Eskişehir'deki yangınla mücadele ederken hayatını kaybeden 10 kişi: İsimleri, hayat hikâyeleri ve o an yaşananlar...

Eskişehir'deki yangınla mücadele ederken hayatını kaybeden 10 kişi: İsimleri, hayat hikâyeleri ve o an yaşananlar...

adli tıp

T24 Haber Merkezi

Eskişehir Seyitgazi'de orman yangınına müdahale eden 19 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü dün alevlerin arasında kaldı. 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü hayatını kaybetti. 7 yaralıdan birinin tedavisi yoğun bakımda devam ederken, yaşamını yitirenlerin cesetleri Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. 24 yaşındaki AKUT gönüllüsü Bayram Eren Arslan'ın babası, oğlunun Adıyaman yangınında da gönüllü olduğunu anlattı. Yaklaşık bir ay önce Kırka Orman İşletme Şefliği'nde göreve başlayan Tolunay Kocaman'ın da 14 Temmuz'da evlendiği, balayından 3 gün önce döndüğü öğrenildi.

ABONE OL

Eskişehir'de orman yangınına müdahale eden 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü 10 kişi hayatını kaybetti; soruşturma başlatıldı!

Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde başlayan ve Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesi Sarıcaova köyü yakınlarına ulaşan orman yangınına müdahale sırasında ekipler aniden parlayan alevlerin arasında kaldı. Alevlerin beklenmedik şekilde yön değiştirmesi yangın ekiplerini zor durumda bıraktı. 5 orman işçisi ve 6 sivil toplum gönüllüsü yakındaki bir mağaraya sığındı. Ancak tekrar yön değiştiren yangının arasında kalan 10 orman işçisi hayatını kaybetti. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Eskişehir’de başlayan yangında 19 orman çalışanı, 5 AKUT mensubu toplam 24 kişi yangının içerisinde kaldı. 14’ü tedavi altına alınırken, 5 orman çalışanı ve 5 AKUT çalışanı hayatını kaybetti” dedi.

İsimleri belli oldu 

Yangında hayatını kaybedenlerin isimleri şöyle açıklandı:

  • Sercan Utmi
  • Hilmi Şahin
  • Eyüp Dereli
  • Tolunay Kocaman
  • Enes Kızılyel
  • Muharrem Can
  • İlker Onarıcı
  • Tekin Enes Sarıyıldız
  • Bayram Eren Arslan
  • Alperen Özcan
  •  

Naaşları kimlik tespiti ve DNA incelemesi için Ankara'ya götürüldü

Yangında hayatını kaybedenlerin naaşları kimlik tespiti ve DNA incelemesi için Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'na götürüldü.

Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı önünde bekleyen çok sayıda yakın ve AKUT görevlileri, gözyaşlarına boğuldu.

Kimlik tespiti ve DNA incelemesinin tamamlanmasının ardından cenazeler, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığından ailelere teslim edildi.

Ekip lideri o anları anlattı 

Yangından; Odunpazarı Belediyesi Arama Kurtarma (OBAK) ekibinin son anda ayrıldığı ortaya çıktı.

OBAK ekip lideri Ercan Temel, yaptığı açıklamada, söz konusu ekibin kendilerine yakın alanda yangına müdahale ettiğini anlattı.

İçinde bulunduğu ekibin de aynı bölgede alevlerle mücadele ettiğini belirten Temel, "Biz yukarıdan gelirken onlar bir aşağıdaki arazözdeydiler. 'Gidelim' dedik, onlar orada müdahale ediyorlardı. Yukarıya doğru kaçmaya çalışmışlar, orada vefat etmişler" diye konuştu.

Akut gönüllüsünün babası anlattı: Adıyaman depremine de koşmuştu

Hayatını kaybeden 24 yaşındaki AKUT gönüllüsü Bayram Eren Arslan'ın babası ve amcası, Arslan'ın Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde de vatandaşların yardımına koştuğunu söyledi.

Baba Arslan, "AKUT gönüllüsü değildi, AKUT sevdalısıydı, AKUT aşığıydı. Keçi kayboluyor, insan kayboluyor gidiyordu. En son Adıyaman depremine gitti. Bir ay sonra geldi, elleri tırnakları mosmordu. Oğlum 'biraz dinlen' dedim. İki gün üç gün durdu, tekrar gitti. Durmuyordu yani, evde durmuyordu" dedi.

Acil durumlarda kendilerine haber vermeden hızlıca olay yerine gittiğini belirten Gürsel Arslan, "Tabii, bize haber yok. Basar saniyesinde gider, çünkü bize haber verirse dakika kaybediyor. Bastı gitti. Ulaşmaya çalıştık, ulaşamadık" diye konuştu.

Oğluyla en son pazar akşamı görüştüğünü ifade eden Arslan, yardımsever bir oğlu olduğu için gururlu olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Gerçekten ciddi anlamda gurur veriyor bana. Dün akşam kızımla konuştum. 'Baba niye ağlıyorsun, abim cennete gitti.' dedi. 'Bak kuşları kurtardı, ağaçları kurtardı, Adıyaman'daki depreme gitti, niye ağlıyorsun ki?' dedi. Yani 16 yaşındaki kızım benden metanetli ama biz duramıyoruz işte."

Amcası Aydın Arslan ise yeğeninin doğa, hayvan ve insan sevgisiyle dolu olduğunu belirterek, "24 yaşında, 2000 doğumlu, gönüllüydü. Depremde gitti, Marmaris'e gitti. İnsan sever, doğa sever, hayvanseverdi." ifadelerini kullandı.

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici de sosyal medya hesabından baba Gürsel Arslan'ı Hürriyet'ten tandığını belirterek şu paylaşımı yaptı:

"Daha dün gibi, Eren küçük bir çocuktu. Hürriyet’e geldiğinde görüyordum; sonra büyüdü; zeki, aydınlık bir genç oldu. Ona baktıkça, babası, arkadaşımız Gürsel Arslan’ın gözleri parlıyordu sevgiden. Eren’in AKUT gönüllüsü olarak oradan oraya koşturmasından hem gurur duyuyordu, hem de endişe. Maalesef Eren, Eskişehir’deki orman yangınında yaşamını kaybeden 10 insanımızdan biri oldu. Üzüntü duyuyorum. Ama bir o kadar da tepkiliyim; yine sorumlular bulunmayacak, yine bildik konuşmalar yapılacak. Ve sevgili Gürsel acısıyla baş başa kalacak…" 

 10 gün önce evlenmiş, 3 gün önce balayından dönmüş 

Yaklaşık bir ay önce Kırka Orman İşletme Şefliği'nde göreve başladığı belirtilen ve 14 Temmuz'da evlenen, Tolunay Kocaman'ın, eşi Burcu Kocaman ile 3 gün önce balayından döndüğü öğrenildi.

Yangında hayatını kaybeden Tolunay Kocaman'ın çocukluk arkadaşı ve komşusu olan Eti Maden İşletmeleri itfaiyesinde görevli Arif Taş, AA muhabirine, 3 gün önce balayından dönen arkadaşının iki gün önce Bilecik'teki orman yangınına gittiğini ancak Eskişehir'deki yangın için aynı gün döndüğünü söyledi.

Seyitgazi ilçesindeki orman yangınının ilk günü birlikte görev yaptıklarını anlatan Taş, şöyle konuştu:

"Yaklaşık 1 ay önce göreve başlamıştı. Şehit olduğu gün, öğleden sonra yangın bölgesine erzak yardımı götürdüm. Tolunay geldi su takviyesi almak için. Aracından neşeyle indi. Hatta 'Açılın Tolunay geldi' dedi. Birbirimize sarıldık. Bana 'Seni bugün göremedim' dedi. Ona su verdim. Arabadaki biraz erzak vardı. Ona 'Acıkırsan yersin' diyerek verdim. Son anılarımızmış. Yangın sırasında telefonla da bir görüşme sağladık. Birbirimize bölgelerimizi sorduk. Bölgesindeki yangının çok kötü olduğunu söyledi. Çok korkusuz biriydi. 'Ben yaparım ederim" derdi."

TUSAŞ mühendisi, depremden birkaç kişiyi enkazdan çıkarmış 

Hayatını kaybeden bir diğer AKUT gönüllüsü 42 yaşındaki Muharrem Can’ın, "her felakete gönüllü olarak koştuğu ve afete müdahale için elinden geleni yaptığı" belirtildi.

Öte yandan gözyaşları içinde babaevinde taziyeleri kabul eden Can'ın ablası Saliha Kırbaş, kardeşinin vatanı için her şeyi yaptığını söyledi.

Ülkede meydana gelen tüm felaketlere kardeşinin yardım için koştuğunu vurgulayan abla Saliha Kırbaş, "Deprem demedi, sel demedi, yangın demedi hep koştu. Almanya'dan, iş teklifi geldi ancak 'Ben vatanım için çalışacağım.' dedi. Vatanını çok severdi, o şehit gitti ama içimizi de yaktı gitti" diye konuştu.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayiinde (TUSAŞ) mühendis olarak çalıştığı öğrenilen Can'ın 3 gündür Eskişehir'deki alevleri söndürmek için mücadele ettiği, AKUT gönüllüsü olarak Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay'da da birkaç kişiyi canlı olarak enkazdan çıkardığı öğrenildi.

Hayatını kaybeden iki orman işçisi, aynı gün işe başlamış 

Denizlili orman işçisi Sercan Ütni ve Hilmi Şahin'in de 3 yıl önce aynı gün işe başladıkları öğrenildi.

23 Ağustos 2022'de aynı gün birlikte işe başlayan orman işçileri, 22 Temmuz Salı günü yangına destek amacıyla gittikleri Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesindeki yangın bölgesinde hayatını kaybetti. 

Eskere Orman İşletme Müdürlüğü çalışanı Muhammet İlke, "Çok üzüldük, canımız yandı. İçimizde feryatlar kopuyor. Arkadaşlarımız çok iyi insanlardı." diye konuştu.

Hilmi Şahin - Sercan Ütni 

Orman işçisi Ramazan Kazan, ailelerinden çok mesai arkadaşlarıyla zaman geçirdiklerini belirterek, "İlk haber geldiğinde aileleri de buradaydı. Onlara bir şey diyemedik. Ailelerinin yüzüne bakamadık. İyi günde kötü günde birlikteydik. Acımız çok büyük. Üzüntülerimize rağmen yeşil vatanı korumak için 7 gün 24 saat burada nöbetimizi tutuyoruz.Dışarıdan bakıldığında kolay bir iş gibi gözüküyor. Ancak riski yüksek bir görevi yerine getiriyoruz. Arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyoruz. Mekanları cennet olsun" dedi.

Hayatını kaybeden Hilmi Şahin'in nöbet sırasında birlikte aynı odayı paylaştığı arkadaşı Veli Yılmaz ise derin bir üzüntü içinde olduğunu belirterek, "Hilmi ile birlikte kalıyorduk, benim anaokulundan beri arkadaşımdı. Birlikte büyüdük. Acımız, hüznümüz büyük. Yangınlara giderken eğlenceli gidiyorduk. Eğlenceli şekilde gittiler ama acı haberleri geldi. Her şeye rağmen yeşil vatan nöbetini tutmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Babasına, "Bir sıkıntı yok, iyiyiz" demiş

Hayatını kaybeden dozer operatörü 37 yaşındaki Eyüp Dereli'nin de 5 yıldır orman işçisi olduğu, evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenildi. Dereli'nin babası Salih Dereli, gazetecilere, oğlunun ikiz kardeşi olduğunu söyledi.

Oğlunun işini çok severek yaptığını anlatan baba Dereli, şöyle konuştu:

"İki dozer birden yanmış orada, iki operatör kurtulamamışlar. Bir oğlu, bir kızı vardı. İşine sadık, çok severek yapıyordu. Pazar günü görüşmüştük. Annesiyle köye gelmişti. Mihalıççık'ta oturuyordu, annesi de yanındaydı. Ben de köyde bekliyordum. Pazartesi aradık, konuştum yangındayken. 'Bir sıkıntı yok baba, iyiyiz. 3-4 dozerle arazözlere yol açıyoruz.' dedi. Telefonlar çekmiyordu. 'Ara oğlum, ara sıra.' dedim ama arayamadı."

 

İlgili İçerikler