Rönesans'tan günümüze politik mizahın öyküsü

Rönesans'tan günümüze politik mizahın öyküsü

Diktatörlüklerin gücünü kıran, maskesini düşüren her çağda mizah olmuş

Rönesans'tan günümüze politik mizahın öyküsü

Okuyanlar hatırlayacaktır, geçen hafta tarih öncesinden Orta Çağ’a kadar olan dönemdeki politik mizahtan örnekler anlatmış ve mizahın Batı Medeniyetindeki köklü yerinden örnekler vermiştim. 

Kısaca hatırlatmak gerekirse, MÖ 4. ila 5. Yüzyıl arasındaki yaşayan ve dini-siyasi hicvin ilk temel örnekleriyle komedinin babası olarak kabul edilen Atinalı oyun yazarı Aristophanes’ten, sert ve açık sözlü tarzıyla Antik Roma'nın en etkili siyasi hicivcisi olarak bilinen Juvenalis’ten bahsetmiştim.

Eleştiriye ve hicve karşı elindeki tüm imkânlarla savaşan İstanbul merkezli Doğu Roma İmparatorluğundaki hoşgörüsüzlükten söz etmiş, Orta Çağ’da Kilisenin baskısına rağmen edebi hicvin gizli de olsa etkili olduğunu belirtmiştim.

Protestanlığın kurulmasında hiciv

Kilisenin baskısından kurtulmada çok önemli bir yeri olan Protestanlığın kurucusu Martin Luther, büyük ölçüde okuma yazma bilmeyen köylü kitlelerine ulaşmak amacıyla hiciv amaçlı karikatürleri kullanan ilk kişilerden biri olmuş.   

Luther, devlet yerine geçmiş olan Katolik Kilisesi’nin dinî ve siyasi nüfuzunu azaltma çabası içinde hem tüccar sınıfının hem de köylülerin desteğini kazanmak amacıyla dinî ve siyasi hiciv kullanmış. Bu amaçla Katolik Kilisesi’nin temsilcilerini karikatürize eden afişler hazırlamış; onları alt ve orta sınıfların düşmanları olarak tasvir etmiş.  

Protestanlığın kurucusu Martin Luther, hicivli karikatürleri ilk kullananlardan olmuş

Rönesans döneminde sanat içerikli hiciv 

Rönesans dönemine gelinirken Shakespeare ve Cervantes’in edebî eserlerinden etkilenen siyasi karikatürler hiciv mecrasını kaplamış. 

William  Shakespeare ’in birçok oyununda görülen siyasi iktidarı alaya alışı özellikle IV ve V. Henry iktidarında etkili olmuş. Bu oyunlarda hicvin doğrudan hedefinde olan “Falstaff” karakteri üzerinden Shakespeare topluma Henry’lerden kurtulma yolunu göstermiş.  

Shakespeare oyunlarında siyasi iktidarı alaya almış, topluma öneriler sunmuş

Cervantes’in 1605 yılında basılan ve siyasi-dini hiciv unsurları içeren Don Kişot romanı çıktığında ilk kopyaları iktidarda bulunan Katolik dinî otoritesi ve Habsburg Hanedanı tarafından fark edilmemiş olsa da olası sonuçlardan çekinen Cervantes, siyasi hicvini sonraki basımlarda örtük bir biçimde işlemiş. Ve bu örtülü mizah tarzıyla kendisinden sonra gelen birçok hiciv yazarı için bir örnek oluşturmuş.  

Cervantes’in örtülü mizah tarzı kendisinden sonra gelen birçok hiciv yazarı için bir örnek oluşturmuş

William Hogarth ile James Gillray gibi sanatçılar, İngiltere'deki siyasi figürleri ve olayları hicvetmek için çizimlerini kullanmışlar, iğneleyici ve tartışmalı konuları irdeleyen karikatürleriyle kamuoyunu şekillendirmede, iktidardakileri hesap verebilir kılmada çok önemli bir rol oynamışlar.  

Belli bir yazara ait olmayan, İngiliz ve Fransız çocuk edebiyatının, nesilden nesile aktarılarak anonimleşmiş masallarından oluşan "Anne Kaz" tekerlemelerindeki siyasi hiciv, Tudor İngiltere'sinin sosyal ve siyasi olaylarına yönelik toplumsal eleştirilerde çok etkili olmuş.  

Amerika’da hiciv 

1700'Lerin başlarında Britanya'dan bağımsızlık için mücadele eden Amerikan kolonilerinde siyasi hiciv popüler hale gelmiş; birçok insan okuma yazma bilmese de herkesin anlayacağı şekilde hazırlanan karikatürler İngiliz yönetimine karşı önemli bir eleştiri aracı olmuş.   

İngiltere'de siyasi figürleri iğneleyen, tartışmalı konuları irdeleyen karikatürler önemli bir rol oynamışlar

Amerika'nın kurucu babalarından Benjamin Franklin de dönemin siyasi meselelerini hicveden mizahi yazılarıyla tanınmaya başlanmış. Benjamin Franklin, 1773'te yazdığı “Büyük Bir İmparatorluğun Küçük Bir İmparatorluğa Dönüştürülmesinin Kuralları” eseriyle üretken bir siyasi hicivcisi olarak siyaset sahnesine çıkmış.   

Amerika'nın kurucu babalarından Benjamin Franklin mizah yazılarıyla tanınmaya başlanmış

O yıllarda çok sayıda ülkede siyasi hiciv nedeniyle insanlar hapse atılabiliyor, hatta idam edilebiliyor olsa da 1791'de yürürlüğe giren ABD Anayasası ifade özgürlüğünü koruma altına almış; siyasi hiciv Amerika Birleşik Devletleri tarihinin her döneminde nazik bir eleştiri yöntemi olarak kullanılmış.  

Sanayi Devrimi öncesinde hiciv

Siyasi hiciv on sekizinci yüzyıl İngiltere'sinde ikonografi, eleştirel işlev ve hicivcinin statüsü bakımından önceki yıllardaki siyasi baskılardan farklılaşan bir olgu olarak kabul edilmiş ve ciddi anlamda izleyici bulmuş.  

Londra’da içki içilen, haber odaklı sohbetlerin yapıldığı memleket meselelerinin konuşulduğu mekânlarda bir araya gelenler sayesinde üretilen modern siyasi hiciv geleneksel bir hale bürünmüş.  

1726 Yılında İrlanda'da doğan,  Dublin'deki Saint Patrick Katedralinde rahip olarak görev yapan Jonathan Swift’in başyapıtı olarak çıkan “Gulliver’in Gezileri” isimli eser modern hicvin arketipi olarak kabul edilmiş. Romanda Swift kurgusal olarak tasarladığı toplumlardaki sosyal ve siyasi ikiyüzlülükleri anlatırken insanlığın gelişmesine engel olanları açığa vuran bir bakış açısı sunmuş. 

Jonathan Swift’in başyapıtı olan “Gulliver’in Gezileri” modern hicvin arketipi olarak kabul edilmiş

Yumurtanın geleneksel olarak büyük uçtan mı yoksa daha yeni bir uygulama olan küçük uçtan mı kırılması gerektiği tartışmasıyla köprü kurmaya çalıştığı kültürler arasında toplumun merkezinde değil kenarında konumlanan ve bu sayede toplumun merkezdekilerin fark edemediği çelişkilerini görünür kılabilen tekniğiyle birçok hiciv yazarına örnek olmuş; çağdaş Dünya edebiyatına katkıda bulunmuş. 

Günümüze varıncaya dek İrlanda toplumunda güçlü bir geleneğe sahip olan siyasi hicvin Swift’in de içinde bulunduğu bir geleneğin mirası olduğu düşünülmekte!  

Sanayi Devrimi'nin mizah dergileri  

Çok kişinin okuma yazma bilmediği 1800’lü yıllara girilirken siyasi karikatürler her ülkede günden güne artan bir şekilde popülerleşmiş; basit çizgilerle yapılan politik hiciv yoluyla yönetimlere eleştiriler getirilmiş. 

Satirik yani eleştirel, alaycı ve iğneleyici bir üslupla yöneticilerin, toplum veya kurumların aksak yönlerini yeren, eleştiren basılı yayın organlarının sayısı 1800’lü yıllarda artmaya başlamış.  

Dünyanın ilk modern politik karikatür dergilerinden biri olan ve ilk satirik yayın organlarından biri olarak kabul edilen Fransız Le Charivari Gazetesi 1830 yılında politik hiciv içeren çizimlerini geniş kitlelere ulaştırmaya çalışırken dönemin Kralı Louis-Philippe'i sert biçimde eleştirmiş.  Le Charivari Gazetesi zaman zaman sansüre uğramış olsa da siyasal eleştiriden toplumsal hicve yönelmiş.  

İlk modern politik karikatür dergilerinden olan Fransız Le Charivari gazetesi 1830 yılında yayın hayatına başlamış

1841 yılında İngiltere’de Punch Dergisi "cartoon" yani editoryal karikatür sözcüğünün yaygınlaşmasına katkıda bulunmanın yanı sıra birçok ülkede mizah dergisi çıkarmak isteyenlere örnek olmuş.   

1848’de Alman siyasetinin en etkili hiciv yayınlarından biri olan Kladderadatsch, 1868’de İngiltere'de Viktorya dönemi siyasetini hicveden "Vanity Fair" okuyucularıyla buluşmuş. 

1875 yılında Almanya'da kurulan ve Avrupa'nın en uzun ömürlü dergilerinden olan "Nebelspalter" gün gelmiş faşizmin en azgın döneminde Nazi Almanya’sını bile eleştirmiş. 

1896 yılında Almanya’da yayın hayatına başlayan "Simplicissimus" bir yandan Alman İmparatorluğunu, bir yandan da kiliseyi sert biçimde eleştirirken militarizme karşı duruşuyla Avrupa’nın sanat ve mizah tarihinde önemli bir yere adını yazdırmış.  

Aynı yıllarda Amerika’da karikatürist Thomas Nast, New York hükümetini alaya alıyor, siyasi yolsuzluğu çizdikleriyle gözler önüne seriyormuş.  

Birinci Dünya Savaşı'nda hiciv 

Birinci Dünya Savaşı, hiciv basını için bir dönüm noktası olmuş. Barış zamanında yöneticileri doğrudan eleştiren dergiler, savaş sırasında üç temel baskıyla karşılaşmış; bağımsız yayın yapmaları önüne engeller çıkmış. Savaşa katılan hatta katılmasa da ateş çemberinden uzakta kalmaya çalışan ülkelerdeki satirik basın sansür, milliyetçilik ve propaganda yöntemleri içinde kan kaybetmeye başlamış. 

Birinci Dünya Savaşı, hiciv basını için bir dönüm noktası olmuş

Öncelikle moral bozucu olarak nitelenen yayınlar, hükümet eleştirileri ve kritik askerî bilgi savıyla birçok ülkede basın sınırlandırılmış; sansür her alanda etkili olmuş.   

Birinci Dünya Savaşı, hiciv basını için bir dönüm noktası olmuş

Savaşan ülkelerde kamuoyunun büyük bölümü savaş çabasını desteklediği için birçok gazete ve dergi ulusal birlik söylemi merkezinde yayın yapmış; milliyetçi söylemler yükselmiş.

Düşmanı küçümseyen, halkın moralini yükseltmek amacıyla düşmanla alay eden karikatürler propaganda basınını ortaya çıkarmış.  Ülkesinin askerlerini kahramanlaştıran, düşman ülkelerin askerlerini saldırgan, liderlerini aptal ve kibirli bir figür olarak tasvir eden dergiler düşmanlarıyla, casusluk öyküleri ve savaş ekonomisinin getirdiği kıtlıkla alay etmiş.  

Yine de örtülü politik hiciv denenmiş; 1915'te Fransa'da kurulan ve günümüzde hâlâ yayın hayatını sürdüren "Le Canard enchaîné Gazetesi" savaş sansürünü mizah yoluyla eleştirmesiyle öne çıkmış.  Gazete, reklam almama politikası ve bağımsız editoryal çizgisiyle savaş sonrasında da etkisini sürdürmüş. 

Büyük savaş döneminde Osmanlı İmparatorluğu'nda hiciv  

Osmanlı'da da 1908 yılından sonra tırmanışa geçen mizah dergileri savaş yıllarında da varlığını sürdürmüş ama savaş öncesinin daha özgür mizah ortamı uygulanan sıkı sansür nedeniyle önemli ölçüde daralmış; savaş yıllarında doğrudan hükümet eleştirisi oldukça sınırlı kalmış. 

Osmanlı basınında son derece etkili olan karikatürlerde daha çok İtilaf Devletleri hicvedilmiş; savaş propagandası, yaşanılan ekonomik sıkıntılar ve gündelik yaşamın zorlukları dile getirilmiş. 

Denilebilir ki gerek Osmanlı'da gerekse farklı ülkelerde Birinci Dünya Savaşı sırasında hiciv dergileri tamamen ortadan kalkmamış ancak büyük ölçüde savaşın, sansürün ve propagandanın etkisi altında yeni bir biçim kazanmış. Bu dönem politik mizahın bağımsızlığı ile devlet baskısı arasındaki ilişkinin en belirgin şekilde görülmesi olarak tarihe geçmiş.  

Birinci Dünya Savaşı'nda Amerikan hiciv basını  

Amerika Birleşik Devletleri, Birinci Dünya Savaşı çatışmalarında tarafsız olarak kalsa da birçok mizah dergisi kontrolsüz bir Almanya'nın gelecekte bir tehdit oluşturabileceğini işlemiş; endişelenen halk savaşa hazırlıksız yakalanmanın vahim sonuçlar doğuracağından korkmaya başlamış. 

10 Şubat 1916'da yayınlanan popüler Amerikan hiciv dergisi Life'ın ön kapağı dikkat çekici bir haritayla süslenmiş;çizimde Amerika Birleşik Devletleri'nin artık olmadığı, ülkenin büyük bir bölümünün Almanya tarafından kontrol edildiği ve “Yeni Prusya”  olarak adlandırılan hayali bir yakın gelecek senaryosu tasvir edilmiş.  

10 Şubat 1916'da yayınlanan "Life" Amerikanın tarafsızlığı eleştirmiş ve Amerikayı "Japonika" ve Almanya ile müttefiki Osmanlı İmparatorluğu'nun elinde "Türkonya” olarak tasvir etmiş

Hicivli karikatürde Batı kıyıları Japonya'ya bırakılarak “Japonika” olarak adlandırılmış; Florida civarı Almanya'nın, kıyılar ise Almanyanın müttefiki olan Osmanlı İmparatorluğu'nun eline geçmiş şekilde “Türkonya” olarak tasvir edilmiş. 

Amerikan basını Birinci Dünya Savaşı sırasında askeri hazırlığın artırılması çağrısında bulunmuş, Pasifik'te artan gerilim ve Japonya'nın gücüyle ilgili endişeler sık sık görülmeye başlanmış. 

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonrasında politik hiciv 

Özellikle 1950'li yıllarda görülmeye başlayan stand-up komedileri siyasi hicvin güncel politik eleştirilere dönüştüğü popüler bir mecra hâline gelirken hiciv dolu sahne gösterileri demokrasilerin yeşerdiği ülkelerde hükümete ve uygulanan politikalara yönelmiş; politik hiciv başkaldırı kültürünün simgelerinden biri hâline gelmiş.  

1960'lı yıllarda siyasi yorumlara da yer veren komedi-varyete programları televizyon ekranlarında görülmüş, siyasi liderleri hicveden güncel içerikler haber programlarına kadar girmiş. Stand-up komedyenleri Amerikan siyasi sistemiyle dalga geçmeye başlamış. Ünlü komedyen George Carlin’in "Amerika'da herkes başkan olabilir, sorun da bu zaten" sözü yıllarca dost meclislerinde tekrarlanmış. 

İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte siyasi hiciv çevrimiçi ortamda neredeyse her ülkede geniş bir takipçi kitlesi kazanmış; yetenekli komedyenlerden etkili siyasi yorumcular çıkmaya başlamış.  

Mizaha yer yok  

Sık sık Ecevit, Demirel, Erbakan gibi eski liderleri hedef alan mizahı hatırlasak da –bence- çok uzun süredir asık suratı ciddiyet sayan, eleştiren yoksun, hoşgörü ile hor görüyü birbirine karıştırmış bir ruh haliyle yaşıyoruz.  

Türkiye'nin en bilinen mizah dergisi 1972'de yayın hayatına başlayan Gırgır Dergisi olmuş

Çok uzun yıllardır boğuştuğumuz ve toplumsal ahlak yapımızı derinden etkileyen enflasyon sarmalı içinde yaşarken, uyuşturucu, kara para dolaşımı, yolsuzluk ve suçun her alanında basamakları birer birer tırmanarak zirveye yaklaşmaktan şikâyetçi değiliz ama bir genç çocuğun söylediklerinden rahatsız oluyoruz.  

Gırgır Dergisi politik hiciv yoluyla Türkiye'nin bir döneminde yol göstermiş

Yazılacak, söylenecek çok şey var ama bazen bir küçük şaka bin slogandan daha fazla gerçeği ifade edebiliyor! Denilen o ki mizahın susturulduğu yerde yalnızca iktidar değil, hakikat de karanlıkta kalır. 

Güzellikleri biriktirmenizi dilerim.


https://www.voanews.com/a/political-satire-as-old-as-politics/3645484.html 

https://www.psu.edu/news/research/story/probing-question-how-old-political-satire 

https://www.ebsco.com/research-starters/literature-and-writing/political-satire

https://press.princeton.edu/ideas/ridicule-through-time?srsltid=AfmBOoooXGhFKgsIBZQLlhdVM2V_jfaKi37WGMaOr0zr22_jLq7l0jOh

https://academic.oup.com/book/33809/chapter/288588101 

https://www.researchgate.net/publication/321141576_Satire_and_Politics_The_Interplay_of_Heritage_and_Practice

 https://newramblerreview.com/book-reviews/literary-studies/who-invented-modern-political-satire  

https://theworldwar.org/exhibitions/drawn-war-political-cartoons-louis-raemaekers

https://www.thecardtoonist.com/post/the-evolution-of-political-satire

https://www.rubiconline.com/the-history-of-political-satire-on-late-night-television/

https://journals.sagepub.com/doi/10.1177/0968344520944205

 


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

 

İlgili İçerikler