YouTube'dan çıkmak veya çıkmamak

YouTube'dan çıkmak veya çıkmamak

Zalim sisteme destek vermeye devam ederek, onun ortamına içerik üretmeye ve oraya kitle çekerek büyümeye devam etmek. Henüz YouTube kanalımda 5000 abonem var, Instagram'da 16.500. Takipçi sayım yüzbinleri, milyonları bulduğu zaman sözümün etkisi daha büyük olacaktır. Öyle bir noktada -tek başıma değil elbette- benim gibi düşünen ve aynı ülkü doğrultusunda çalışıp yükselmiş olanlarla birlikte YouTube'a alternatif bir platform kurabilir veya mevcut alternatif platformlardan birini destekleyerek daha elverişli hale getirebilir veya Google yönetimini değişmeye zorlayabilir, reforme olmuş, insancıl bir Google'la yola devam edebiliriz

YouTube'dan çıkmak veya çıkmamak

Sevgili dert ortaklarım!

Geçen yazımda günlük hayatımızda tükettiğimiz en yaygın ürünlerin, en çok alışveriş yaptığımız belli başlı marketlerin, bedavaya üye olup içerik sağladığımız en bilindik sosyal medya platformlarının nasıl ulusal ve küresel boyutta türlü kötülüklere hizmet ettiğinden bahsetmiştim, yapay zeka Gemini'dan aldığım verilere dayanarak. "Yanılıyorsam söyleyin" de demiştim ama henüz bu konuda kimseden bir email gelmedi.

Bugün geçen yazıda ele aldığım YouTube konusunu tekrar masaya yatıracağım. YouTube'dan neden çıkmak istiyorum? Çünkü Google'a ait olan her şeyi bırakmak istiyorum. Er ya da geç hepimizin bırakması gerektiğini düşünüyorum!

Geçen yazımda Gemini'in Spotify hakkında bir yargısını bir diğer yapay zeka olan Claude'a sorgulatmış ve Claude'un düzelttiği bilgiler ışığında Spotify'da kalmaya karar vermiştim. Bugün Claude'e Google konusunu tekrar sordum. Yazışmamızı aynen aktarıyorum:

Hakan:

-Bana Google hakkında tekrar bilgi ver. Bu şirket Donald Trump'un kampanyalarını destekledi mi? İsrail ordusunun kullandığı Project Nimbus'u fonladı mı? İnsan haklarına aykırı eylemleri ve doğaya zarar verme konusunda açık kaynaklarda bilgi var mı?

Claude:

-Her sorunuza sırayla yanıt vereyim:

Trump kampanyalarını destekledi mi?

Doğrudan kampanya bağışı olarak değil, ancak Google CEO'su Sundar Pichai, Trump'ın göreve başlama fonuna bağış yapan Silikon Vadisi liderlerinden biri oldu. Meta, Amazon ve Apple gibi Google da bu yakınlaşma stratejisini izledi; temel güdü düzenleyici baskıdan ve antitröst davalarından korunmak.

Project Nimbus:

Bu konu son derece güncel ve canlı. Project Nimbus, 1.2 milyar dolarlık bir sözleşmeyle Google ve Amazon'un İsrail hükümetine bulut bilişim ve yapay zeka hizmetleri sağladığı bir anlaşma. Sözleşme savunma ve güvenlik kullanıcılarını da kapsıyor. 2024'te 28 Google çalışanı bu sözleşmeyi protesto ettiği için işten çıkarıldı; CEO Pichai "ofis siyasi tartışma yeri değildir" dedi.

Dahası, Şubat 2026'da yaklaşık 900 Google çalışanı şirketin ABD federal hükümetiyle olan teknoloji ortaklıklarını şeffaf hale getirmesini talep eden bir iç mektup imzaladı. Ve sadece 4 gün önce, Stanford Üniversitesi'nin 2026 mezuniyet töreninde 200'ü aşkın mezun, Pichai konuşmaya başlar başlamaz "Soykırım Google'da çalışıyor" pankartlarıyla salonu terk etti.

Google'ın kendi iç savunması: 

Google, sözleşmenin silah veya istihbarat servislerine yönelik hassas askeri işler için olmadığını savunuyor. Ancak şirket yöneticilerinin daha önce bu teknolojinin insan hakları ihlallerini kolaylaştırabileceğinden endişe duyduğunu gösteren belgeler NYT tarafından yayımlandı.

Özet:

Google'ın Project Nimbus bağlantısı artık bir iddia değil, belgelenmiş ve aktif olarak tartışılan bir gerçek. Çalışan isyanları, üniversite protestoları ve Electronic Frontier Foundation gibi dijital haklar kuruluşlarının eleştirileri bunu kamuoyunun gündeminde tutuyor.

O halde?

Hakan:

-Peki, o halde sevgili T24 okurları; YouTube'dan çıkmaya hazır mıyıııız?

-Değiliiiiz!

-Anlıyorum. Ben bile hazır değilim ki!

Önemli olan ilk adım; olanın, bitenin farkına varmak. Sonra neler yapabileceğimizi tartmak ve bir anda olmasa bile aşamalı olarak kötülüğe verdiğimiz desteği geri çekmek. Çünkü bu kötülüğün ucu bize de dokunuyor. Hepiniz biliyorsunuz, kendi ülkemizde başımıza gelen tepeden inme kötülükler, Google ve benzerlerinin desteklediği Amerikan yönetiminin tepemizde oynattığı yerel kuklalarla doğrudan ilişkili. Böyle olmasaydı bile, hiç birimiz "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyecek türden insanlar değiliz, öyle değil mi?

Geçen yazımda bahsettiğim YouTube alternatifi PeerTube'u inceledim. Henüz çok küçük ve yapısı YouTube'a pek benzemiyor. Kullanıcıları 10 milyonu bulan ve YouTube'a çok benzeyen bir alternatif daha var: Odysee.com. Bağımsız bir platform, ama burası da YouTube'un nefret karşıtı kuralları yüzünden oradan ihraç edilen Trump destekçisi, ırkçı vb. kişilerin sığınağı haline gelmiş. Gemini da, Claude da "orada bulunman, o insanlarla ilişkilendirilmene yol açabilir" diyor.

Geriye Vimeo ve Dailymotion kalıyor. Vimeo için Claude diyor ki:

-Vimeo artık bireysel içerik üreticilerden çok kurumsal müşterilere (şirketler, film yapımcıları) yöneliyor. 2023'te ücretsiz hesapları kapattı, ücretli planlara geçti. Üstelik keşfedilebilirlik çok zayıf; insanlar Vimeo'ya "video aramak" için gitmiyor, sadece size gönderilen bir linki izlemek için açıyor. Kitle büyütmek için işe yaramaz.

Dailymotion içinse şunları diyor:

-Fransız şirketine ait, bu açıdan sempati duyulabilir. Ancak Vivendi grubuna bağlı; Vivendi'nin sahibi Bolloré ailesi, Fransız medyasında aşırı sağ eğilimli yayın politikalarıyla tartışmalı bir isim. Kullanıcı tabanı çok küçük, algoritması zayıf, Türkiye ve Avrupa'da müzisyen kitlesi neredeyse yok.

Çözüm?

Ne kadar can sıkıcı bir durum, öyle değil mi? Şu an Türkiye'de vatandaş olarak yaşadığımız sürece, evimizde otursak bile, nefes aldığımız her saniye, bizim vergilerimizden oluşan çuvallar dolusu para geçmediğimiz köprülere, kullanmadığımız otoyollara karşılık gösterilerek bir takım karanlık adamların cebine akıyor. Her saniye! Engel olamıyoruz. Seçimden seçime çırpınıyoruz, ancak günlük hayatımızda bunu durmak için yapabileceğimiz hiç bir şey yok. Kapana sıkışmış durumdayız. Üstelik köprü ve otoyollar, düzenin sadece küçük bir ayağı.

Aynı şekilde, ben ve benim gibi uluslararası alanda büyümeye çalışan sanatçıların YouTube dışında gidebileceği hiçbir kapı yok, YouTube'un tırnağı kadar etkili olabilecek olan! Kapana sıkışmış, zalime muhtaç edilmiş durumdayız.

Nasıl çıkacağız buradan? Akla kötünün iyisi çözüm şu geliyor:

Zalim sisteme destek vermeye devam ederek, onun ortamına içerik üretmeye ve oraya kitle çekerek büyümeye devam etmek. Henüz YouTube kanalımda 5000 abonem var, Instagram'da 16.500. Takipçi sayım yüzbinleri, milyonları bulduğu zaman sözümün etkisi daha büyük olacaktır. Öyle bir noktada -tek başıma değil elbette- benim gibi düşünen ve aynı ülkü doğrultusunda çalışıp yükselmiş olanlarla birlikte YouTube'a alternatif bir platform kurabilir veya mevcut alternatif platformlardan birini destekleyerek daha elverişli hale getirebilir veya Google yönetimini değişmeye zorlayabilir, reforme olmuş, insancıl bir Google'la yola devam edebiliriz.

Başka fikri olan yazsın, konuşalım.


Not: Evet, kapak görselini Google'ın Gemini'sına yaptırdım, maalesef. Claude henüz doğru dürüst resim yapamıyor. Fakat ne bu yazıları yazmak için bir ücret alıyorum, ne de kapak görsellerini bir sanatçıya çizdirecek bütçem var. İçinizde yazılarıma görsel hazırlamaya gönüllü, bu konuda becerikli bir gönüldaş varsa tanışmak isterim.

İlgili İçerikler