T24 Haber Merkezi
Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu, dün verilen mutlak butlan kararının ardından bugün telefonda görüştü. Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, "Görüşmede Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, en uygun zamanda partiyi kurultaya götürmek istediğini söyledi. Özgür Özel de bu durumu memnuniyetle karşıladığını arkadaşlarıyla değerlendirme yapacaklarını söyledi" açıklaması yaptı. CHP kaynaklarından alınan bilgiye göre ise Özel, karara karşı büyük bir öfke olduğunu ve olabilecek en erken tarihe kurultay kararı alınmasının ihtiyaç olduğunu ifade etti. Özel'in "Partililerin ve halkın bu beklentisi benim de net talebimdir, bu konuda bir tavizim olamaz" dediği öğrenilirken Kılıçdaroğlu bunun üzerine kendisinin de "en uygun" zamanda kurultaya götürme niyetinin olduğunu söyledi. Özel'in de "en erken" zamanın altını çizdiği belirtildi.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Kılıçdaroğlu'nun CHP'lilerle ve milletvekilleriyle görüştüğünü aktaran Sönmez, şu an için Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli ile bir görüşme planı olmadığını kaydetti.
Mutlak butlan kararının dün açıklanmasının ardından Kemal Kılıçdaroğlu'nun aradığı Özgür Özel, telefona dönmediğini duyurmuştu. Bugün yeniden açıklama yapan Özel, Kılıçdaroğlu'nu aradığını ancak telefonunun kapalı olduğunu söyledi.
Özel ve Kılıçdaroğlu'nun akşam saatlerinde telefonda görüştüğü öğrenildi. Görüşmenin ardından açıklama yapan Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Sönmez, şunları söyledi:
"Bugün Müsavat Dervişoğlu, parti sözcüsü diye telaffuz etti beni. Ben basın danışmanıyım. Sayın Kılıçdaroğlu'nun herhangi bir görüşme takvimi yok. Sayın Kılıçdaroğlu, CHP milletvekilleriyle, belediye başkanlarıyla, PM üyeleriyle, il-ilçe başkanlarıyla görüşüyor. Ne sayın Cumhurbaşkanı ile ne Sayın Bahçeli ile görüşmesi planlanmadı.
Sayın Özel ve Sayın Kılıçdaroğlu arasındaki telefon görüşmesi gerçekleşti. Görüşmede de Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, en uygun zamanda partiyi kurultaya götürmek istediğini söyledi. Özgür Özel de bu durumu memnuniyetle karşıladığını arkadaşlarıyla değerlendirme yapacaklarını söyledi."
Özel, butlanın büyük öfke yarattığını söyledi
ANKA'NIN CHP Genel Merkezi'ne yakın kaynaklardan aldığı bilgilere göre ise Özel, mutlak butlan kararının ardından partililerde ve vatandaşlarda çok büyük bir öfke olduğunu, bu nedenle bir an önce olağanüstü kurultay kararı alınması gerektiğini iletti.
Özel, tüm siyasi partilerin, sendikaların, meslek odalarının, sivil toplum örgütlerinin, baroların kararı hukuksuz bulduğunu belirterek, olabilecek en erken tarihe kurultay kararı alınmasının ihtiyaç olduğunu ifade etti.
"Bu konuda bir tavizim olamaz"
Özel'in "Partililerin ve halkın bu beklentisi benim de net talebimdir, bu konuda bir tavizim olamaz" dediği öğrenilirken Kılıçdaroğlu bunun üzerine kendisinin de "en uygun" zamanda kurultaya götürme niyetinin olduğunu söyledi. Özel'in de "en uygun" zamanın "en erken" zaman olduğunun altını çizdiği belirtildi.
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU YAZDI - Mutlak butlan gündemi: Kılıçdaroğlu ve ekibi nasıl dönecek, CHP bölünecek mi, Özgür Özel yeni parti kuracak mı?
YSK, itirazı reddetti
Öte yandan YSK, CHP'nin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin “mutlak butlan” ve ihtiyati tedbir kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunu reddetti. Ret kararının ardından YSK Başkanı açıkklama yapan Serdar Mutta, "Karar oy birliği ile alındı. Gerekçesi bilahare açıklanacak" ifadelerini kullandı.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nden CHP'nin tedbir kararına yaptığı itiraza da ret kararı gelmişti. Tedbir kararının kaldırılması Yargıtay sürecinde de Özgür Özel ve yönetiminin CHP'nin başında kalması anlamına gelecekti. İtirazın reddedilmesiyle bu olasılık ortadan kalkmış oldu.
Kılıçdaroğlu adına avukat Kadri Gökhan Sultan ve Onur Yusuf Üregen, CHP kurultayı hakkında mutlak butlan kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'ne başvurdu.
Başvuruda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, mutlak butlan kararına karşı sunulan temyiz dilekçesinde, kararın esası yönünden bozma talebinde bulunulduğu, ayrıca ihtiyati tedbirin kaldırılmasının da istendiği belirtildi.
Özel'den Yargıtay'a başvuru
İstinafın mutlak butlan kararına karşı yapılan ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatlarının geri çektiği temyiz başvurusu da Özgür Özel adına yeniden yapıldı. Dilekçede, "Tedbir kararının verilmesiyle amaçlanan CHP'nin mahkeme eliyle yönetilmesidir. Yargının araçsallaştırılarak, parti iradesine müdahale edilmesi Anayasa'nın ruhuna aykırıdır. Tedbir kararı, bizzat telafisi imkânsız zararlar doğurmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi delegesinin iradesine dışarıdan müdahalede bulunulmuştur. Esas olan siyasi partilerin kongreleri eliyle yönetilmesidir. Her ne kadar bu durumda dahi bir olağanüstü kurultay şartı gerçekleştirildiğinde bunu yapmak zorunlu olacaksa da eldeki karar muğlaklığı bakımından siyasi kriz yaratmaya muktedirdir" denildi.
Dilekçede, "Yargılamanın çok uzun sürmesi halinde seçilmişlerin değil, mahkemece belirlenmiş kişilerin yıllarca partiyi yönetmesi olasılığı doğmuştur. Siyasi partiler siyasi kararlar alırlar. Bu anlamsız tedbir kararıyla, parti içi ve ülke siyasetine dönük kararları, mahkemenin atadığı kişilerin alması beklenmektedir." ifadelerine yer verildi.
CHP davasında 'mutlak butlan' kararı çıktı, gözler önümüzdeki süreçte: Şimdi ne olacak?
Mutlak butlan nedir?Türk Dil Kurumu'na göre butlan, Arapça kökenli bir sözcük ve geçersizlik anlamına geliyor. Hukukta, hukuki işlemlerdeki geçersizlik türlerinden biri olarak tanımlanıyor. BBC Türkçe'ye konuşan avukat ve Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Umut Yeniocak, bu kavramı açıklarken önce hukuki işlemin ne demek olduğunu anlatıyor. Hukuki işlemin, bir hukuki sonucun ortaya çıkmasına yönelik olarak ortaya çıkan hukuki irade beyanı olduğunu söyleyen Yeniocak örnek veriyor: "Bir şeyi satın almak için yaptığınız sözleşme ya da bir dernek, şirket ya da siyasi parti genel kurulunda alınan kararların her biri birer hukuki işlemdir." Bir hukuki işlemin amaçlanan hukuki sonuçları doğurması için geçerlilik şartlarını taşımasının, yani en geniş ifadeyle hukuka uygun olmasının arandığını belirten Prof. Dr. Yeniocak, geçerlilik şartlarından birinin eksik olması durumunda işlemin geçersiz olacağını belirtiyor. İşlemin geçersiz olmasıyla da beklenen hukuki sonuç gerçekleşmiyor. Hukuki işlemlerde geçersizliğe sebep olarak ise yokluk, mutlak butlan, iptal edilebilirlik gibi gerekçeler öne çıkıyor. "Kesin hükümsüzlük"Prof. Dr. Yeniocak mutlak butlanın daha anlaşılır ifadeyle hukuken kesin hükümsüzlük demek olduğunu, zaten yeni kanunda da daha çok bu ikinci kavramın tercih edildiğini belirtiyor. Terimin anlaşılabilmesi için gündelik hayattaki bir olaydan örnek veriyor: "Önünüzde bir sözleşme bulunuyor. Tarafların bu sözleşmeyi yapma iradesi var ve imza da atmışlar. Fakat kanunen yerine getirmeleri gereken bir koşulu yerine getirmemişler. Mesela taraflar, noterde yapılması gereken bir sözleşmeyi kendi aralarında yapmışlar. İşte burada bir mutlak butlan yani kesin hükümsüzlük durumu olur. Dolayısıyla ortadaki sözleşme geçerli olmaz." Aile hukukunda da varMutlak butlan, aile hukukundan idare hukukuna, borçlar hukukundan ticaret hukukuna kadar farklı hukuk alanlarının konusu. Örneğin açılan dava sonucunda, eşlerden birinin evlenme sırasında başka biriyle evli olması, eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunmasının da aralarında bulunduğu çeşitli nedenlerle evlilikler, mutlak butlanla geçersiz olabiliyor. Prof. Dr. Yeniocak, CHP kurultayı ile ilgili davadaki mutlak butlan tartışmasını ise genel hatlarıyla şöyle özetliyor: "Burada 'mutlak butlan var' demek, genel kurul yapılmış ve bir karar alınmış olsa da geçerlilik şartlarında eksiklik olduğu için bunun geçersiz olması demek." Eski Yargıtay Savcısı Eminağaoğlu: Karar temyiz edilmemeli, süreç uzarEski Yargıtay Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu, T24 için kaleme aldığı ve süreci analiz ettiği yazısında kararın temyiz edilmesi ve hızlıca kurultaya gidilmesi gerektiğini belirtmişti. Eminağaoğlu, şöyle yazmıştı: "Karar temyiz edilmemeli, Parti avukatları (temyiz etmiş olsalar bile) temyizden vazgeçmelidir. 38. kurultay organları görevden el çektirilmekle, kararı temyiz etme imza yetkisi, artık 37. kurultayda seçilen genel başkana veya hukuken partiyi temsil eden parti avukatlarına aittir. Parti avukatları bu yetkiyi kullanmalıdır. Parti avukatları, bu yetkiyi imza sahibinin/asilin (37. kurultay genel başkanının) iradesine aykırı olarak kullanamaz ise de, amaç 38. kurultayın yenilenmesi olduğuna göre, 37. kurultayda seçilip göreve döndürülenler, biz kararın hemen kesinleşmesi ve bu yolla hemen yapılacak bir 38. kurultaya hayır diyoruz, 38. kurultaya gitmiyor, kaçıyor, uzak duruyoruz, diyemez. Diyenlere, siyasi de, hukuki de sonuçları söz konusu olacaktır. Öyle bir durumda uzayacak belirsizlik ve bunun yol açacağı kaos halinden, delege de, üyeler de, herkes de, sandıkta hesabını sorar. (...) Bu kararlara karşı temyiz yolu açıktır. Bu nedenle temyizden geçerek onanması yoluyla ya da temyizden vazgeçilmesi yoluyla, bu kararın kesinleşmesi sağlanarak, iptal kararı ancak uygulanabilir. Bir an için tedbir kararı gündeme gelse bile, böyle bir durumda esasa hükmedilen iptal kararı 'kesinleşip uygulanabilir hale gelmiş gibi' tedbir kararı verilemeyeceğinden, hukuken hiçbir şekilde önceki yönetimdekilere tedbiren görev verilemez. Mahkeme, kesinleşme yani temyiz sürecini bertaraf edip, karar kesinleşmiş de uygulanacakmış gibi önceki yönetimdekileri göreve döndürür nitelikte tedbir kararı vermiştir. Bir an için tedbir kararı verilme koşullarının oluştuğu düşünülecek olsa bile, bu kişiler karar kesinleşene kadar 37. kurultay genel merkez organlarında olmayan kişilerden olabilir. Ancak ortaya çıkmış, hukuka aykırı da olsa, geçerli bir tedbir kararı söz konusu. İtiraz sadece temyiz yoluna gidilerek Yargıtay'a yapılabilir. Diploma davasındaki kararlar hatırlanırsa, yargı yoluyla bu müdahalelerin yaşandığı bir ülkede, tedbir kararına yapılacak itirazda, Yargıtay “bu itirazın temyiz incelemesi sırasında değerlendirilmesi” diyerek ya da bu da denilmeden itirazın reddi yoluna gidecektir. İtirazın yapıldığı anlaşılmış olup, itiraz Yargıtay’ca öncelikle görüşecek konulardandır. İtirazdan sonuç bekleyerek, karar temyiz edilince, bu durumda kararın kesinleşmesi de ve tedbirin geçerliliği, dolayısıyla geçici yönetimin görevi de, partideki ikili yapının varlığı da uzayacaktır." |


