Geçişlerde “Truva Atı yöntemi mi” diye soranlar bile oluyor?

Geçişlerde “Truva Atı yöntemi mi” diye soranlar bile oluyor?

“CHP sakın, Truva Atı efsanesinde olduğu gibi AKP içine CHP’lileri sokuyor olmasın? Bunu hiç düşünen olmadı mı? Odysseus, 10 yıl uğraştığı halde bir türlü ele geçiremediği Truva’yı nasıl “Truva Atı” yöntemiyle kaleyi içten yıkmayı başardıysa, belki CHP de 25 Belediyesini AKP’ye göndermekle AKP kalesini içten almaya çalışıyor. Nasıl?”

Geçişlerde “Truva Atı yöntemi mi” diye soranlar bile oluyor?
CHP'den seçilen Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ve Şile Belediye Başkanvekili Sacit Aslan, AKP'ye katıldı. Üç isme parti rozetlerini Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı

Geçen hafta Atina’dan İstanbul’a gelişimin nedeni, çok yakın bir dostumun cenazesine katılmak içindi.

Son zamanlarda dikkatimi çeken şey ise Türkiye’ye ne zaman gelsem siyaset dünyasında birçok şeyin daha değiştiğine tanık olmam oluyor.

Bir önceki İstanbul ve Ankara’ya gelişimin üzerinden ancak üç ay geçmişti ki yine siyasi bir değişiklikle karşılaştım.

21 Mayıs 2026’da Ankara’dan İstanbul’a hızlı trenle seyahat ederken, cep telefonuma gelen bir mesaj CHP’nin 3 yıl önceki kurultayı hakkında “mutlak butlan” kararının açıklandığını haber veriyordu.

Bu kararı takip eden günlerde CHP binasının basıldığını, CHP’nin iki parçaya ayrıldığını TV ekranlarından hayretler içinde izlemiştim.

Bu son gelişimde CHP’den ayrılan büyük bir çoğunluğun CHP genel başkanlığını bir önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na “mutlak butlan” kararından sonra teslim etmek zorunda kalan Özgür Özel’in yeni kurduğu Yeni Parti’ye geçtiğine tanıklık ettim.

O da yetmedi, 21 Mayıs 2026 gününe kadar CHP’nin “Türkiye’nin birinci partisi” gibi sloganlar atılırken ve CHP’nin kamuoyu araştırmalarının çoğunda “hala birinciliğini koruduğu” gibi sonuçlar yayınlanırken niçin iki parçaya bölündüğüne kimsenin anlam verilemediği gibi CHP seçmenlerini yeni bir hayal kırıklığına uğradığını gözlemledim.

Bu da yetmediği gibi birçok CHP’li belediye başkanı ve kurmaylarının ardı ardına AKP’ye geçişleri de yeni bir muamma oluşturmaya yetti.

Anketlere göre “İktidara yürüyen bir partinin” seçimlere kala niçin bölündüğü; üstelik iktidara yürüdüğü iddia edilen ana muhalefet partisinin 25 yıldır iktidarda bulunan “ezeli” rakibi AKP’ye geçtikleri” sorusu Türkiye’yi takip eden yabancı gözlemcilerin de en çok merak ettikleri soruların başında geliyor.

Türkiye’deki meslektaşlarım dahil, kiminle bu konuyu konuşsam net bir cevap alamadım.

Uzun yıllar Türk basınında çalışan bir gazeteci olarak, birçok yerli ve yabancı gazeteci arkadaşım oldu.

Tanımış olduğum bu yabancı gazeteciler de aynı soruları bana sorduklarında ben de açık ve net bir cevap veremedim. Yabancı basın da Türkiye’nin iç siyasetini ilgilendiren bu gelişmelere bir anlam veremiyor.

Ben de madem kimse doğru dürüst bir açıklama yapamıyor, o zaman hayatımıza yeni giren Yapay zekâya danışmak istedim.

Yapay zekâ, aynı haber bültenlerinde anlatıldığı gibi “bugüne kadar CHP’den AKP’ye geçen Belediye sayısının 25 olduğu” cevabını verdi.

“Peki bu belediyelere niçin AKP’ye geçmeyi tercih ettiklerini” sorduğumda ise yapay zekâ bir süre düşündükten sonra buna “kesin bir cevap veremeyeceğini” ancak “bu geçişleri dört kategoride toplanabileceği” yanıtını verdi.

Buna istinaden yapay zekâ

1) İktidarın sağladığı siyasi ve idari avantaj. (Belediyelerin bu yöntemle iktidar partisine bağlı merkezden daha fazla bütçe sağlanacağına inandıkları sonucuna varması)

2) Hukuki Baskılar ve soruşturmalar. (Bu kategoride bulunanlar, yapmış oldukları olası yolsuzlukların sonucunda kendilerini korumak ya da hapse girmemek amacıyla iktidar partisine geçmeyi tercih etmeleri)

3) Kişisel siyasi hesaplar. (Bu geçişleri yapanların daha çok siyasi geleceklerini ön plana çıkarmaları ve iktidar partisine ideolojik bir yaklaşımları olmamasına rağmen, bir sonraki seçimlerde seçilmelerini garanti altına alınacağını varsaymaları)

Ve 4) yakın bir geçmişe kadar siyasi kariyer yaptıkları CHP içinde karışıklık ve bölünmelerin neden olabileceği” tahminlerini yürüttü.

“Bu gelişmelerden en çok kimin yararlandığı” sorusuna ise “tabii ki son yıllarda oy potansiyelini düşürmeye başlayan iktidar partisi AKP’nin yararlanacağı” cevabını veriyor.

Fakat benim en çok dikkatimi çeken bir de beşinci kategori daha oldu, ki kendimi gülmekten alamadım doğrusu.

Türk-Yunan ilişkilerini yakından takip edenler, Yunan basınının Türk-Yunan ilişkilerindeki gelişmeleri ve Türkiye’deki iç siyaseti en çok yakından takip eden yabancı basının başında geldiğini bilir.

Bu soruları soran Yunan gazeteci arkadaşlarımdan birisine, yapay zekânın yürüttüğü bu tahinleri sıralarken, kendisi bir kategori daha olabileceğini söyledi.

“Neymiş o? Diye soracak oldum. Ve hemen ardından bana Odyssey filmini izleyip izlemediğimi sordu.

“Henüz izlemedim, ama Homeros destanını, Odysseus’un serüvenlerini bilmeyen yok. Ben de biliyorum. Ne alakası var ki?” diye sorduğumda:

“CHP sakın, Truva Atı efsanesinde olduğu gibi AKP içine CHP’lileri sokuyor olmasın? Bunu hiç düşünen olmadı mı? Odysseus, 10 yıl uğraştığı halde bir türlü ele geçiremediği Truva’yı nasıl “Truva Atı” yöntemiyle kaleyi içten yıkmayı başardıysa, belki CHP de 25 Belediyesini AKP’ye göndermekle AKP kalesini içten almaya çalışıyor. Nasıl?” diye cevap verdi!

Konuşmacımın böylesine bir tahmin yürütebileceğine hiç ihtimal vermemiştim. Gülmeye başladım. “Bunu ancak mitolojiye düşkün bir Yunanlının düşünebileceğini ancak Türkiye’de bu benzetmeyi yapanlara hiç rastlamadığımı”söyledim.

Konuşmacım daha sonra bana “Beware Greeks bearing gifts” (hediye getiren Helenlerden (yunanlardan) uzak dur” anlamına gelen bu beyitin İÖ 70’te yaşayan Romalı şair Virgilius’un Truva savaşı sonrası için yazdığı bir şiirinde geçtiğini anımsattı ve “her ihtimale karşı AKP’nin de bu 25 belediyeye pek güvenmemesi gerektiğini” tavsiye edercesine yürüttüğü bu tahminin ciddiye alınmasını önermeye davam etti!

“Yapay zekânın bile aklına gelmediği böyle bir tahminin doğru çıkıp çıkmayacağını herhalde zaman gösterecek” diyerek konuyu kapattım.


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler