23 Nisan 2025 Silivri depremi: Depremden hemen sonra ne yapacağımızı biliyor muyuz?

23 Nisan 2025 Silivri depremi: Depremden hemen sonra ne yapacağımızı biliyor muyuz?

Ne yapacağımı bilmeliyim. Benim işimse yapmalıyım, başkasının işiyse hemen yapmaya çağırmalıyım, bunu yapıyorum işte. Yoksa depremden değil, tedbirsizlikten de değil, aymazlıktan, sorumsuzluktan, daha açıkçası ahmaklıktan öleceğiz

23 Nisan 2025 Silivri depremi: Depremden hemen sonra ne yapacağımızı biliyor muyuz?
Fotoğraf: Ali Alpar, 23.04.2023, 17:22

Bugün saat 12:13’te Silivri açıklarından gelen 4.0 şiddetinde bir deprem, ardından 12:49’da yine Silivri açıklarında 15 Km derinlikten gelen 6.1 şiddetinde bir deprem oldu. Hemen ardından 12:51’de Marmara Denizinden 4.7 şiddetinde bir deprem var. O saatten itibaren saat 21:14’e kadar 4.7 den büyük bir artçı yok. Bu bilgileri Kandilli Rasathanesinin web adresinden izleyebiliyoruz.

İstanbul’da şehirden çıkış trafiğinin o saatlerde tıkandığını, birçok yurttaşın evlerinden dışarı çıktığını haberlerden duyduk. Önceden bildiğimiz, ‘depremi atlattıysanız arabanıza atlayıp trafiği tıkamayın, en yakın toplanma yerine gidin, telefonla değil mesaj yoluyla haberleşin’ gibi temel bilgileri demek ki herkes bilmiyor veya hatırlamıyor.

Depremden hemen sonra ne yapacağımızı biliyor muyuz? Bu konuda açık seçik ulaşılabilir rehberler var mı?

Ne yapacağımızı öğrenmeye çalıştım.

* * *

Saat 16:30’a kadar  medyada birbirine uymayan uzman yorumları yapıldı. Kimi sunucuların yaklaşımı “söyledikleriniz bilimsel değil mi, neden farklı şeyler söylüyorsunuz?” gibi, tartışma yaptırmak şeklindeydi. Bunca yıl sonra medyadaki sunucuların artık depremlerin periyodik aralıklarla değil, belli ihtimallerle  ortalama şu kadar sıklıkla olduğunu, ihtimal kestirimlerinin de eldeki verilere göre değerlendirileceğini bilmeleri, konuklarına verilere, kanıtlara dayalı ihtimal ve tavsiyeler sormaları gerekir.

* * *

Saat 16:30. Apaçık Radyo’da 15:30 da başlayan Altın Saatler yeni bitti (Bu programın kaydını izlemenizi kuvvetle öneririm.). Açık Radyo, normal radyo yayıncılığı yasaklanmış olduğu için artık mecburen Apaçık Radyo olarak web yayını yapıyor. 1999 depremi ardından başladığı Altın Saatler programlarıyla haftada bir deprem, öncesi, sonrası kapsamında ilgili her konuda uzmanlarla konuşarak çok değerli bir bilgi kaynağı oluşturdu ve sürdürüyor. Bugün de programa Bilim Akademisi üyesi jeolog Prof. Dr. Okan Tüysüz ve tıp doktoru, ilkyardım uzmanı Dr. Ülkümen Rodoplu katıldılar. Çok küçük ihtimalle de olsa şimdi Büyük İstanbul Depremi göz ardı edilemeyeceğini, saatler geçtikçe ihtimalin iyice azalacağını öğrendik. Afetle mücadelede afet kültürünün önemini, ‘benim yapacağım bir şey yok’ tavrının hem yanlış hem de zararlı olduğunu, bir kez daha,  vurguladı uzmanlar. Depremden hemen sonra doğru bilgi ve iletişim olmazsa panik olacağının, bu yüzden zayiatın çok artacağının bir daha altını çizdiler. Hazır olmak, ilk yardım ve kurtarma, ve depremden sağ çıkma konusunda eğitimin büyük önemi de vurgulandı. Tabii eğitimde deprem konusuna yer vermek gerekli bir uzun vadeli tedbir. Ama bu eğitimi müfredata eklemek, bu konuda zorunlu ders açmak yeterli değil. O  ders saatlerinin sınav hazırlığına, test çözmeye ayrılmadan sahiden yapılması, tatbikatla yapılması, iyi anlatılması gerekir.

* * *

Saat 16:30’da biz vatandaşlara ne yapmamız gerektiği konusunda bilgi veren kaynakları aramaya başladım.

Önce AFAD web sitesine baktım. 16:30’da orada gördüğüm duyuru saat 22:30’da da aynıydı:

 

“Bugün saat 12.49'da Marmara Denizi, Silivri açıklarında 6.2 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir.  

Deprem; İstanbul, Tekirdağ, Yalova, Bursa ve Balıkesir illerimizde yoğun şekilde hissedilmiştir.

Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) devreye alınmış olup tüm afet grupları temsilcileri AFAD Başkanlık, Afet ve Acil Durum Merkezi'nde toplanmıştır. İlgili kurumlarımız tarafından yapılan saha taramaları ve 112 Acil Çağrı merkezine gelen ihbarların değerlendirilmesi sonucunda, an itibarıyla, herhangi bir can kaybı ve yıkım ihbarı bulunmamaktadır. Gelişmeleri takip ediyoruz.”

* * *

Sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Afet Koordinasyon Merkezi AKOM’a baktım. Saat 16:30’da AKOM sitesinde  Haberler altında en son ’23  Nisan 2025 hava durumu’ vardı. Ondan önceki diğer son haberler: 6 Nisan, 14 Mart, 21 Şubat tarihliydi.

Saat 21:00de konan haber İBB Bilim Kurulunun aşağıda kısaltarak aldığım değerlendirmesiydi:

“…. Bu aşamada panik ve kaygıya kapılmadan sadece yetkili çevrelerden gelen uyarıları dikkate alarak bilinçli davranmak vatandaşlarımız açısından son derece önemlidir. Sosyal medya ve benzeri mecralarda sorumsuzca yayılan spekülatif değerlendirmelere itibar edilmemelidir. …

- Yaşanan 6,2 büyüklüğündeki deprem ve artçıları, İstanbul ve Marmara Bölgesi’nin karşı karşıya olduğu deprem riskini ortadan kaldırmamıştır. Diğer yandan artçıların bir süre daha devam edeceğinin de bilinmesinde yarar vardır.

- Deprem sonucu hasarlı hale gelen binalara girilmemesi ve yetkililerin bilgilendirilmesi önemlidir.

- Depreme ilişkin yürütülen çalışmalarda, merkezi ve yerel yönetimlerin tüm ilgili birimlerinin eşgüdüm içinde çalışması etkili sonuçlar alabilmek açısından önemlidir. Benzer biçimde üniversitelerin ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının katkıları da alınmalıdır.

- Depremin yarattığı kaygıları en aza indirgemek ve spekülasyonların önüne geçmek üzere, yetkili kurumların düzenli aralıklarla kamuoyunu bilgilendirmesi de önemli olacaktır..”

Burada son depremle ilgili Bilim Kurulunun toplanmasını gerektiren değerlendirmeler var. Bunun yanında depremden hemen sonra ne yapılması / yapılmaması gerektiği üzerine standart,bilgilerin bir kısmı da var.  İşte bu ikincilerin hem AFAD hem AKOM (ve başka deprem riskli şehirlerimizin) Belediye web sitelerinde önceden, sürekli, kolay bulunur ve dikkat çeker biçimde bulunması gerekir.

Ayrıca, hem bakanlıkların hem büyükşehir ve ilçe belediyelerinin elinde hepimizin cep telefonu numaraları var.  Telefonlarımıza yerli yersiz kutlamalar, propaganda mesajları geliyor. Otomatik, önceden hazırlanmış kodlarla depremden hemen sonra bölgedeki bütün telefonlara acil bilgilerin, başta ‘telefon etmeyin, mesajlaşın’ bilgisi olmak üzere düşmesi de gerekir.

* * *

Büyük resimde İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin İstanbul halkı yararına birçok iş yapmaya çalıştığını, siyasi sebeplerle kaynaklarının kısıldığını, depremden Kanal İstanbul’a birçok konuya bilim ve teknoloji gerekleriyle değil rant için Ankara’dan müdahale edildiğini, öteden beri şehir ve bölge planlama uzmanlarına baskı ve hapis biçilirken son dönemde bizzat İBB başkanı İmamoğlu ve yardımcılarının Silivri’de tutuklu olduklarını biliyoruz. Bu bir yana her büyük bürokrasinin işleyişinde hatalar, eksikler vardır. Samimi denetlemeyle ve halkın talepkar olması, belediyenin taleplere, şikayetlere kulak vermesi ile düzeltmeler yapılır. Bu yazının odağı daha uzun vadeli sorunlar değil; sadece ‘deprem oldu ne yapmalıyım?’ sorusuna deneyerek cevap aramak.

* * *

Oturduğumuz apartmanın kapısına Kadıköy Belediyesinin 2 yıl önce yapıştırdığı deprem toplanma yeri bilgilerine baktım. Civarda bir tenis kulübüne gidilecekmiş. QR desenini cep telefonumla açtım, indirdiğim konuma Google Maps kullanarak yürüyerek gittim, 15-20 dakika mesafede. Konum o kadar hassas değil, apartmanların arasında bir yere götürüyor. Yakında verilen tenis kulübü yok, isimle aratınca bu işletmenin Üsküdar’da olduğunu görüyorsunuz. Tenis diye aratınca konuma hemen yakın başka isimde bir yer buldum. İki ayrı giriş kapısı var, işaretli değil, zor ulaşılıyor, tabela yok, ve kilitli. Toplanma yerine giremediğim için içerdeki imkânları bilmiyorum. Uzaktan kortlardan birinde tenis oynayanları gördüm. Yani bizim apartmanın kapısına Kadıköy Belediyesinin koyduğu toplanma yeri bilgisi güncel değil. Çare çok basit değil mi? Belediyede bu işle görevli birimin sık sık güncellemeleri yapması, toplanma yerlerinin bulunduğu kurum ve işletmelerin orada olduğunu açık olduğunu 24 saat bulunabilir ve ulaşılabilir olduğunu kontrol edip gereken güncellemelerini yapması gerekmez mi? Doğal görev bu, tanımlı ve yapılması gereken bir iş.

* * *

Sonra İstanbul Senin uygulamasını hatırladım. Burada da deprem toplanma yerleri bilgisi varmış. Telefonuma yeniden indirdim. Şifre istiyor. Şifremi bulamadım. Yeniden kod gönderdi telefonuma, yeni şifre tanımladım, siteye girmeye çalıştım. ‘Internet bağıntınız yok’ uyarısı aldım. Oysa aynı anda aynı telefonumla internet üzerinden başka bir çok siteye girebiliyordum. Eğer bu uygulama gerçekten deprem toplanma yerleri bilgisini de içeriyorsa herhalde şifresiz bu bilgiye ulaşabilmek gerekir.

* * *

Sonra Google ile deprem toplanma yerleri bilgisini aradım. AFAD İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü üzerinden ‘Acil durum toplanma alanları ile ilgili bilgi almak isteyen İstanbullular E-Devlet'e giriş yaparak “Acil Toplanma Alanı Sorgulama” (gerektiği)’ bilgisini edindim. TC Kimlik numaramı ve e-devlet şifremi kullanarak e-devlet kapısından girdim. “Aradığınız - Acil Toplanma Alanı Sorgulama - ile ilgili hiçbir arama sonucu mevcut değil” cevabını aldım.

* * *

Durum bu. Hem yerel yönetimlerin hem merkezi hükümetin bu çok basit ve acil ve elzem kamu hizmetini yapmaları lazım. Bunun esas sorumluluk ötekinin, öbür partinin şunun bunun estek köstek hiç bir mazereti yok. Elbette bu şehirde birçok toplanma yerinin imara ranta açıldığını, AVM yapıldığını vesaire biliyoruz. Bunların her birinin sürekli takibi lazım. Ama her birimizin gideceği toplanma yeri hâlâ orada mı? Var mı? Varsa nasıl gideriz? Bunu güncellemek ve sürekli takip etmek çok basit bir görev. İlgili bütün kurumların, her birinin; ayrıca, fazla mal göz çıkarmaz, sivil toplum örgütlerinin yapması gerekir bunu: Deprem anında vatandaşın hemen şifresiz, kolayca ulaşacağı, ve doğrudan mesajla kendisine ulaştırılan ‘şimdi ne yapacağım?’ bilgisi şart. Biz vatandaşların toplanma yeri bilgisini bulmak, doğrulamak, doğru ve güncel değilse belediyeden bu yönde hemen talepte bulunmak ve takip etmemiz iyi olur.

Ne yapacağımı bilmeliyim. Benim işimse yapmalıyım, başkasının işiyse hemen yapmaya çağırmalıyım, bunu yapıyorum işte. Yoksa depremden değil, tedbirsizlikten de değil, aymazlıktan, sorumsuzluktan daha açıkçası ahmaklıktan öleceğiz.

* * *

Şimdi akşam 22:30, ilçe belediyelerinden ve İBB’den geceyi geçirecek yurttaşlara yerler ve imkânlarla ilgili duyurular geliyor.  Çok iyi, bu saatte olması gereken bu. Ama sahiden Büyük İstanbul Depremi olsaydı, o dakikada canını kurtarıp sonra sokağa çıkıp ne yapacağını, ne yapmaması gerektiğini, nereye gideceğini bilmeyenler, bulamayanlar, yanlış yeri arayanlar ve herkes, bu yüzden çok büyük zayiat verecek çoğumuz telef olacak, saat 1630u veya 22:00yi göremeyecektik. 1999’da ve tekrar 2023’te olduğu gibi. Bir daha?


Not: Bu yazı 23 Nisan 2025 günü saat 22:30’a kadar yazıldı.

İlgili İçerikler