Ufak bir akşam mûsikîsi

Ufak bir akşam mûsikîsi

Ne zarif bir gelenek, öyle değil mi? Sevdiğiniz, saydığınız kişinin onuruna vereceğiniz davette, onun sevdiği müzikleri veya dönemin popüler müziklerini çaldırmakla yetinmeyip, o geceye özel bir eser sipariş etmek ve konuğunuzu o eserle karşılamak!

Ufak bir akşam mûsikîsi

"Gece müziği" denince ne geliyor aklınıza? Yumuşak, kadifemsi bir şey beklemez mi insan, geceye dair olan sanat eserlerinden?  

Evet, bekler. Loş ışıklı, şaraplı, romantik bir akşam yemeğine eşlik edecek müzik hafif hafif gelmeli, huzur vermeli. Bugün bu işlevi sıklıkla caz baladları yerine getiriyor. 

Müzikte "Romantik dönem" olarak bilinen 19. yüzyıldaysa, Avrupa salonlarında (yani müzikli akşam davetlerinde) çalınmak üzere bestelenmiş noktürnler -John Field'in ilk örneklerini, Fryderyk F. Chopin'in en ünlü örneklerini verdiği tür- zevk sahibi aristokrat ve burjuvaların gecelerini süsleyen narin, alımlı, bazen hüzünlü, bazen dingin ezgilerden oluşuyor. 

Ne var ki, bir yüzyıl daha geriye gittiğimizde, 18. yüzyılda capcanlı gece müzikleri çıkıyor karşımıza! Mozart'ın "Eine kleine Nachtmusik"i, yani Küçük Bir Gece Müziği hiç "gece" kavramıyla bağdaşıyor mu? Küçükken hep merak ederdim, bu eser neden böyle bir başlık taşıyor diye. 

Ya aynı bestecinin Haffner Serenadı'na ne demeli? Siz olsanız bu esere "serenat" der miydiniz?  

Demezdiniz:) Çünkü bizler için "serenat" kelimesinin romantik bir anlamı var: akşam vakti bir kadının penceresinin altında, ona ilan-ı aşk etmek için söylenen şarkıdır serenat. 

Oysa Michael Haydn'ın cassatiosu, Joseph Haydn'ın divertimentoları, Beethoven'in Op. 8 "Serenat" başlıklı yaylı triosu gibi pek çok 18. yüzyıl "gece müziği" Mozart'ınkiler gibi aydınlık ve canlı bir karakterle karşılıyor dinleyenleri. 

Çünkü bunlar aslında parti müzikleri! Hobaaaa! Çıstaka çıstak, haydi yavrum yandan, yandan!  

Öyle ya, partiler de gece yapılır! Gecelerin mum ışığıyla aydınlatıldığı dönemin Viyana'sında da bu böyleydi. Soyluların evlerinde, bazen bahçelerinde, açık havada konuklar sohbet ederken, pek çok zaman bir şeyi kutlarken, örneğin doğum günlerinde, ad günlerinde, önemli bir konuğun ziyaretinde çalınıyordu bu müzikler. O dönem bu tür eserlere "serenat", "divertimento", "cassation", "notturno" gibi başlıklar verilmiş. Birçoğu partiyi veren ev sahipleri veya kurumlar tarafından sipariş edilmiş. 

Ne zarif bir gelenek, öyle değil mi? Sevdiğiniz, saydığınız kişinin onuruna vereceğiniz davette, onun sevdiği müzikleri veya dönemin popüler müziklerini çaldırmakla yetinmeyip, o geceye özel bir eser sipariş etmek ve konuğunuzu o eserle karşılamak! Böyle bir ihtiyacınız olursa haberim olsun. ;) 

Ünlü "Küçük Bir Gece Müziği" de büyük ihtimalle benzer bir vesileyle yazılmış, ancak öyleyse bile hangi etkinlik için bestelendiği, Mozart'ın sağlığında çalınıp çalınmadığı bilinmeyen bir çeşit parti müziği. 

Peki, bugün yaylı sazlar orkestralarından dinlediğimiz zaman bize senfoni gibi gelen 4 bölümlü bir eserin nesi "küçük"? Henle editörü Seiffert'in yorumuna göre, diğer gece müziklerine kıyasla daha küçük bir kadro kullandığı ve bölümler alışılmıştan biraz daha kısa olduğu kullanılmış olabilir bu sıfat. 

Aslında parçanın bir adı yok. "Nachtmusik", Mozart ailesinin mektuplarında, kendi aralarında kullandığı bir jargon; bir form adı değil. Bizim bildiğimiz "Eine kleine Nachtmusik" ibaresi, Mozart'ın kendi kendine aldığı bir not gibi, eser kataloğuna kaydederken elle girilmiş bir bilgi. El yazması notanın üzerinde hiçbir başlık yazmıyor. Ölümünden sonra bazı yayıncılar bu eseri bestecinin serenatları arasına sokup "Küçük Bir Gece Müziği"ni alt başlık gibi sunmuşlar. 

***

19. yüzyılın Romantik ve içli gece müziği geleneğine dönecek olursak, Chopin'den hayli etkilendiğim, onun noktürnlerini çaldığım öğrencilik yıllarımda, 17 yaşımda aşk acıları çekerken ben de bir noktürn bestelemiştim. Bugün çıktı. YouTube'dan, Spotify'dan, sanatçıya biraz daha destek olmak isterseniz Deezer'dan, veya aynı içeriği sunan onlarca diğer dijital mecra arasında herhangi birinden dinleyebilirsiniz. 

T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

 

 

İlgili İçerikler