Zohran Mamdani'nin 2025 yılında New York belediye başkanı seçilmesi Amerikan siyasetinde bir dönüm noktasıydı. 34 yaşındaki bu demokratik sosyalist New York'un ilk Müslüman, Hint asıllı ve en genç belediye başkanı oldu.
Mamdani aynı zamanda kapitalizmin merkezi olarak görülen bir şehirde sisteme meydan okuyan bir figür olarak siyaset sahnesine damga vurdu. Onun yükselişi Amerikan siyasetindeki derin kırılmaların ve olası geleceğine dair ipuçlarının bir yansımasıydı.
Uganda doğumlu olan ve yedi yaşında ailesiyle New York'a göç eden Mamdani 2020'de New York Eyalet Meclisi'ne seçilene kadar pek bilinmiyordu. Ancak 2025'teki belediye başkanlığı yarışında siyasi devleri alt etmeyi başardı.
Demokrat Parti ön seçiminde eski New York Valisi Andrew Cuomo'yu yenmesi bir şok etkisi yarattı. Ardından genel seçimde Cuomo'nun bağımsız aday olarak yarıştığı ve Trump'ın desteğini aldığı bir ortamda dokuz puanlık bir farkla zafer kazandı. Bu başarı geleneksel siyasetin ve iki partili sistemin dışından gelen bir sistem karşıtı figürün doğru koşullar altında nasıl ana akım haline gelebileceğini gösterdi.
Geçim krizi ekseni
Mamdani kampanyasının merkezine yaşam maliyeti krizini koydu. Kira fiyatlarının ortalama 4000 doları aştığı, dört New York’ludan birinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı bir ortamda önerdiği çözümler doğrudan seçmenin nabzını tutuyordu. Kira dondurma, ücretsiz toplu taşıma, ücretsiz çocuk bakımı, kamuya ait market zincirleri ve zenginlere vergi artışı gibi vaatler onu işçi sınıfının ve dar gelirlilerin adayı konumuna getirdi.
Yeni nesil kimlik siyaseti
Mamdani 90'lı neslin bir temsilcisi olarak sosyal medyayı etkili kullandı ve sokakta yaptığı temaslarla genç seçmenleri harekete geçirdi. Müslüman ve Hint asıllı kimliği New York'un çok kültürlü yapısında bir avantaja dönüştü. Ancak bu geleneksel kimlik siyasetinden farklıydı. Mamdani bu kimlikleri evrensel sosyal adalet ve ekonomik eşitlik söylemiyle harmanladı.
Zayıf bir rakip
Andrew Cuomo'nun eski valilik dönemindeki cinsel taciz skandalı ve siyasi ağırlığı onu değişim isteyen seçmenler nezdinde dezavantajlı kıldı.
Mamdani’nin vaatleri
- Kira dondurma
- Şehir otobüslerinin ücretsiz hale getirilmesi
- Herkese açık ücretsiz çocuk bakımı
- Konut inşasının hızlandırılması
- Yüksek gelirliler ve şirketler üzerinden daha fazla vergi
- Ucuz Belediye marketleri
Bu vaatler pahalılıktan bunalan gençleri, işçi sınıfını ve çeşitli etnik grupları kapsayan geniş bir seçmen kitlesini bir araya getirdi.
Mamdani göreve geldikten sonraki ilk aylarda vaatlerinin bir kısmında somut adımlar attı. Vali ile iş birliği yaparak çocuk bakımı için eyalet düzeyinde önemli fonlar sağladı. Konut inşaatı ve tamiri için görev güçleri kurdu, bürokratik engelleri azalttı ve bütçe açığını kapatmaya başladı.
Onay oranları ilk dönemde yüksek seyretti. Demokrat Parti içinde ilerici adayları destekledi. 2026’daki ön seçimlerde desteklediği adaylar başarılı oldu.
Mamdani demokratik sosyalist çizgisini açıkça korudu. Ancak pratikte iş dünyasıyla diyalog kurmaya ve polis reformu gibi konularda daha pragmatik bir dil kullanmaya da özen gösterdi.
New Yorklu seçmenlerin yüzde 56’sı Mamdani’nin belediye başkanlığındaki performansını iyi veya mükemmel buldu. Daha çarpıcı olanı yüzde 61’inin onun beklediklerinden daha iyi bir belediye başkanı olduğunu söylemesiydi. İlk yüz gün sonra yapılan araştırmada kent sakinlerinin yüzde 48’i performansını onaylarken yalnızca yüzde 30’u karşı çıkmıştı.
Mamdani hakkında 2025 seçimleri sırasında söylenenler şöyle özetlenebilirdi: “Belki seçilebilir, ama yönetebilir mi?”
Şimdi soru değişti: “Evet, yönetebiliyor, daha nereye kadar gidebilir?”
Zohran ve Rama Mamdani evleniyorlar
Sanders’ın bıraktığı boşluk
Mamdani’yi anlamak için önce Bernie Sanders’i anımsamak gerekir. Bence senatör Sanders Amerikan siyasetinin en dürüst, en liyakatli ve en vicdan sahibi aktörüdür. Demokrat Partinin kodamanları geçmişte onun kazanabileceği seçimlerdeki adaylığının önünü kestiler.
Sanders Amerikan siyasetinde uzun süre imkânsız görünen bir şeyi yaptı ve demokratik sosyalist kavramını Amerikan ana akım siyasetinin içine soktu. Ücretsiz veya ucuz sağlık hizmeti, yüksek öğrenim maliyetleri, sendikalaşma, gelir dağılımı, milyarderlerin vergilendirilmesi gibi konuları Demokrat Parti’nin merkezine yerleştirdi.
Ancak son derece formda olmasına rağmen Sanders’ın yaşı ilerledi.
Mamdani ise aynı siyasetin yeni kuşak temsilcisiydi. Genç, göçmen kökenli, Müslüman, sosyal medyayı son derece iyi kullanan ve en önemlisi ideolojik meseleleri günlük hayatın diliyle anlatabilen bir siyasetçiydi.
“Kapitalizmin yapısal çelişkileri” demek yerine “Kiranı ödeyebiliyor musun?” diye sormayı tercih etti.
Bu soru teorik olarak daha az gösterişliydi ama seçim sandığında çok daha etkiliydi.
Mamdani politikalarını soyut bir sosyalizm tartışması üzerinden değil, hayat pahalılığı, kira, çocuk bakımı, ulaşım, market fiyatları, çalışanların hakları üzerinden pazarladı.
Mamdani’nin laboratuvarı New York
Mamdani’nin siyasi geleceğini belirleyecek şey hitabeti veya TikTok videoları değil, New York’tur.
Kira dondurma girişimi, çocuk bakımının genişletilmesi, belediye destekli marketler, toplu taşıma politikaları ve işçi haklarını güçlendirmeye yönelik programlar başarılı olursa Mamdani Amerikan soluna son derece güçlü bir argüman sunabilir.
“Bakın, söylediklerimizi uyguladık ve sistem çökmedi.”
Bu Demokrat Parti içindeki ilerici kanat açısından muazzam bir siyasi sermaye olur.
Ancak bunun tam tersi de mümkündür. Kira politikaları konut arzını azaltırsa, belediye destekli marketler pahalı bir bürokratik deneye dönüşürse, vergiler yükselirken hizmetler kötüleşirse veya New York’un bütçe dengesi bozulursa Mamdani’nin rakipleri aynı şehri tersinden örnek gösterirler.
“İşte demokratik sosyalizmin sonucu.”
Nitekim bazı politikaları şimdiden hukuki ve ekonomik itirazlarla karşılaştılar. Kira dondurma uygulaması mahkemeye taşındı. Belediye destekli market projesi de özel sektör temsilcilerinin hukuki itirazlarıyla karşı karşıya kaldı.
Yani Mamdani yalnızca New York’u değil, kendi ideolojisinin ülke çapında uygulanabilirliğini de yönetmektedir.

Demokrat Parti’nin Mamdani problemi
Demokrat Parti açısından Mamdani hem büyük bir fırsat hem de büyük bir baş ağrısıdır.
Genç seçmenleri heyecanlandırması, politikayı sıkıcı teknokratik tartışmalardan çıkarıp ekonomik adalet, kira ve yaşam maliyeti gibi kolay anlaşılır konulara taşıması açısından bir fırsattır.
Öte yandan Demokrat Parti’nin merkez kanadının Mamdani’nin reçetesinin bütün Amerika’da işe yarayacağından hiç emin olmaması açısından bir baş ağrısıdır.
Brooklyn’de alkışlanan demokratik sosyalizm etiketi başka yerlerde aynı sonucu vermeyebilir.
New York belediye başkanlığı Amerikan siyasetinin en acımasız makamlarından biridir. Metro gecikir, belediye başkanına kızılır. Kar yağar, belediye başkanına kızılır. Çöp toplanmaz, fare görülür, kira yükselir, suç artar, vergi yükselir, sorumlusu belediye başkanıdır.
İdeoloji burada fazla işe yaramaz. Çöp kamyonunun sosyalist veya kapitalist olması kimsenin umurunda değildir. İnsanlar sadece çöpün zamanında alınmasını ister.
Marist araştırmasında kent sakinlerinin yüzde 74’ünün Mamdani’yi çalışkan bulması ve yüzde 61’inin New York’un sorunlarını anladığını düşünmesi son derece güçlü başlangıç göstergeleridir. Ancak belediye başkanlarının siyasi kaderini başlangıçtaki sempati değil, birkaç yıl sonraki seçmenler belirler.
Mamdani Demokratik Partinin içinde bir çatlak yarattı. Mamdani'nin zaferi Demokrat Parti'de ilerici ve ılımlı kanatlar arasındaki uçurumu derinleştirdi. Ilımlılar onun sosyalist söyleminin partiyi 2026 ara seçimlerinde zor duruma düşüreceğinden endişe ederken ilericiler onu partinin geleceği için bir umut ışığı olarak görmektedir. Chuck Schumer ve Hakeem Jeffries gibi parti liderlerinin ona mesafeli durması bu gerilimin açık bir göstergesidir.

Washington'la gerilim
Mamdani Trump yönetiminin göçmen politikalarına karşı net bir duruş sergiledi ve New York'u bir sığınak şehir olarak korumak istediğini defalarca belirtti. Bu durum federal fonların kesilmesi tehdidi gibi ciddi bir siyasi ve mali risk oluşturuyor. Trump'ın seçim sürecinde onu engellemek için Cuomo'ya destek vermesi bu gerilimin ne denli yüksek olduğunu gösterdi. Ancak Mamdani’nin belediye başkanı olduktan sonra Trump'la görüşmesi zorunlu bir pragmatizm olarak yorumlandı.
Mamdani’nin ücretsiz toplu taşıma ve çocuk bakımı gibi vaatlerinin maliyeti milyarlarca doları buluyor. Bunu finanse etmek için önerdiği vergi artışları New York'un finans sektörünün ve zenginlerin şehirden kaçışını tetikleyebilir. Bu da vaatlerinin uygulanabilirliği konusundaki en büyük sorundur.
İlginç bir şekilde Mamdani kendi tabanının daha da solundan gelen eleştirilere de maruz kalıyor. Marksist çevreler onun Demokrat Parti çatısı altında hareket etmesini ve iş dünyası liderleriyle görüşmeler yapmasını devrimci potansiyelinden ödün vermesi olarak görüp eleştiriyor. Onlara göre gerçek değişim Demokrat Parti gibi oligarşinin partisi içinden değil, sınıf mücadelesiyle gelir.
Mamdani ABD Başkanı olabilir mi?
Mamdani Uganda’da doğdu ve sonradan Amerikan vatandaşı oldu. Oysa ABD Anayasası başkan olabilmek için annesinin ve babasının Amerikalı olması ve ABD’de doğması şartını içeriyor.
Dolayısıyla mevcut anayasal düzen altında Zohran Mamdani ABD başkanı veya başkan yardımcısı olamaz.
Ancak Amerikan siyasetinde güç yalnızca Oval Ofis’te oturmaktan ibaret değildir.
Mamdani New York’ta başarılı olursa 2030’ların Demokrat Partisi üzerinde Bernie Sanders’tan bile daha kalıcı bir ideolojik etki bırakabilir. Kongre adaylarını destekleyebilir, ulusal seçimlerde aday belirleme sürecini etkileyebilir, parti programının ekonomi ve sosyal politika bölümünü sola çekebilir.
Hatta paradoksal biçimde başkan olamaması onun siyasi gücünü artırabilir. Çünkü her konuşması “Acaba kendisi mi aday olacak?” kuşkusuyla değerlendirilmek yerine bir siyasi hareketin sözcüsü olarak görülebilir.
Mamdani fenomeninin asıl önemi belki de kendisinin hangi makama geleceğinde değildir, Amerikan siyasetinin dilini değiştirip değiştiremeyeceğindedir.
Ronald Reagan 1980’lerden itibaren Amerikan siyasetini öylesine sağa çekmişti ki Demokratlar bile uzun yıllar Reagan’ın çizdiği ekonomik çerçevenin içinde kalmak zorunda kaldılar.
Bernie Sanders bunun karşısında ilk büyük çatlağı açtı. Mamdani şimdi o çatlağı genişletmeye çalışıyor.
Başarırsa Demokrat Parti’nin gelecekteki adayları kendilerine sosyalist demeseler bile kira kontrolünden çocuk bakımına, sendikalardan toplu taşımaya ve servetin vergilendirilmesine kadar Mamdani’nin normalleştirdiği konuları konuşmak zorunda kalabilirler.
Siyasi etki bazen Başkan olup olmadığınızla değil, başkan olmak isteyen insanların sizin dilinizi konuşmaya başlamasıyla ölçülür.

Zohran Mamdani’nin olası siyasi geleceği
Zohran Mamdani New York’u başarılı biçimde yönetirse Amerikan solunun yeni kuşak lideri olabilir. Başarısız olursa rakiplerinin yıllarca kullanacağı bir ibret hikâyesine dönüşebilir.
Amerikan siyasetinin eski muhafızları birkaç yıl önce Queens’ten çıkan bu genç demokratik sosyaliste küçümseyerek bakıyordu.
Onu artık küçümsemiyorlar ve kendi gelecekleri için korkuyorlar.
Mamdani’nin 2026’da desteklediği adayların Demokrat önseçimlerinde elde ettiği başarılar onun etkisinin belediye sınırlarını aşmaya başladığını gösterdi.
Mamdani bir kral yapıcı olabilir.
2028 başkanlık seçimlerinde kendisi aday olamasa bile Demokrat adayın kim olacağını belirleyen ilerici koalisyonun liderlerinden biri olabilir. Nitekim Kamala Harris’in 2028’deki adaylığı çerçevesinde Mamdani ile Demokrat Parti’nin geleceği konusunda temas kurmuş olması onun ulusal ölçekte kazandığı ağırlığın bir işaretidir.
Mamdani'nin siyasi geleceği vaatleri ile siyasi gerçeklikler arasında sıkışmış durumdadır. Onun siyasi geleceği değişik senaryolara açıktır.
Belediye başkanlığı sonrası olası yollar Eyalet Valiliği, Kongre’ye girme, ulusal ilerici örgütlenmenin lider figürü olarak kalma, medya ve fikir dünyasında etkili bir ses olmaktır.
Ulusal solun yeni lideri
Eğer New York'ta vaatlerini hayata geçirebilir ve şehri yönetmede başarılı olursa Bernie Sanders ve Alexandria Ocasio-Cortez’in ardından Amerikan solunun yeni ve en güçlü lideri haline gelebilir. Onun başarısı demokratik sosyalizmin ulusal çapta bir alternatif olarak ciddiye alınmasını sağlayabilir.
Gerçekçilikle yumuşayan bir figür
Siyasi ve mali engeller ve en önemlisi Yahudi lobisi AIPAC Mamdani’yi daha pragmatik ve merkeze yakın politikalara itebilir. Bu durumda tabanında hayal kırıklığı yaratma riskiyle karşı karşıya kalır ama Demokrat Parti içinde daha geniş kabul görebilir.
Bir başarısızlık öyküsü
Mamdani eğer vaatlerini gerçekleştiremez veya büyük bir skandalla sarsılırsa bu durum ilerici hareket için ciddi bir darbe olur. Muhafazakârlar bunu sosyalizmin işlemediğinin kanıtı olarak kullanır.
Bir mihenk taşı
Zohran Mamdani Amerikan siyasetinde bir mihenk taşıdır. Onun geleceği yalnızca kendi kariyerini değil, küresel anlamda sistem karşıtı popülist hareketlerin ve Demokrat Partinin geleceğini de belirleyecek önemdedir. New York'ta bir sosyalistin başarılı olup olamayacağı kapitalizmin kalbinde eşitlikçi bir politikanın mümkün olup olmadığının testidir. Bu testin sonucu Amerikan siyasetinin yönünü uzun yıllar boyunca şekillendirecek ve tüm dünya için bir rol modeli olacaktır.
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


