Psikopatlar ve sosyopatlar anti-demokrasiyi seviyor!

Psikopatlar ve sosyopatlar anti-demokrasiyi seviyor!

Psikopatlar, sosyopatlar en uygun hareket ve yaşam alanını totaliter rejimlerde buluyor. Ya da tersinden bakarsak totaliter rejimler, psikopatlar, sosyopatlar tarafından inşa ediliyor

Psikopatlar ve sosyopatlar anti-demokrasiyi seviyor!

Ana akım medyada ya da şimdiki ifadeyle “Geleneksel basında” üçüncü sayfa haberleri yer alırdı. Bu haberler dehşete düşme, küçümseme, alaya alma duygusu eşliğinde okunur, okunduktan sonra da alttakilerin vukuatları olarak bilince taşınırdı.

Söz konusu haberler tümüyle uzak yerlerde, bilinçsiz, eğitimsiz öznelerin olayları olarak çerçevelenince de rahatsızlık verme hallerini yitirirlerdi. Böylelikle bu tür haberleri okumanın oluşturacağı tanıklıktan kaynaklı bir sorumluluk duygusu ve suçluluk hissi bulunmazdı.

Hem hırsızlık, gasp, intihar, dolandırıcılık, şiddet gibi olayların failleri hep aynı kesimden gelmiyor muydu? O zaman yapılacak bir şey yoktu.

Şimdi o üçüncü sayfalar nerede? Kalktı mı?

Ya da haber konusu yapılacak bu türden vakalar artık bitti mi?

Elbette ki hayır! 

Hatta daha da katmanlaşarak büyüdü.

Ama artık üçüncü sayfalar olsa da artık yok.

Dolayısıyla üçüncü sayfa haberleri de yok.

Ama dijital medya var.

Bu yazıda geçmiş zaman kipi bu yüzden kullanıldı. Zira dijital medya, bütün talihsiz vukuatları bir sayfaya sıkıştırmak yerine tüm ekrana yayarken alt kesimleri işaret eden olayları da genelin parçası yaparak gerçeğin hakkını teslim etti.

Böylelikle çaresizliğin, olanaksızlığın, şartların kötülüğünün biçimlendirdiği insan tipini altlardan alarak her kesimin içinde olduğu bir atmosfere yerleştirdi.

Artık gasp, hırsızlık, dolandırıcılık, cinayet, uyuşturucu ticareti gibi şeyler bir kesimin gerçekleştirdiği suçlar olmaktan çıkıp, sistematikleşerek yaşamın sıradan bir yüzü haline geldi.

Daha doğru bir ifadeyle alt kesimlere yönelik yaratılan bir yanılsamayı asıl sahiplerine geri verdi.

Fakat ne gariptir ki dehşetin türlü türlü halleri sıradanlaşarak her yana sirayet ettiği halde gerçek failler de bir o kadar kendini gizledi. Tam da buna bağlı olarak söz konusu suçlar da artık bir haber değeri taşımıyor.  

Öyle ki ortalarda neden sonuç ilişkilerinden azade suçlular kol geziyor. Ve bunların çoğu da sosyopat ve psikopatlardan oluşuyor. Anlaşılacağı gibi suçları eskiden olduğu gibi alt sınıflarla ilintilendirmek artık bir işe yaramıyor.

Tam da burada yıkıcı, karanlık atakların niye bu kadar çok arttığı sorulduğunda karşımıza anti-demokrasi çıkıyor.

Geçen yıl tamamladığım sosyal psikoloji yüksek lisans derslerine bağlı olarak Doğan Cücenoğlu’ndan aldığım notlar, demokrasinin olmadığı toplum ve bireylerine temas etmesi açısından önemli.

Biraz uzun bir alıntı olacak ama, Cücenoğlu şöyle diyor:

“Davranışlarıyla topluma zarar verip bundan hiçbir pişmanlık ve suçluluk hissi duymayan bireylere kişilik bozukluğu (personality disorder) tanısı konulmaktadır. Sık sık suç işleyip hapse giren, çocuklara tecavüz eden, normal dışı cinsel davranışlar gösteren kişiler buna örnektir. Kişilik bozukluklarından en çok üstünde durulan tip ise psikopat (psychopath) ya da sosyopat (sociopath) adıyla bilinen antisocial personality/antisosyal kişiliktir. Bu kişilerin en belirgin özellikleri; akıllarına geldiği gibi hareket etmeleri (impulsive), engellenmeye tahammüllerinin olmayışı, hiçbir kural ve yasa tanımayıp, bencil olmalarıdır. Yaptıkları davranışın sonucunda başkalarının ne büyük zararlara girdiği kendilerine gösterildiği zaman, verdikleri cevap ‘dünyanın düzeni bu, büyük balık küçük balığı yutar; herkes gücünün yetebildiğini kazıklıyor, ben de gücümün yettiğine vuruyorum!’ olur. Sosyopatların zeka seviyesi düşük olanları açık saldırgan davranışlarda bulunarak kendilerini ele verirken, zeka düzeyi yüksek olanlar ise açık saldırgan davranışlarda bulunmayıp, örtük ve yasal olmayan yollardan para ve güç kazanmak için işler çevirmeleriyle bilinmektedirler… Kabahatleriyle ilgili herhangi bir suçluluk ya da kaygı duymazlar. Çıkarları için insanları insafsızca kullanırlar. İnsan kullanmayı çok iyi bilirler…” 

Yukarıdaki alıntı suçun nasıl oluşup büyüdüğüne dair yeterince bilgi verirken, hali hazırda yaşananlara da cuk oturuyor. 

Görüldüğü gibi psikopatlar, sosyopatlar en uygun hareket ve yaşam alanını totaliter rejimlerde buluyor. 

Ya da tersinden bakarsak totaliter rejimler, psikopatlar, sosyopatlar tarafından inşa ediliyor.


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler