Evet, Şükran Soner de aramızdan çıkıp gitti. Basında en eski (80 yaşında vefat etti), başından beri aynı gazeteye yazan, Cumhuriyet’i hem gazete hem de siyasal inanç açısından asla terk etmeyen bir hanımefendi idi. Nerdeyse çocukluğundan itibaren, yüz yaşını aşmış (1924’de kurulmuştu) Cumhuriyet’e belki en bağlı gazetecilerden biriydi.
Şükran Soner
Gerçi Cumhuriyet’in yazar-çizerleri de ayrı bir yazıyı gerektirir. Kuruluş döneminin efsane olmuş eski isimlerine gitmeyip şöyle bir bakarsak ve önce hanımlardan başlarsak... Miyase İlknur, Mine Kırıkkanat, Işık Kansu, Ayşe Emel Mesçi, Nilgün Cerrahoğlu... Jale Özgentürk, Işıl Özgentürk, Zeynep Oral, Bilsay Kuruç, Elçin Poyrazlar, Mine Esen (günümüzdeki ana yönetici)... Ayşegül Yüksel, Evin İlyasoğlu, Dikmen Gürün, Özlem Yüzak... Eren Ayşenur... Işık Kansu, Zülal Kalkandelen, Nergis Şimşek...
Ve isterseniz erkeklere geçelim...Yine Ali Sirmen gibi çok eski isimlere gitmeden bir bakalım. Adnan Binyazar, Özgen Acar, Öner Yağcı, Ahmet Tan, Emre Kongar... Sertaç Eş, Öztin Akgüç, Üstün Dökmen, Bedri Baykam, Ahmet Saltık... Alev Coşkun, Ataol Behramoğlu, Altan Öymen, Özsan K. Öymen... Özdemir İnce, Murat Ağırel, Oktay Ekşi, Özgen Acar, Barış Terkoğlu... Sinan Meydan, Erdal Atabek, Müjdat Gezen, Tuğrul Akşar... Orhan Bursalı, Barış Terkoğlu, Mustafa Balbay, Ergin Yıldızoğlu... Ve daha vs. denebilir.
Evet, işte böyle bir Cumhuriyet... Aralarından süzülüp gelen onca isme ve yeteneğe karşın, Cumhuriyet de zor günler geçiriyor. Hem gazete olarak hem de ülkenin siyasal görünümü açısından... Unutmayın ki bu ikisi de tam bir yüzyılın ürünleri ve de koca bir toplumun temel kaygılarıydı. Ve öyle de sürüyor.
Sevgili Şükran’a aslında öylesine şükran borçluyuz ki... Biraz rötarla da olsa onu yürekten anmak istedim. Belki son yazılarından birini vermem en iyi seçim olur. Temmuz ayından kalma bu yazı üslubu, Türkçesi, içtenliği, memleket sevgisiyle öylesine dokunaklı ki... Cumhuriyet okuru veya değil, bu yazıyı birlikte okuyalım. Biraz kısaltarak:
Şükran Soner
Prof. İsa Eşme'den yarım kalan aydınlatma atılımı: Köy Enstitüleri
“Bugün Cumhuriyet YouTube’dan yayına girecek üç kuşaktan tanıklıklarda, söyleşi konuğumuz Prof. İsa Eşme yarım kalmış Aydınlatma atılımımızı, Köy Enstitüleri’lerini gündemimize taşıyor. Bir ömür boyu eğitim sorunlarının içinde, çözüm arayışlarını araştırmış; sorumluluk almış; çok sayıda kitabı üretmiş; çözüm arayışlarına dönük sayısız söyleşiye katılmış, makale yazmış hocamızın ulaştığı sonuçları üç kuşak söyleşimizle de paylaşmak istedik
Dikkatli okurlarımız Prof. Eşme’nin kuşkusuz ikinci sayfadaki görüşlerini de anımsıyorlardır. Ülkemizde en ağırları 2002 sonrası tek adam rejimleri yetkililerinin keyfi, sınırsız kullanılmasının sonuçları, genç kuşakların geleceğini daha ağır bir bir batağın içine sürüklüyor. Aydınlanmacı eğitimciler 12 Eylül sonrası yasakçı kalıpları içinde de eğitimde dibe çekilişi durdurmak için, görev aldıkları tüm üst derece yönetim kurumlarında ellerinden geldiğince sorumluluk gereklerini yerine getirmek için çok çaba verdiler.
Eğitimde ellerin kolların bağlanabilmesi de tuzak olarak öngörülmüş. YÖK çatısı altında bile Prof. Erdoğan Teziç ve Prof. İsa Eşme’nin eğitimi dibe çekme darbelerine karşı duruşlarını anımsıyorum. Bilimsel sorumluluklarından vazgeçmeyen sorumlu Aydınlanmacılar’ın YÖK çatısı altındaki çabaları kısa süreli soluk yaratabilmiş olsa da, eğitimin en yukardan çok değerli okul öncesi yaşlara kadar her alanda adım adım geriye çekilmesi, dindar ve kindar gençliğin yetiştirilmesi, tarikatların ellerine teslim edilmesi atılımları durdurulamadı.
Çapa’daki öğretmen okulunda başlamış öğrencilik yıllarının günlerinden, eylemlerinden tanıdığım hocamızın sonraki yıllarda birbirinin üzerine eklemlenmiş yıllarından tanıklıkları, elbette bir söyleşiye sığdığı kadar paylaştılar.
Ülkemiz gençliği adına nefes alınabilmesi için gerçekçi adımların atılmasının dışında, başkaca bir çözüm olamayacağının altını çiziyor. İzlemenizi, geleceğe dönük hak arayışlarında savaşım vermenizi dilerim.”
İşte örnek bir Şükran Soner yazısı... Ne diyelim, Allah rahmet eylesin...
Şükran Soner
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


