Bir arkadaşım var. Uzun yıllar avcılık yaptı. Yaptığı yetmezmiş gibi bizi de avcılığın bir spor olduğuna ikna etmeye çalıştı. Tabii başaramadı.
Sonra ne olduysa oldu, avcılığı bıraktı ve kuş gözlemcisi oldu. Şimdi memleketin önde gelen kuş gözlemcilerinden biri... Bu alanda rehberlik yapıyor. Türkiye’nin her yerine gruplar götürüyor, türlü çeşitli maceralarla geri dönüyor.
O maceraların biri de Nallıhan civarında yaşanıyor. Bunlar ellerinde dürbünler, kocaman kocaman fotoğraf makinesiyle gezinirken bir amca yanaşıyor ve ne yaptıklarını soruyor. Gruptan “kuş gözlemi yapıyoruz” cevabını alınca, amca “Ooo çok güzel, çok nefis olur kuş közlemesi” diye karşılık veriyor.
NATO protestoları için tutuklananlar haberini görünce aklıma yıllar önce yaşanan bu komik diyalog geldi.
Fakat bu kez tekerrür eden şey o kadar komik değil. Malum, 7-8 Temmuz’da Ankara yapılacak olan NATO Zirvesi öncesi düzenlenen operasyonlarda çok sayıda insan gözaltına alındı. Bunların arasında TEMA Vakfı'nın Nallıhan Kuş Cenneti gezisine katılan 44 kişi de vardı. T24’ün haberine göre gezi dönüşü madencilerin eylemi nedeniyle yol üzerinde bekleyen gönüllüler, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen geniş çaplı "Operasyon Turkuaz" kapsamında sorgulandı. Bazıları tutuklandı.
* * *
Zirveye dair haberleri tarayınca “kuş”lara dair vurgunun bu hadiseden ibaret olmadığını, bir sürü yayın organında “NATO zirvesi öncesi Ankara’da kuş uçurtulmayacak” türünden başlıklar atıldığını gördüm.
Bu da beni 22 yıl öncesine götürdü. Hatırlayacaksınız 2004 yılında 28-29 Haziran tarihlerinde İstanbul’da bir NATO zirvesi yapılmıştı. O zaman da “kuş uçurtulmayacak” türünde başlıklar atılmıştı.
O günlerde yeni çıkmaya başlayan Birgün Gazetesi’nde çalışıyordum. Kuş haberlerinin bolluğunu görünce aklıma bir fikir geldi. NATO/ Bush karşıtı kuşlar çizmeye karar verdim. Zirve başlamadan evvel “Şehir Baybuş’a Hazır” adını verdiğimiz bir çizgi serisi hazırladım. Martılar, o dönem ABD Başkanı olan ve eli bir sürü insanlık suçuna bulaşmış olan George Bush’u madara ediyordu.
Arşive girdim, o çizimleri buldum. İki tanesini T24 okurları için paylaşmak istedim. Yazının başında martıların Bush’un tepesine pisleme planını gördünüz.
Serideki bir başka çizimde Evliya Çelebi’nin bize “uçan insan” olarak armağan ettiği Hezarfen Ahmet Çelebi vardı. Onu da şuracığa bırakayım.



