Kuzeyden Gelen Adam; Kadir İnanır: Kenan Evren cahil ve lanetli biriydi; herkes görüştü onunla, ben asla görüşmedim

Kuzeyden Gelen Adam; Kadir İnanır: Kenan Evren cahil ve lanetli biriydi; herkes görüştü onunla, ben asla görüşmedim

Öyle zamanlar vardır ki ‘tarih yazacaktır’ cümlesinin altında kalmak istemezsiniz. Çünkü aldığınız ya da almadığınız her tutum gelecekte peşinizden gelecektir.  Kadir İnanır peşinden gelen geçmişi hep sahiplenen bir sanatçı oldu. Çünkü oyuncu olarak yaşadığı toplumun sorumluluğundan kaçmadı

Kuzeyden Gelen Adam; Kadir İnanır: Kenan Evren cahil ve lanetli biriydi; herkes görüştü onunla, ben asla görüşmedim

‘Seçilmişlerin’ CHP’si ile ‘Atanmışların’ CHP’si gündemi, bir dönemeç ve sadece siyaset yapıcılar açısından değil toplum için de karar anı… Öyle zamanlar vardır ki, susmanın da konuşmak olduğu zamanlardır. Mutlak Butlan kararı sonrası susanların pozisyonu işte bu yüzden göze batar, dikkati çeker. Yine öyle zamanlar vardır ki ‘tarih yazacaktır’ cümlesinin altında kalmak istemezsiniz. Çünkü aldığınız ya da almadığınız her tutum gelecekte peşinizden gelecektir. Kadir İnanır peşinden gelen geçmişi hep sahiplenen bir sanatçı oldu. Çünkü oyuncu olarak yaşadığı toplumun sorumluluğundan kaçmadı. Kadir İnanır’ı anlatan, bu yıl 21’incisi düzenlenen İşçi Filmleri Festivali’nin açılış filmi olan ve Hüseyin Karabey’in yönetmenliğini yaptığı ‘Kuzeyden Gelen Adam’ı izlediğimde CHP’nin fiili olarak bölünmesi, yargının siyaseti belirlenmesine karşı itirazlar gündemde yoktu. Sadece CHP’nin sorunu olmayan bu gündemi takip ederken tarihsel dönemeçlerde alınan tavır ve kararların önemini hatırlatan bir belgesel ‘Kuzeyden Gelen Adam.’

Belgeselde Kadir İnanır’ın 12 Eylül’ün vitrin önü aktörü Kenan Evren’le ilgili tutumunun ne olduğunu, Evren’e nasıl baktığını öğreniyoruz. Tarih Kenan Evren’i yazdı, 12 Eylül’e gül dağıtanlar kadar tavır alanları da yazdı, yazacak.

“Bu ülkenin aydın, pırıl pırıl, sağcısı solcusu, iyi yetişmiş gençlerini, o dinamizmi ortadan yok edip böyle depolitize bir toplum yaratmak için uluslararası güçlerle beraber buradaki işbirlikçilerin yaptığı bir katliamdan başka bir şey değildir. Bu katliamı yapan adam da benim için lanetli bir heriftir. 17 yaşındaki bir çocuğun yaşını büyütüp asan bir şerefsize ben saygı mı duyacağım? Herkes görüştü Kenan Evren’le. Ben asla görüşmedim. Bu Türkiye Cumhuriyeti’nde herkes görüştü gidip. Görüşmedim diyenin alnını karışlarım. Bir de cahil bir herif, Genelkurmay Başkanı olmuş. Şu ülkede dini yapılanların tamamını bile o yaptı. Her gittiği mitinglerde ilahiler, hadisler okuyan bir general olur mu? “

En temel insan haklarının aksıya alındığı, binlerce insanın işkence tezgahlarından geçirildiği, insanların evlerine kapandığı 46 yıl öncesi için Kenan Evren toplumun gözünün içine baka baka şunları söylemişti: “Bugün Türkiye’de, birçok demokratik ülkede kâğıt üzerinde kalan özgürlükler rahatlıkla kullanılmaktadır. Basın sıkı yönetime rağmen hiçbir kısıtlamaya tabi olmadan sesini rahatça duyurabilmektedir. Kişi ve kuruluşlar düşüncelerini mevcut kanunlar çerçevesinde serbestçe ifade edebilmekte ve meydanlarda toplanabilmektedirler.”

Misyon/görev sahibi aktörlerin ruh hali bu olsa gerek. Yaptığına anlam biçmek ve inanmak. Bu söz konusu olmasa Kılıçdaroğlu Türkiye’nin demokrasisine ağır darbe vuran ‘mutlak butlan’ kararının yaratabileceği sonuçlara şu sözlerle sahip çıkar mıydı?

“Önce CHP, sonra Türkiye arınacak. Biz sadece geçmişi temizlemeyeceğiz, geleceği de inşa edeceğiz. Bu ülkenin tüm namuslu evlatlarını bir araya getireceğiz.”

Tarihte nasıl yer almak istediğiniz de bir tercihtir. 14 kardeşin en küçüğü olan, abi kaybıyla çocuk yaşta ölümle tanışan, Ses dergisi ‘Sinema Artist Yarışması’na gönderilen fotoğrafıyla hayatı değişen ama değişen hayatında Kızıldere’de öldürülen öğretmen Fatsalı Ertan Saruhan’ın temsil ettiği değerlere sırtını dönmeyen, Çözüm Süreci’nde Akil İnsanlar Heyeti’nde yer alan Kadir İnanır farklı yıllarda kendisiyle yapılan söyleşilerden oluşan belgeselin bir yerinde şöyle diyor:  “Ömrümün geri kalan kısmını ben bu ülkenin sorunlarıyla, ortadan kalkması için verilen mücadelenin en önünde olmak için ayırdım artık. Bundan hiçbir şekilde geri dönme şansım da yok. Bizden sonra gelecek insanlar bizim gördüğümüz, yaşadığımız sıkıntıları bir daha yaşamasınlar diye böyle bir mücadele veriliyor. Yaşamın anlamı da bu… “

Yaşamın anlamı ne sorusuna verilen yanıt bireyin kendi heykelini nasıl yontmak istediğinde saklı.

Annesinin “Seni düşürmek için bildiğim bütün metotları uyguladım oğlum, ölmedin. Meğerse sen Kadir İnanır olacakmışsın” dediği oyuncu şu an hastanede. Sözünü ettiği ‘Büyük barışı’ görmesi ümidiyle…

İlgili İçerikler