortağı: "Bana telkin ettikleri gibi ifade verdim"

Sisli Vadi soruşturmasında gelişme: Vali'nin koruduğu AFAD Müdürü'ne yargılama kararı, kaçak tesiste adliye pikniği!

Başsavcı görevden alındı, Sisli Vadi’nin sisi kalkıyor!

Sisli Vadi dosyasında önemli gelişme: Tesis yöneticisinin ölümüyle ilgili cinayet soruşturması başlatıldı!

Savcı Sisli Vadi’de “olası kasıtla adam öldürme”den ceza isterken, mahkeme “bilinçli taksirle” suçu neden hafifletti!

İçişleri Bakanlığı, Sisli Vadi faciasında ikisi vali, 9 kamu görevlisi hakkında “soruşturma izni” verdi

Sisli Vadi dosyasında “yüz kızartan” vahim iddialar

İçişleri Bakanlığı: Vali Osman Bilgin, Sisli Vadi’nin sahiplerinden rüşvet aldı!

 

İlgili İçerikler