Aslında felsefe ve mantık bilimi açısından “yeni” olan her şey otomatik biçimde iyi ve olumlu olmayabilir. Bir görüş, düşünce, değer yargısı, davranış tarzı, kurum, eşya salt eskiye göre yeni olduğu için değil, eğer eskiye göre daha doğru, nitelikli, ahlaklı, fonksiyonel ve eskiye göre ilave daha olumlu özelliklere sahipse iyi kabul edilir.
Hatta hukukta “yenilik” o kadar da iyi ve olumlu bir şey değildir.
Hukuk yenilik değil bilakis muhafazakarlık gerektirir.
Çünkü istikrar ilkesi, hukuk güvenliği, benzer durumlara benzer kuralların uygulanması, kuralların uygulanmasında stabil olunması, kuralların hep aynı şekilde uygulanacağına dair güven oluşması hukukta ve hukuksal yorumlarda sürekli yenilik yaşanmasından çok daha olumlu kabul edilir.
Montesquieu, Kanunların Ruhu adlı eserinde “kanunu değiştirmek zulümdür” derken muhtemelen hukukta değişim ve yeniliğin pek de olumlu olmadığını kastediyordu.
Yeni ufuklar yeni umutlar
Buna karşın hem bizim toplumun hem de çoğu toplumun kültürel kodlarında bir şeyin salt yeni olması başlı başına ve otomatik biçimde kural olarak onu eskiye göre daha olumlu sayılması genel kuraldır.
Bunun tam mantıklı açıklaması yok. Sanırım “yeni” yani bilinmeyene olan varsayımsal bir umut genetik kodlarımıza bir yerlerden kazınmış.
Bu tespitin ya da olgunun siyasetteki doğruluğu çok fazla örnekte sınanmış ve kanıtlanmıştır.
Halen uzun süredir iktidarda olan partinin durumu bile buna örnektir.
Tabii ki siyasetteki her “yeni” oluşumun başarıya ulaşacağının garantisi yok.
Siyasette mevcut bir boşluğu doldurmaya talip “yeni” oluşum önce toplumda ciddi bir ilgi görür.
Akabinde toplum gelişmelere bakar ve bu yeni oluşumdan bir “iş” çıkıp çıkmayacağına dair bir kanaat oluşturur ve hükmünü verir.
Bu durum geçtiğimiz günlerde anamuhalefet partisinden kopan yeni parti için de geçerli.
Bence geç bile kaldılar.
Kendilerine yapılan “iktidar kontrollü yargı darbesi”ne karşı yine aynı yargı cenahı nezdinde hak aramanın –en azından kısa vadede- beyhude olduğu çok net belli iken, o süreçten bağımsız biçimde, en uygun olan bu siyasi tepkinin hemen verilip yeni partinin daha önce bile kurulması gerekirdi.
Siyasette en doğru ve en etkili tepkiler genelde en sıcağı sıcağına yapılanlarıdır.
Sonuçta uzun yıllardan sonra yapabildiği bir yönetim değişikliği ile çok uzun yıllar sonra ilk defa iktidara gelme şansı iyice ciddileşen ve pek muhtemel hale gelen anamuhalefet partisi, tüm dünyanın gözü ününde ve hata boyutunda olamayacak kadar ağır bir hukuk ihlaline maruz kaldı.
“İktidara gelmede ciddi şansı olan” yeni yönetiminden arındırılıp “iktidar olma şansı hiç olmadığı test edilen” eski yönetimine iade edildi.
Hukuk cinayetini canlı yayında tüm ülke hatta tüm dünya gördü.
Böylesine bir adaletsizliğe ve haksızlığa tahammül edemeyen geniş halk kitlelerinin de yoğun desteği ile siyaseten yapması gereken en doğru şey, yeni bir beyaz sayfa açarak sıfırdan yeni parti kurmaktı ve onu yaptı.
Siyaseten ve ülkenin geleceğe olan umudunu iyice yitirmekte olan gençlere ve halk kitlelerine yeni umut olmak adına yapması gereken en doğru şeyi yaptı.
Bu ülke için şu anda Yeni Parti umuttur.
Umut ise siyasetin ve toplumun ilacıdır.
Ülkede çeyrek asırdır süren mevcut iktidarın değişimini isteyen ve demokraside, hukuk devletinde ve insan haklarında seviye atlanmasını arzu eden herkesin bu yeni oluşuma destek vermesi veya en azından bir şans vermesi gerekir.
Hem bu düzenden memnun olmayıp, hem de “armudun sapı, üzümün çöpü” kaprisi yapanlar, sadece bu düzenden menfaat sağlayanların değirmenine su taşımış olur.
Siyasette mükemmeli aramanın sonu, vasat bile olamayan beceriksiz muhterislere mahkum olmaktır.
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN |


