Hoffenheim değil İnönü!

Hoffenheim değil İnönü!

Beşiktaş daha fazla atabilirdi ve daha az yiyebilirdi ancak savunma zaman zaman aksıyor. Gördüğüm; Beşiktaş’ın değişmez dört elemana sahip olduğu. Kaleci Alexander Nübel, Junior Olaitan, Amir Murillo ve Leandro Trossard gerisi her maçta değişebilir. Bu nedenle teknik direktör Vincenzo Italiano’nun işi oldukça zor.

Hoffenheim değil İnönü!

Beşiktaş’a bir ‘Avrupa Zaferi’ gerekliydi, ki ‘opsiyonu’ bulunsun, uzun ve zorlu maratonda olası olumsuz sonuçlara taraftar grubu hemen tepki göstermesin. Nasıl ki İstanbul’u perişan edip 3 vatandaşın ölümüne neden olan ‘afet’ düzeyindeki yağmur, Asrın Fon Vurgunu’nda yok olan 187,6 milyar lirayı geçici süre için olsa da unutturdu, işte tam onun gibi…

İtirazım var Asrın Fon Vurgunu’nda hırsızların yerine hırsızları yazan ‘gazetecilerin’ gözaltına alınmasına, ev hapsine çarptırılmasına, tutuklanmasına. Sana da itirazım var Beşiktaş’ı geçmişteki günlerine taşıyan İtalyan teknik direktör Vincenzo Italiano! Beşiktaş’a geldiği günden bu yana takıma katkı sunamayan Wilfred Ndidi’nin ilk on birde ne işi var? Kadroda olmayan Dusan Vlahovic’in yerini Hyeon-Gyu Oh’ın alması tamam, Vaclac Cerny’nin yerine de İlhan Fakılı’nın geçmesi doğalı ancak nereden çıktı ‘beceriksiz’ Wilfred Ndidi? Üstelik kulübede çok daha iyi alternatifler otururken…

Hoffenheim deplasman olmadı Beşiktaş için zira Almanya’nın dört bir yanından gelip PreZero Arena’yı dolduran ‘gurbetçiler’ atmosferi  İnönü’den farksız kıldı. Farkı, dış sahada oynayan Beşiktaş’ın maçın başındaki ‘tutuk’ futbolu oluşturdu. Dakikalar ilerledikçe Beşiktaş topa daha fazla sahip oldu lakin bu kez de beceri noksanlıkları sırıtmaya başladı. İlhan Fakılı ilk yarıda sağ kanatta ‘tek topu’ dahi olumlu kullanamadı, üstüne üstlük top kaybında da rekor kırdı. Amir Murillo,  Wilfred Ndidi, Junior Olaitan oyunu sağ kanada yönlendikçe Beşiktaş istediğini yapamadı. İlk bölümde Beşiktaş’ın en sağlam ve üretken oyuncusu Leandro Trossard’ı sol kanatta iki savunma oyuncusu markaja alınca siyah-beyazlı ekibin işi daha da zorlaştı, topa daha fazla sahip taraf olmasına karşın. Sakatlanan Orkun Kökçü’nün yerini ikinci yarıda Fabio Miretti’nin alması Beşiktaş’ın oyununa olumlu yansıdı. ‘Her işte bir hayır vardır!’

Beşiktaş beklenen golü Amir Murillo ile buldu, pozisyonun yaratıcısı ise Leandro Trossard oldu. Beşiktaş’ın üstünlüğü fazla uzun sürmedi. Beşiktaş savunmasının hatasında Hoffenheim eşitlik golünü sekiz dakika sonra Kosovalı futbolcusu Fisnik Asllani ile buldu. Bitmedi elbette, Güney Koreli Hyeon-Gyu Oh, Junior Olaitan’ın pasında Beşiktaş’ı bir kez daha geçirdi. Sona ermedi; ilk yarıda ‘saç baş yoldurtan’ İlhan Fakılı pası verdi Hyeon-Gyu Oh da skoru 3-1’e taşıdı sonunda Japon futbolcu Koki Machida gecenin skorunu belirledi; Hoffenheim 2 – Beşiktaş 3…

Beşiktaşlılar alışkın karşılaşmaların son bölümünde ‘heyecan’ yaşamaya ancak her galibiyette de tedirginlik yaşamamalı taraftar. Beşiktaş daha fazla atabilirdi ve daha az yiyebilirdi ancak savunma zaman zaman aksıyor. Gördüğüm; Beşiktaş’ın değişmez dört elemana sahip olduğu. Kaleci Alexander Nübel, Junior Olaitan, Amir Murillo ve Leandro Trossard gerisi her maçta değişebilir. Bu nedenle teknik direktör Vincenzo Italiano’nun işi oldukça zor. Kimi keseceksin, kimi oynatacaksın? Hoffenheim’a akın eden ‘gurbetçileri’ de kutlamalı. Doksan dakika boyunca sadece Beşiktaş’ı desteklediler, hiç tribünden anlamsız ve gereksiz; “Bu sene şampiyon görelim sizi ölmeden mezara koymayın bizi” bağırışı duydunuz mu? Beşiktaş doğru yolda ilerliyor bizde keyifle izliyoruz…  

İlgili İçerikler