Yunanistan'da seçim furyası: Seçimlerin vazgeçilmez konusu “Türkiye”

Yunanistan'da seçim furyası: Seçimlerin vazgeçilmez konusu “Türkiye”

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türk-Yunan ilişkileri ve Yunanistan’daki seçimlerle ilgili soruları yanıtlarken açıklamalarında “bu gibi hassas konular, seçim malzemesi yapılacak kadar hafife alınmaması gerekir” türündeki görüşü Yunan basınında da yayınlanmasına rağmen “Türkiye” konusu Yunanistan’daki seçimlerin vazgeçilmez bir malzemesi olduğunu ve olacağını gösteriyor.

Yunanistan'da seçim furyası: Seçimlerin vazgeçilmez konusu “Türkiye”

Yunanistan’da seçimler, sürpriz bir gelişme olmazsa, 2027’nin bahar aylarında yapılacak.

Yayınlanan son anketlerin hepsi iktidardaki muhafazakâr Yeni Demokrasi Partisinin (YDP) bu seçimleri de kazanacağını gösteriyor.

Ancak aynı anketler, YDP’nin tek başına hükümet kuracak kadar oy alamayacağını da gösteriyor. 

Son anketlerde yüzde 27 ile 30 arasında dalgalanan YDP’nin tek başına hükümet kurabilmesi için en az yüzde 38 oy alması gerekiyor. 

Muhalefetteki partilerin “YDP ile iş birliği yapmayacakları” yolundaki açıklamaları göz önünde bulundurulursa seçim sonuçlarının açıklanmasından en geç bir ay içinde seçimlerin tekrarlanması söz konusu olacak. İrili ufaklı Muhalefet partileri bu nedenle ellerindeki kartları saklı tutuyorlar.

Ancak Yunanistan’da hangi partinin ana muhalefet partisi olduğu da kesin değil. 

Anketler,şu anda Parlamento içinde ana muhalefet partisi konumundaki sosyalist PASOK ‘un, radikal sol SYRİZA’nın eski lideri Aleksis Çipras’ın kurduğu sol eğilimli yeni partisi EL.A.S ’ın gerisine düştüğünü gösteriyor.

Anket sonuçlarının ortalamasına göre:

Muhafazakâr YDP:  yüzde 27-30;

Sol eğilimli    EL.A.S: yüzde 14-17; 

Sosyalist PASOK: yüzde 10-13;

Komünist KKE: yüzde 6-7 oranlarında seyrederken,

Aşırı milliyetçi partilerden ELYSİ yüzde 6;

ve ELPİDA partisi de yüzde 5’lerde dalgalanıyor.

Görüldüğü gibi YDP’nin ikinci ve üçüncü sıradaki partilerle arasında oldukça büyük fark var.  Bu farkların seçimlere kadar kapatılması -şimdilik-mümkün görülmüyor.

Miçotakis’in başka bir baş ağrısı da, YDP eski liderlerinden ve eski Başbakanlardan Andonis Samaras’ın da yeni bir parti kurmaya hazırlanması ile ilgili. 

Samaras, Başbakan Miçotakis’i sistematik olarak “Türkiye’ye karşı ılımlı bir siyaset izlemekle ve sert bir tavır almamakla” suçladığı için YDP’den ihraç edilmişti. 

Samaras’ın yeni bir parti kurarak seçimlere katılması olasılığında, zaten kan kaybeden gerek YDP’den gerekse  aşırı milliyetçi daha küçük partilerden gerekli milliyetçi oyları kopararak parlamentoya girebileceği görüşleri hakim.  

YDP lideri ve Başbakan Kiryakos Miçotakis hayat pahalılığından ve geçimsizlikten şikâyetçi olan YDP seçmenlerini konsolide etmek için giderek artan akaryakıt ve enerji faturaları için uygulanan gerek KDV gerekse yüksek değerdeki ÖTV’leri asgariye indirecek programlar hazırlıyor. 

Market raflarındaki ürünlerin fiyatlarına tavan konması için Market zincirleriyle müzakerelerde bulunuyor ve büyük enerji ve doğal gaz projeleri açıklamaktan da kaçınmıyor.

Harita 1

Bu çerçevede İyon denizinden Girit adasının güney batısına kadar uzanan deniz bölgesinin 18.parselinde (bk.harita 1) Amerikan Chevron petrol şirketiyle Yunan Helleniq Energy şirketinin doğal gaz arama ve sondajlarının yapılması için anlaşmaya varıldığını açıkladı. 

Hükümet yetkilileri bu projenin sonucunda 10 milyar Euro değerinde getirisi olacağı ve 270 milyar metre küp doğal gazın çıkarılması beklentisi içindeler.

Harita 2

Ayrıca Türkiye ilişkilerini de yakından ilgilendiren Kıbrıs adası ile Yunanistan’ın Girit adası arasında su altı elektrik kablosunun (Great Sea Interconnector-GSI) döşenmesi (bk harita 2) için Fransız Meridiam şirketi ile Yunan EDMHE enerji şirketi arasında imzaların atıldığını açıklıyor.

Miçotakis bu arada “Yunan egemenlik haklarının korunması amacıyla ülkenin caydırıcılık gücüne İsrail yapımı Aşil Kalkanı gibi sistemlerin eklendiğini ve Yunan halkının olası tehditlere karşı müsterih olması” çağrılarında bulunuyor.

Ancak Yunanistan-İsrail yakınlaşması ile ilgili yapılan anketler Yunan Başbakanının İsrail Başbakanı Netanyahu ile kucaklaşmasının ve İsrail ile kurulan yakın ilişkilerin Yunan halkının yüzde 70 gibi ezici bir çoğunluğu tarafından tasvip edilmediğini, hoş görülmediğini gösteriyor.

Türk-Yunan ilişkileri de seçim malzemesi oluyor.

Türkiye’nin Kıbrıs-Girit adaları arasında GSI projesi için döşenmesi planlanan su altı kablosunun “Türkiye’nin kıta sahanlığı üzerinden geçeceği” gerekçesiyle bu konuda “bilgilendirme” istemesi Yunanistan’da tam anlamıyla bir seçim malzemesi oluşturdu.  

Yunan hükümeti “Yunanistan’ın kimseden izin almasına ihtiyacı yok!” açıklamasını yaparken, muhalefet partileri YDP hükümetinin “Türkiye’den tırstığını” ve “ödün vermeye hazır olduğunu” iddia ediyor. 

Ancak edindiğimiz bilgilere göre “Türkiye’yi bilgilendirme” vazifesi GSI’nin yüzde 66’sını elinde bulunduracak olan Fransız şirketi Meridiam’a verilmiş bulunuyor. 

Meridiam’ın aynı zamanda “Kıbrıs-Girit arasında döşenmesi planlanan ve 1.9 milyar euro’ya mal olacak 898 km’lik GSI’nın sualtı kablosunun Türkiye’yi rahatsız etmeyecek bir yoldan geçmesi” için alternatif bir güzergâh arayışı içinde bulunduğu belirtiliyor.

Yunan hükümet yetkilileri bu nedenle “GSI’nin Türk-Yunan ilişkilerini krize sürükleyecek bir durum yaratmayacağından emin olduklarından” söz ederken Türk-Yunan ilişkilerini her zaman gündeminde sıcak tutan Yunan basını “bu yıl sonu itibariyle Meridiam ve Yunan Elektrik şirketi EDMHE’nin bölgede yapacağı araştırmaların, hem Türk-Yunan ilişkileri için hem de Miçotakis hükümeti için bir crash test oluşturacağında” ısrar ediyor.

Ancak yalnız muhalefet partileri ve basını değil; YDP’nin önde gelen isimleri de Türk-Yunan ilişkilerini ön plana çıkarmaya özen gösteriyorlar.

Örneğin Adalet Bakanı Yeorgos Florides’in, “seçimlerde YDP hükümet kuramazsa, ülkede doğacak siyasi boşluktan yararlanacak Türkiye Yunanistan’a saldırabilir!” diyecek kadar oldukça ileri paranoya boyutuna ulaşan görüşü Miçotakis’i “küplere bindirdiği” haberleri yayılıverdi.

Fakat yalnız bu da değil. Örneğin ana muhalefet konumundan anketlerde üçüncü sırada gösterilen sosyalist PASOK lideri Nikos Androulakis, sırf  Başbakan Miçotakis’i sıkıştırmak amacıyla “Hükümet niçin hala Ege’deki Yunan kara sularını 12 mile çıkarmadığı” sorusunu sorarken, SYRİZA lideri iken “savaş uçakları alacağımıza itfaiye uçakları almalıyız” diyen bugünkü EL.A.S lideri Aleksis Çipras da “Ege’deki kara sularımızı 12 mile çıkarmamızın tam zamanı.” gibi açıklamalarda bulunuyor.

Bu arada Cumhurbaşkanı RT Erdoğan’ın BM ‘de yaptığı konuşmasını kelimesi kelimesine canlı olarak yayınlayan Yunan TV kanalları, Erdoğan’ın Yunanistan ile ilgili söylediklerini “tansiyon düşürücü ve olumlu” karşıladılar. 

Ancak yine de Erdoğan’ın bu konuşmasında “Yunanistan’a bu kez niçin çatmadığı, niçin sataşmadığı, Erdoğan Atina’ya karşı niçin tavır değiştirdi?” gibi sorulara cevap aradılar. 

Öyle ki TV kanallarına davet edilen konuklar “Erdoğan sizce niçin bu kez Yunanistan’a karşı tehditkâr bir dili kullanmadı? Diyalogdan yana olduğundan söz etti” türünde sorulan sorulara maruz kaldılar.

Oysa aynı TV programları daha önceleri “Erdoğan niçin Yunanistan’ı sürekli tehdit ediyor?” sorularını ne diyeceklerini bilemeyen aynı konuklara soruyordu.?

TA NEA gibi gazeteler ise Türk-Yunan ilişkilerinde yaşanacak olası büyük bir krizden sonra çıkabilecek bir savaşın senaryoları yayınlıyor.!

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türk-Yunan ilişkileri ve Yunanistan’daki seçimlerle ilgili soruları yanıtlarken açıklamalarında “bu gibi hassas konular, seçim malzemesi yapılacak kadar hafife alınmaması gerekir” türündeki görüşü Yunan basınında da yayınlanmasına rağmen “Türkiye” konusu Yunanistan’daki seçimlerin vazgeçilmez bir malzemesi olduğunu ve olacağını gösteriyor.

 

İlgili İçerikler