Trump’ın anlayacağı dilden kralı çözmek

Trump’ın anlayacağı dilden kralı çözmek

Kral III. Charles’in ziyareti sırasında Trump’a getirdiği bir de hediyesi vardır. II. Dünya Savaşı döneminde İngiliz donanmasının kullandığı, sonradan ıskataya çıkan HMS Trump denizaltısının çanı. Yapım yılı 1944 olan geminin kumanda kulesinde (Conning tower) bulunan orijinal bir parça olan çanı sunarken, ihtiyaç olduğunda çekinmeden çalınız uyarısını yaparak, 80 yıl önce müttefik olan iki ülkenin ortak bir askeri geçmişi olduğunu hatırlatmış, çanın ortak tarihin ve parlak geleceğin bir sembolü olmasını dilemiştir

Trump’ın anlayacağı dilden kralı çözmek
Kral III. Charles

Michael D. Shear’ın 30 Nisan 2026 günü The New York Times’ta yer alan yazısında Kral Charles’ın ABD gezisine ilişkin ilginç değerlendirmeler var. Edindiği izlenimler İngiltere, ABD ve hatta tüm dünya için değişik ipuçları ve mesajlar taşıyor. ABD’nin 1776 yılında İngiltere’den bağımsızlığını ilan etmesiyle başlayan, ABD-İngiltere Savaşı ve Beyaz Saray’ın 1814 yılında İngilizler tarafından ateşe verilmesi ile devam eden hatırlatmalar iki yüz yıl sonra Trump’ın Kanada’yı ABD’nin 51. Eyaleti ilan etmesiyle ilgili mesajlarla birleşince, mizahi atışmalara vesile olur.  Shear’ın makalesinden bölümler halinde, kendi katkılarımla birlikte bilgilerinize sunuyorum.

Shear’a göre, İngiliz gazeteleri Kral III. Charles’ın incelikli eleştirilerini adeta bir ustalık dersi olarak nitelendirerek, onun kraliyet tarzıyla oldukça şık diplomatik uyarılarda bulunduğunu yazdılar. Bu gazetelerden Daily Mail sert gerçekleri dile getirerek, ABD’yi NATO ve Ukrayna konusunda uyardığı için kralı övmüş, The Sun’dan bir gazeteci onu Britanya’nın “1 numaralı diplomatı” olarak göklere çıkarmıştır. The Independent ise Charles’ın Trump’ı zarafet ve canlılık karışımı bir üslupla azarladığını, kullandığı incelikli ve sofistike dille Trump ve yakınındakilerin hakaret olarak algılayamayacakları mesajlar verdiğini belirtmiştir.  Diğer bir gazete, The New Statesman, Charles’ın kullandığı bu ifadeleri kraliyet üslubuna sarılmış bir siyaset olarak nitelendirmiştir.

Shear, Trump’ın Kral’ın mesajlarının keskin yönlerini es geçtiğini, belki de anlamadığını düşünmektedir. Trump’ın kraliyet çiftine veda ettikten sonra gazetecilere dönerek, “Harika insanlar. Ülkemizde böyle insanlara daha fazla ihtiyacımız var” şeklinde konuşması onun bu düşüncesini teyit etmektedir.

Makalesinde ABD ziyareti sırasında Charles’ın klasik İngiliz mantığıyla dolaylı mizahi sözcükler kullanmaktan hoşlandığını, daha açık ifadeler bekleyen Amerikalıları hayal kırıklığına uğratmasının doğal olduğunu belirten yazar, ilginç bir değerlendirmede daha bulunarak, İngilizlerin, Amerikalılardan farklı olarak satır aralarını okumaya, sembolik jestler ya da ince mizah ve belirsiz ifadeler içine gizlenmiş eleştirileri yakalamaya alışkın olduklarını yazmıştır. Ona göre Charles, 2017 yılındaki Brexit referandumundan sonraki ilk  Parlamento açılışında AB bayrağının renkleri taşıyan mavi şapka ve sarı çiçekler takarak Avrupa’ya sempati gösteren II. Elizabeth’in oğlu olarak onun izinden gitmektedir.  Geçen yıl Trump’ın Kanada’yı ABD’nin 51. Eyaleti yapma tehdidinde bulunmasından hemen sonra Charles da annesine benzer bir tepki vererek, kral üniformasına Kanada askeri nişanlarını taşımış, Kanada konusunda daha dikkatli olması için Amerika’ya nazik bir mesaj göndermiştir.

Trump’ın ilk döneminden beri sürdürdüğü umursamaz çevreci karşıtlığına, kömür ve petrol üreticilerine, lobilerine yakın duruşuna, ırkçı, evanjelist düşüncelerine karşılık, Charles çevrecilik, dini çoğulculuk, hoşgörü ve çok kültürlülük gibi değerlere sahip çıkan bir kişiliktir.  Bu farklılığın ortaya çıkma olasılığı ABD ziyareti başlamadan çok önce Amerika’yı ve konuları yakından izleyen İngiltere’de birçok basın organında dile getirilmiş, ziyaret sırasındaki atışmalar İngilizler için çok büyük bir sürpriz olmamıştır.

Kralın Amerikan Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Trump’ın İngiltere Başbakanı Keir Starmer’e yönelik saldırı ve eleştirilerine de açıkça karşı durduğu dikkati çekmiştir.  Charles, NATO için “Başbakanımın geçen ay dediği gibi, bu vazgeçilmez bir ortaklıktır” ifadesini doğrudan kullanarak Trump’ı incitmeye çalışmış; NATO’yu destekleyen, istikrarlı ve erişilebilir bir hukuk düzeninin önemine vurgu yapmıştır. Kongre’de yaptığı konuşmada 1215 tarihli Magna Carta sözleşmesinin Amerikan hukukuna olan etkisine değinen Charles, Amerikan Yüksek Mahkemesinin 160 kararında Magna Carta’ya referans vererek, güçler dengesinin korunması için yıllardır Amerikan siyaset düzenine çeki düzen verdiğine değinmiştir.

Shear’ın makalesindeki ilginç vurgulardan biri de Britanyalıların Amerika ile “dil dışında her şeyi paylaştıkları” yönündeki esprisidir. Kral Beyaz Saray’la ilgili olarak da bir gönderme yapar. 1814 yılında Washington D.C.’ye kadar gelerek Başkanlık Sarayı’nı ateşe veren İngilizlerin Amerikalıların 1813 yılında Kanada’daki York’u yakmalarına karşı ceza kestiklerini ima eder. 27 Nisan 1813 günü Amerikalılar ortada hiçbir neden yokken, Kanada’daki York şehrine (bugünkü Toronto) saldırarak, şehri yağmalamıştır. Parlamento binasını ve kamu binalarını yakan, askeri depoları imha eden Amerikalılar York’a büyük zarar vermişlerdir.  İngilizler, bu olayı aşağılayıcı bir saldırı olarak görerek, General Robert Ross ve Amiral George Cockburn komutasında bir askerî birlikle 28 Ağustos 1814 günü Chesapeake Körfezi'ne çıkarma yaptıktan sonra, Bladensburg Savaşı'nda Amerikan ordusunu ağır bir yenilgiye uğratmışlar, Washington D.C.’ye girmişlerdir.  Şehirde, başta o zamanki adı Presidential Mansion-Başkanlık Evi olarak bilinen Beyaz Saray olmak üzere kamu binalarını ateşe veren İngilizler adeta bir kâbus gibi Amerikan başkentine çökmüşlerdir.  Başkan Madison ve hükümet üyeleri D.C.’den kaçarken, başkanın eşi Dolley Madison binadan George Washington’un yağlı boya resmini son anda kaparak, yanmaktan kurtaracaktır. Bu baskında, İngilizlerin sivillere ve evlerine zarar vermediği, sadece kamu binalarını yaktığı söylenir.  Beyaz Saray bu olay sırasında büyük hasar görür. Yeniden inşası 1817 yılına kadar sürer. Yanan duvarları kapatmak için bina beyaza boyanır. Bazı tarihçiler binaya “Beyaz Saray” denilmesini bu boyama işine bağlarlar. 1814 yılında imzalanan Gent Anlaşması'yla savaş sona erecektir. Bu olay, ABD tarihine başkentin işgal edildiği ağır bir yenilgi olarak kayıtlara geçer. Kral Charles, balo salonundaki ziyafet sırasında Beyaz Saray binasının mevcut halinin yaktıkları eski binaya göre daha iyi bir durumda olduğunu ifade ederek, tarihi olaya ilginç bir gönderme yapmıştır.

Amerika-İngiltere Savaşı (1813-1814)
İngilizler 1814 yılında Beyaz Saray'ı yakıyor
ABD’nin Dördüncü Başkanı James Madison (1809-1817)

Devlet yemeğindeki konuşmasında ise Kral “Sayın Başkan, kısa bir süre önce ‘ABD olmasaydı Avrupa ülkeleri Almanca konuşuyor olacaktı’ demiştiniz. Şunu söylemeye cesaret ediyorum. Eğer biz olmasaydık, sizler de Fransızca konuşuyor olurdunuz.” ifadesini kullanarak Amerikalılara tarihlerini ve 1689 İngiliz Devrimi dahil İngiltere’den Amerikalılara aktarılan “Aydınlanma” geçmişlerini hatırlatır.  İnsan Hakları Bildirgesi’nin temelinin Britanya’dan gelen bu kültürde yattığını vurgular. Yazar, Trump’ın eleştiriye karşı oldukça hassas ve kendisiyle dalga geçilmesini pek sevmeyen bir karakterde olmasına rağmen, Charles’in mizah anlayışının onu kızdırmak yerine olumlu etkilediğini düşünmüştür. Nitekim, görüşmeler sırasında kendi sosyal medya hesabından İskoç viskisine uygulanan vergiyi kaldıracağını duyurarak, “Kral ve Kraliçe bana neredeyse hiç kimsenin başaramadığını yaptırdı” ifadesini kullanmış, biraz da komik olan bir sempati mesajı göndermiştir.

Kralın konuşmasında Ukrayna’nın savunulması için sarsılmaz bir kararlılık ifadesi de vardır. Charles gençliğinde İngiliz Kraliyet Donanması’ndaki hizmetini hatırlatarak, Trump’ın Britanya gemilerini “oyuncak” olarak nitelemesine de bir şekilde cevap verir. Ayrıca çevre konularına hassas olmayan Başkan’a karşı “doğayı koruma sorumluluğunu hatırlatan” vurgulamalar da yaparak, tüm bu ifadelerini, kuru bir İngiliz mizahı ve klasik üst sınıf İngiliz üslubuyla sunmuştur.

Sıkı protokol kurallarına, ciddiyetine ve tüm nezaketine rağmen gezisi sırasındaki bir konuşmasında “by Jove!” gibi “Vay canına, hayret ve hatta aman Tanrım” anlamına gelen oldukça samimi ve eski bir ifade kullandığına da şahit olunmuştur. Charles, Amerikan kurucu babalarından “bir dava uğruna isyan edenler” diye söz ederek, Hollywood tarzı bir göndermede bulunmaya çalışmıştır.

Ziyaret sırasında, Trump’ın pek hoşlanmadığı bazı kişilerin, Kraliçe Camilla’nın önünden yürüyüp kalabalıktaki insanlarla tokalaşmaya başladığı videoyu paylaştığı konusu da Shear tarafından vurgulanır. Burada protokol açısından olduğu gibi, kraliyet açısından da görgü ihlali vardır.  Trump, kralın önüne geçerek kalabalıkla tokalaşmasını fiilen engellemeyi de başarmıştır.

Michael D. Shear yazısının sonunda Kral III. Charles’in ABD ziyaretiyle ilgili olarak Boston Üniversitesi’nden tarihçi Arianne Charnock’un “Monark, rolü gereği kendi kişisel görüşünü açıklama konusunda son derece dikkatlidir.” sözünü hatırlatır. “Monark ve dolayısıyla ailesi, bizim inançlarımızı yansıttığımız bir ekran gibidir” ifadesiyle yazısını tamamlar.

Kral III. Charles’in ziyareti sırasında Trump’a getirdiği bir de hediyesi vardır. II. Dünya Savaşı döneminde İngiliz donanmasının kullandığı, sonradan ıskataya çıkan HMS Trump denizaltısının çanı. Yapım yılı 1944 olan geminin kumanda kulesinde (Conning tower) bulunan orijinal bir parça olan çanı sunarken, ihtiyaç olduğunda çekinmeden çalınız uyarısını yaparak, 80 yıl önce müttefik olan iki ülkenin ortak bir askeri geçmişi olduğunu hatırlatmış, çanın ortak tarihin ve parlak geleceğin bir sembolü olmasını dilemiştir. Amerikan’ın bağımsızlığının 250. Yılını kutlayacağı bu günlerde, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, inanç ve düşünce özgürlüğü ve uluslararası iş birliğinin önemi konularında yaptığı anlamlı ve doğru hatırlatmalara ilave olarak.


KAYNAKÇA

  • Decoding the King: Brits Hear Subtle Rebuke to Trump that Americans Might Miss, Royal watchers in Britain called the visit of King Charles III to America a master class in understated criticism, Michael D. SHEAR , The New York Times, 30 Nisan 2026.
  • Gambot diplomasisi nerelere gidiyor? Enver GÜNEY, T 24 Haftalık, 11 Ocak 2026.
  • King Charles makes historic speech to Congress- https://youtu.be/n6CG9xWNZio?si=mljvg29oXodUEmGk

İlgili İçerikler