Daha da erkene alınmazsa, yaklaşık 1,5 yıl içinde yapılacak genel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri hakkındaki tartışmalar son günlerde ivme kazanmış görünüyor.
Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı konusunda özellikle Sayın Mansur Yavaş özelinde yapılan tartışmalar ve polemikler ortada.
Ve şimdilik kendisini “dolduruşa getirme” manevralarını ustaca savuşturduğu söylenebilir.
Muhalefetin, adaylığını erken açıklamış Cumhurbaşkanı adayına yapılan anti-demokratik ve evrensel hukuka açıkça aykırı muameleler ortadayken ve henüz resmi seçim sathı mahalline de girilmemişken, şimdiden kimsenin kendini ortaya atmaması ve “gaza gelmemesi” zaten en makul ve mantıklı yaklaşım.
İktidar Bloğundan ise seçim sisteminin ve özellikle seçim ittifaklarının muhalefeti daha da kısıtlayacak şekilde değiştirilmesi önerisi dillendirildi.
Normalde Anayasanın öngördüğü en fazla iki (ve öngörmediği üç!) dönemini tamamlayacak mevcut Cumhurbaşkanının tekrar aday olabilmesine ilişkin bazı senaryolar da konuşuluyor.
Örneğin iktidar partisi yönetiminden gelen bir açıklamada, seçimlerin normal zamanından sadece bir gün ya da bir hafta öncesinde dahi TBMM’nin erken seçim (seçimlerin yenilenmesi) kararı alması durumunda bile mevcut Cumhurbaşkanın tekrar aday olmasında hiçbir hukuksal sorun bulunmayacağı dile getirilmiş.
Bu konuda zaten mevcut Cumhurbaşkanının 3. Döneminde olduğunu ve tartışmanın aslında 4. Bir dönem için tekrar adaylık tartışması olduğunu şimdilik bir yana bırakalım.
Bu konudaki mevcut Anayasa hükümleri hukuksal bir tartışmayı ve değerlendirmeyi gerçekten de hak ediyor.
Anayasanın mantığı 2 dönem hakkını korumak mı, üç dönemi rutinleştirmek mi?
Anayasanın Cumhurbaşkanı seçimini düzenleyen asıl madde olan Madde 101/1 hükmü çok açık:
“Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.”
Yani Anayasanın bu konudaki asli ve esas kuralı, Cumhurbaşkanının en fazla iki dönem görev yapabilmesi ve iki dönemden (10 yıl) fazla görevde kalamaması.
Bu genel kuralın istisnası ise yine Anayasanın Madde 116/3 hükmünde şöyle düzenlenmiş:
“Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.”
Bu istisnanın neden konulduğu son derece anlaşılabilir ve mantıklı:
Eğer Cumhurbaşkanı'nın 2. Döneminin başında TBMM erken seçim kararı alırsa, asıl kural olan en fazla iki dönem kuralı nedeniyle mevcut Cumhurbaşkanı fiilen ikinci dönemini icra edemeyeceği için bu soruna çare olarak böyle bir istisna getirerek, bu durumda olan Cumhurbaşkanına tekrar adaylık şansı vermek.
Böylece fiilen büyük kısmı eksik kalmış olan ve 2. defa tekrar seçilmiş olmasına rağmen parlamento tarafından bu dönemini tamamlaması ciddi biçimde ve büyük ölçüde eksik bırakılmış olan 2. dönemini bu yolla telafi edebilmek.
Bu şekilde parlamento ile Cumhurbaşkanı arasında bir tür denge sağlamak.
Parlamentonun (kendini feshetmeyi de göze alarak), Cumhurbaşkanı'nın 2 dönem görev yapma hakkını fiilen kullandırmamasını engellemek.
Aslında buraya kadar Anayasa'nın böyle bir istisna getirmesi mantıklı.
Parlamentonun hukuku zorlayarak ve “dolanarak”, halkın seçtiği Cumhurbaşkanı'nın 2 dönem (10 yıl veya buna yakın süre) görev yapabilme hakkını elinden almasına karşı makul ve tutarlı bir önlem alınmış.
Ne var ki bu istisnai düzenleme ile mevcut Cumhurbaşkanı'na (Parlamentonun 3/5 çoğunluğu ile) tekrar aday olma hakkı vermenin tüm mantığı, seçimlerin yenilenmesinin mevcut Cumhurbaşkanı'nın 2. Döneminin başında yapılmış olması.
Yani Meclis'in gerçek anlamda “erken seçim” kararı almış olması.
Erken seçim ise herhalde normal seçim tarihinden bir gün, bir hafta veya bir ay önce seçim yapılması demek değil.
En azından normal seçim tarihinin bir yıl veya daha fazla erkene alınması demek.
Bu bağlamda eğer TBMM seçimlerin yenilenmesi kararını son seçimlerin hemen sonrasında yani mevcut Cumhurbaşkanı'nın 2. Döneminin başında değil de sonunda ve yeni seçimlerden hemen öncesinde (yeni seçimlere bir gün, bir hafta, bir ay vs. kala) alırsa, aynı Cumhurbaşkanı'n bir kez daha adaylığı Anayasa’nın yukarıda belirttiğimiz mantığına uygun olur mu?
Tabii ki olmaz!
Yukarıda vurgulandığı üzere Anayasa’nın bu istisnayı getirmesinin tek bir mantığı var.
O da Cumhurbaşkanı'na 2. dönemini tamamlama (en azından büyük kısmını tamamlama) ve yapamadıysa bunu telafi etme imkanı sağlamak.
Anayasa'nın buradaki mantığı ve amacı aynı Cumhurbaşkanı'na neredeyse üç dönem, yani 15 yıla yakın görev yapma imkanı vermek değil.
Yani Cumhurbaşkanı'na 3 dönemi rutinleştirmek değil.
Bu çok açık.
Çünkü asıl kural en fazla iki dönem görev yapma ve iki dönemden fazla görev yapmama.
Bu da son derece açık.
O hâlde eğer parlamento, Cumhurbaşkanı'nın 2. döneminin başında değil de sonunda ve özellikle de son 1 yılında seçimleri yenileme kararı alıp bu yolla mevcut Cumhurbaşkanı'na bir dönem daha (üç dönem) kalma olanağı sağlarsa, bu durum Anayasa'nın yukarıda net biçimde belirtilen mantığına ve amacına açıkça aykırı olur.
Üç dönem değil iki dönemi korumak
Kaldı ki TBMM’nin zaten seçim döneminin sonunda, yani yeni seçimlere çok kısa süre kala seçimleri yenileme kararı alırsa bunun tek bir amacı olabilir:
O da mevcut Cumhurbaşkanı'na Anayasa'nın öngörmediği üç dönem kalma imkânı sağlamak.
Bunun daha başka bir amacı olamaz.
Bu amaç ise yukarıda açıklandığı üzere Anayasa’ya bence aykırı olur.
Çünkü Anayasa'nın buradaki amacı, Cumhurbaşkanı'na 3 dönem görev imkânı sağlamak değil.
Sadece 2 dönem kalabilme hakkını korumak.
Gerçi 2017 Anayasa değişikliğini kaleme alanların bu konuyu maalesef iyi düzenleyemedikleri de gayet açık.
Tıpkı Anayasa'nın “Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi yapılamaz.” diyen 78. maddesinde olduğu gibi burada da (yani madde 116’da) genel seçimlere bir yıl kala Meclis seçimlerin yenilenmesine karar verirse ikinci dönemindeki Cumhurbaşkanı'nın tekrar aday olamayacağı açıkça yazılsa çok daha doğru olurdu.
Maalesef bu konu iyi düzenlenmemiş.
Ama Anayasa’nın bu konudaki mantığı ve amacı da son derece açık.
Düzenlemenin kötü ve eksik olması bu yoruma engel değil.
O hâlde hiç kimse yeni seçimlere bir gün, bir hafta, bir ay kala seçimler yenilenirse mevcut Cumhurbaşkanı'nın tekrar aday olması Anayasa'ya aykırı olmaz demesin.
Aykırı olacağı çok net.
Böyle bir durumda, bu konuda karar vermeye hukuken yetkili tek merci olan YSK’nın ne karar vereceğini tahmin etmenin zor olmadığını ben de biliyorum.
Hukuku çocukların oyun hamuru gibi her istediğini istediği şekle sokmak olarak görmenin norm olmasından bıkmış biri olarak, en azından tarihe not düşmek adına kendi hukuksal yorumumu belirtmiş olayım.
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


