Her kente bir Clara Brugada gerek

Her kente bir Clara Brugada gerek

Hem yönettiği kentin halkı arasında hem de iktidarı eleştirmekten sakınmayan akademik çevrelerde güçlü bir hayranlık uyandıran kadın Clara Brugada hakkında daha fazla şey öğremeliyiz

Her kente bir Clara Brugada gerek
Clara Brugada

Geçtiğimiz ocak ayında iki akademisyen arkadaşımla birlikte Meksika’nin başkentine (Meksiko/Ciudad de México) doğru yola çıktık. Gezimizin birkaç sebebi vardı; ama asıl merakımız, son yıllarda kent yönetimi tartışmalarının en çok ses getiren deneyimlerinden birini yerinde görmekti: Kentin geniş halk kesimleri tarafından sevilen Belediye Başkanı Clara Brugada'nın hayata geçirdiği Utopías, yani Ütopyalar projesi.

Yanımdaki arkadaşlarımdan biri, Claudia Sheinbaum liderliğindeki Meksika hükümetine yeşil sanayi politikaları konusunda danışmanlık yapmaktaydı. Hem Cumhurbaşkanı Sheinbaum'a hem de Brugada'ya derin bir hayranlığı vardı ve uçuş boyunca neredeyse hiç durmadan bu iki kadının attığı önemli adımları anlattı durdu.

İlk akşam yemekte ülkenin sol cenahtan ünlü akademisyenlerden biriyle bir araya geldik. Onun Sheinbaum'a ilişkin değerlendirmesi çok daha eleştireldi. Özellikle ordunun gücünü sınırlama ve fosil yakıt üretimini azaltma konusunda yeterince kararlı davranmadığını düşünüyordu. Fakat söz Clara Brugada'ya gelince eleştirilerin yerini neredeyse sınırsız bir hayranlık aldı. Hem yönettiği kentin halkı arasında hem de iktidarı eleştirmekten sakınmayan akademik çevrelerde böylesine güçlü bir hayranlık uyandıran bu kadın hakkında daha fazla şey öğrenmek istedik.

Clara Brugada

2024'te belediye başkanlığına (bizdeki karşılığıyla büyükşehir belediye başkanlığına) seçilen Brugada, şehrin en kalabalık ve en yoksul ilçelerinden biri olan Iztapalapa'dan, onlarca yıllık taban örgütlenmesinin içinden geliyor. Çocukluğunun bir bölümünü de ülkenin yine en yoksul bölgelerinden biri olan Chiapas'ta geçirmiş. Bu deneyimler onu kaynakların yeniden dağıtılmasına ve kamusal altyapının genişletilmesini hedefleyen bir siyasi kariyer kurmaya itmiş.

Feminist bir iktisatçı olan Brugada, yaklaşık otuz yıldır siyasetin içinde. 2014'ten bu yana da Meksika'nın iktidardaki sol partisi Ulusal Yenilenme Hareketi'nin (Morena) üyesi. Bekâr, çocuğu yok. Hayatını hizmet ettiği insanlara adadığını söylüyor. "Feminist bir kent, kamusal alanları geri kazanmaya kendini adamalı; kadınların özgürce ve korkusuzca hareket edebilecekleri güvenli bir ortam yaratmalıdır" diyor.

Göreve gelmesinden kısa bir süre sonra, kabinesinin üst düzey iki üyesi belediye binasının önünde düzenlenen bir suikastta öldürüldü. Uyuşturucu kartelleriyle bağlantılı olduğu düşünülen saldırının (bunun ispatlanmadığının altını çizelim) kendisine, kenti temizleme çabalarında fazla ileri gitmemesi yönünde verilmiş bir mesaj olduğu yorumları yapıldı.

Utopías

"Utopías" adı verilen toplum merkezleri Brugada'nın göreve geldikten sonra yaptığı önemli işlerin başında geliyor. İlk olarak Iztapalapa'da başlayan girişim daha sonra şehrin geneline yayılmış. Ütopyalar, yoksul halka belirli birkaç hizmet sunmak üzere dar kapsamlı biçimde tasarlanmış sosyal tesisler değil. Aksine, büyük bir kentte yaşayan ve çalışan insanlar, özellikle de kadınlar için devletin refah yaratmasının ne anlama gelebileceğine ilişkin çok daha geniş ve feminist bir tahayyül barındırıyor. Eğlenmeyi, dinlenmeyi, kişisel bakımı, sanat ve kültür etkinliklerini birer lüks değil, gereklilik sayan son derece iddialı bir kentsel sosyal politika modeli bu.

Iztapalapa'daki Ütopya'nın kapısından içeri girdiğimizde, gün boyunca bize rehberlik edecek iki çalışan tarafından karşılandık.

Rehberlerimiz bize sabırla pembe, sarı, yeşil ve mor gibi capcanlı renklere boyanmış tesisi gezdirdiler. Müzik okulu (hem çocuklar, hem yetişkinler için), olimpik ölçülerde bir yüzme havuzu, fizik tedavi odaları, yogadan tai chi'ye, resimden şiir yazmaya kadar uzanan çeşitli dersler, insanların yemek yapabildiği ya da hazır yemek alabildiği bir mutfak, kreş, sıcak su havuzu, sauna, spor salonu ve çocuklar için hareketli dinozorların bulunduğu bir park—şehrin farklı semtlerinde bütün bunların ücretsizce mevcut olduğu yerler düşünün.

Gördüklerimiz, özellikle yirminci yüzyılın sonlarından bu yana kamusal hizmet sunumunu adım adım geri çekmiş ve özelleştirmiş, gayrimenkul değerlenmesi ile mali disiplin etrafında  şekillenmiş neoliberal şehirciliğe alışmış gözlerimize ilaç gibi geldi.

Brugada'nın Meksiko'sundan Mamdani'nin New York'una

Meksiko'da gördüğümüz bu deneyimi New York'a döndükten sonra tekrar tekrar düşündüm.

Şu sıralar New York'ta yaşayanların kentsel projeler konusunda daha umutlu olmak için sebepleri var. Neticede Brugada'nın Ütopyaları ile New York’in ilk müslüman belediye başkanı Zohran Mamdani'nin New York'ta kurmaya çalıştığı belediyecilik arasında, iki ulke arasındakı farklılıklara rağmen, belirgin bir siyasal akrabalık var. Brugada da Mamdani de belediyeyi çöpleri toplayan, ruhsat dağıtan ve yatırımcıların önünü açan idari bir aygıt olarak değil, gündelik refah üreten bir kurum olarak görüyorlar. Dinlenebilmeyi, eğlenebilmeyi ve kişisel bakım hizmetlerine erişebilmeyi tüketicinin piyasadan satın alacağı mallar değil de kentsel yurttaşlığın gerekleri olarak kabul ediyor her ikisi de.

Mamdani'nin ücretsiz çocuk bakımı, kiraların dondurulması, toplu taşıma maliyetlerinin azaltılması ve belediyeye ait marketler kurulması gibi girişimleri, bu alanların en azından bir bölümünü piyasanın dışına çekmeyi amaçlıyor.

Brugada'nın yolu açık olsun, Mamdani'ninki de

Claudia Sheinbaum da cumhurbaşkanı seçilmeden önce büyükşehir belediye başkanıydı. Akşam yemeğinde buluştuğumuz akademisyen arkadaşımızin öngörüsü gerçekleşirse Brugada da bir gün aynı yolu izleyebilir. Zira büyükşehir belediye başkanlığı, tıpkı Türkiye'deki gibi orada da güçlü bir siyasi konum. New York'ta yaşayan biri olarak Mamdani için de aynı dileği paylaşıyorum. Mamdani Amerika'da doğmadığı için başkanlık yolu kendisine kapalı ama önünde daha pek çok siyasi kapının açılacağı kesin.

 


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler