Siri'den 'Hayalet Hikâye': "Ben hayattayım, kocam Paul Auster öldü"

Siri'den 'Hayalet Hikâye': "Ben hayattayım, kocam Paul Auster öldü"

Dünya, göçmen futbolcuların Dünya Kupası'nın kaderini belirlemesini, yeni dünya düzeninin kaderini de göçmenlerin belirleyebilecekleri romantizmine kapılmışken, İtalya'nın rafine şehri Bologna'da bir göçmen, polis tarafından nefessiz bırakılarak sokak ortasında öldürüldü. Şehir savaş alanına döndü

Siri'den 'Hayalet Hikâye': "Ben hayattayım, kocam Paul Auster öldü"
Siri Hustvedt ve Paul Auster

Siri Hustvedt, böyle tanımlanmaktan hiç hoşlanmasa da rahmetli Paul Auster'ın karısı. Türkçeye çevrilmiş eserleri arasında Sevdiklerim, Erkeksiz Yaz, Gözbağı ve Alevli Dünya gibi birçok kitabı var.

Amerika doğumlu ama aslen Norveçli, zaten fiziğinden de bu kolayca anlaşılıyor; çok ince ve çok beyaz.

Siri, şimdilerde yeni bir kitap çıkarmak üzere. Diğerlerinden farklı olarak bu sefer kendisini, kocasını, yaşadıkları büyük acıyı anlatıyor Hayalet Hikâye'de. Auster'in kendisine yazdığı mektuplar ve tamamlanmamış son eseri Miles'a Mektuplarda yer alıyor kitapta.

Hayalet Hikâye hem ağıt hem de hesaplaşma, kişisel kayıplar; henüz bebekken babasının yanında ölen torunları, ardından dayanamayıp yüksek doz alarak ölen üvey oğlu Daniel ve yaşananlar sonucu akciğer kanseri olarak kısa süre içinde ölen kocası Paul...

Paul Auster ölmeden önce hasta yatağında karısına "Bunları anlatmalısın." demiş, yani fikir de izin de ondan çıkmış.

Kocasının ölümünü izleyen günlerde onunla 42 yılı paylaştığı, dört katlı, eşya, kitap ve anılarla dolu evde yaşamaya devam eden Siri, "Artık içimde bir hayaletle yaşıyorum." diyor, "Her tarafa yayılmış onun bıraktığı izlerle."

Paul Auster'a Ocak 2023'te akciğer kanseri teşhisi konulmuş, 2024 Nisanında hayatını kaybetmişti. Siri, ettikleri yemine sadık kalarak onu sağlığında olduğu gibi hastalığında da bir an olsun yalnız bırakmamış.

Auster'ın ölümünden iki hafta sonra Brooklyn'deki evlerinde masanın başına geçmiş, yeni kitabının ilk cümlesini yazmış: "Ben hayattayım, kocam Paul Auster öldü."

Yas sürecinin kolay geçmediğini anlatıyor Husvedt. Kocası 9 yıl önce sigarayı bırakmış olsa da yatakta uyumadan önce onun tütün kokusunu duymaya devam ediyormuş, yemeği hazırlarken hâlâ iki kişilik hazırlıyormuş, çöpü atmasını bekliyormuş bazen...

Paul Auster'in ilk eşinden olan oğlu Daniel'in bağımlılığı hayatlarının burukluğu olmuş hep. Onun bakımı altındayken yeni doğan kızı Rubey'nin epioid zehirlenmesinden ölmesi, Daniel'in cinayetle suçlanması, kefaletle serbest bırakıldıktan sonra da 44 yaşında aşırı dozdan ölmesi hayatlarını trajediye dönüştürmüş.

Birkaç ay sonra ünlü yazar yüksek ateşle hastaneye kaldırılmış, kanser teşhisi konmuş. Ondan sonraki süreç malum...

Paul ve Siri, birbirinden çok farklı tür ve tarzlarda yazsalar da 42 yıllık ortak yaşamlarında birbirlerinin en büyük eleştirmeni ve destekçisi olmuşlar. Olivetti daktilosunun başında, gözlüklerini indirerek karısına bir dizi öneri getirirmiş Paul. Siri ise yakın çevrelerine göre sevgi doluymuş ama öyle öven, yücelten tiplerden değilmiş.

Paul ile Siri bir okuma etkinliğinde tanışmışlar, biri 34 diğeri 26 yaşındaymış. Yazarın üzerinde siyah deri ceket varmış ve sigara içiyormuş. Siri ondan hemen etkilenmiş, önce bir partiye ardından bara gitmişler ve bütün gece sohbet etmişler.

Auster, yazar Lydia Davis ile evliymiş ama ayrılmak üzerelermiş. Üç yaşındaki oğlunun fotoğrafını göstermiş. Gecenin sonunda Auster onunla birlikte 109. Caddedeki dairesine kadar yürümüş, taksiye binerken öpüşmüşler...

İlişki o gece ile sınırlı kalmamış ancak beraber olmaya başladıktan kısa bir süre sonra Auster, karısına ve oğluna dönmesi gerektiğini söylemiş ve ilişkiyi bitirmiş.

Husvedt, kitapta alıntıladığı "tutkulu, utanmaz mektuplarla" onu geri kazanmış. "Seni seviyorum, henüz gitmiyorum, sürgün edilene kadar." diye yazmış. Bunu izleyen süreçte Auster boşanmış ve 1982'de evlenmişler. O kadar parasızlarmış ki, düğün yemeğinde konuklar yemek parasını kendileri ödemek zorunda kalmış.

Bunu izleyen süreçte önce şöhret, sonra para gelmiş, bu sefer de söyleşilerde kitaplarını kocasının yazıp yazmadığı bile sorulmuş. "Ben bir yazarım ama Paul Auster'ın karısı olarak adlandırılmaya başlandım, ölümünden sonra da bu değişmedi." diyor.

Kızlarının doğumu ile artan sevinçleri Daniel'in bağımlılığı yüzünden sürekli bir endişe kaynağı ile gölgelenmiş: "Daniel her ihanetinden sonra bir şekilde affedildi, kocam 'Kapıyı az da olsa açık bırakmak zorundayım.' diyordu. Derken bu trajedi oldu. Küçük kızın ölümünden sonra hastaneye nasıl koştuğumuzu bilmiyorum, o küçücük beden ile nasıl vedalaştığımızı."

"Bundan sonraki süreç duygularımızı kontrol etmeye çalışarak geçti, bu konuyu konuşmuyorduk. Giderken de 'Anlat bu hikâyeyi.' dedi."

"O ölmeden yeni bir roman yazmaya başlamıştım, sonra masaya oturduğumda başka bir şey yazmaya karar verdim, hikâye değil ben değişmiştim." diyor.

Siri Husvedt çok sevilen bir yazarın iç dünyasını, kendi yas sürecini N.Y.T.'a anlatarak bizimle paylaşıyor. Hikâyesini okumak için sabırsızlanıyorum.

İtalya'da George Floyd vakası

Geçtiğimiz pazar Bologna'da, İtalo Svevo Sokak'ta (naif bir yazarın adının verildiği yerde) sabah saatlerinde Abderrahim Fakir isimli Faslı bir göçmen, evden bağırarak ve yardım isteyerek çıkıyor. Sokakta avaz avaz bağırınca polis çağrılıyor, önce bir ekip ardından sağlık görevlileri geliyor. Toplam altı kişiler, bir iki de seyirci var. Fakir "Yardım edin." diye çığlık atmaya devam ediyor, susturulamayınca üstüne çullanıyor polisler, yüzü yere geliyor. Belli ki nefes alamıyor, 6 dakika daha "Yardım edin." diye bağırıyor, sonra ses kesiliyor, bu arada elleri arkadan kelepçeli. Ses kesilmesine rağmen polisler üstüne bastırmaya, ayaklarını bağlamaya devam ediyorlar. Ancak işleri bittikten sonra öldüğünü fark ediyorlar, kenarda duran sağlık ekipleri de ölümü onaylıyor. Saat 12 suları...

Olayın yaşandığı sokaktaki bir apartmanın giriş katındaki yaşlı bir göçmen kadın, Pervin Hanım, yaşananları videoya çekiyor. İşte bu video İtalya'yı ayağa kaldırdı, Cumhurbaşkanı'nın istifası isteniyor, İçişleri Bakanı "Soruşturma devam ediyor, sakin olun, suçlu varsa cezalandırılacak." falan diye idare etmeye çalışıyor.

Aile İtalya'ya göçeli 30 yılı aşkın bir süre olmuş ama henüz vatandaşlık alamamışlar, Fakir'de sürekli bir sınır dışı edilme korkusu varmış. Evli, işinde gücünde bir adammış. Kız kardeşi ve komşuları şimdiye değin hiçbir taşkınlığının olmadığını söylüyorlar.

Bologna Belediye Başkanı Matteo Lepore, Fakir ailesi ile birlikte şehrin merkezinde büyük bir protesto düzenledi. Ne var ki olaylar çığırından çıktı, şehir savaş alanına döndü, sabaha kadar süren çatışmalar sırasında iki belediye arabası yakıldı, polislere saldırıldı.

Olaylar tam da Netflix'teki Roma Çevik Kuvvet Polislerinin hayatını anlattığı diziye dönüştü, polisler hedef alınmaya başlandı, bu da gerginliği tırmandırdı...

Fakir'in öldüğü anları gösteren video çok etkileyici, beni bir bu kadar etkileyen bir başka şey de ihbarın "AB vatandaşı olmayan birisi taşkınlık yapıyor." şeklinde yapılması.

Yani, Dünya Kupası'nda göçmenlerin direğe çektiği bayrağın dalgalanması öyle kolay değil.

Yeni dünya düzenini göçmenlerin kuracağı romantizmi için henüz çok erken, sistem hâlâ faşizmi koruyor, demokrat sanılan ülkelerde bile.


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

 

İlgili İçerikler