Özgür Özel’den “İmamoğlu’na casusluk soruşturması” çıkışı: Bize sorulacak her soruyu önce Erdoğan’a ve bakanlarına soracaksınız!

Özgür Özel’den “İmamoğlu’na casusluk soruşturması” çıkışı: Bize sorulacak her soruyu önce Erdoğan’a ve bakanlarına soracaksınız!

T24 Haber Merkezi 

CHP, partisinin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "casusluk" soruşturması kapsamında ifadesi alınmak üzere getirildiği Çağlayan Adliyesi önünde miting düzenledi. CHP lideri Özgür Özel, burada yaptığı konuşmada söz konusu suçlamalara tepki göstererek iktidara yüklendi, "Bizim arkadaşlarımıza burada attıkları suç güya hepinizin kişisel verileriymiş, yabancı devletlerin eline geçmiş... Gidin de Ankara Ağır Ceza 23 ve bilhassa 28'deki dosyalara bakın. Hakan Fidan, MİT'teki tüm bilgileri çaldırmış! Bize sorulacak her soruyu önce Erdoğan’a ve bakanlarına soracaksınız!" ifadelerini kullandı. "Hırsız dediler olmadı, yolsuz dediler olmadı teröre destek dediler olmadı. Şimdi son çare casus dediler yazıklar olsun" diyerek soruşturmaya tepki gösteren CHP lideri, dosyanın kilit ismi Hüseyin Gün'ün "itirafçı" olduğunu ve "İngiliz ajanıyım" dediğini duyurdu. Özel, "Vallahi İngiliz istihbaratıyla Suriye’de çalışan, Suriye rejimi için plan yapan, İngiliz istihbaratının çizdiği plana göre ‘Suriye’de olan bitenden haberim vardı’ deyip de hava yapan değilim. İngiliz istihbaratıyla çalışmaya biz değil, AK Partililer alışıktır" diye konuştu.

ABONE OL

Vatandaşları birlik ve dayanışma için Çağlayan Adliyesi önüne çağıran CHP lideri Özel, "Gönlü burada olanlara sesleniyorum; ‘Susmamak lazım’ diyenlere, ‘Mücadele etmek lazım’ diyenlere, ezilenlere, geçinemeyenler, barınamayanlara sesleniyorum: Burada direniyoruz. Buraya gelin, bizimle birlikte olun" diye seslendi.

CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında başlatılan “casusluk” soruşturması kapsamında, bugün Çağlayan Adliyesi’nde ifade verecek. 19 Mart’ta gözaltına alınıp 23 Mart’ta tutuklanan İmamoğlu, Silivri’deki Marmara Cezaevi’nden yedi ay sonra ilk kez çıktı.

CANLI | İmamoğlu “casusluk” soruşturması kapsamında ifade verecek: CHP Çağlayan Adliyesi önünde miting düzenliyor…

İmamoğlu'nun ifade vermesi beklenirken CHP, Çağlayan Adliyesi önünde miting düzenlendi. 

Burada açıklamalarda bulunun CHP lideri Özel şunları kaydetti:

“Bugün Ekrem Başkan’a yeni sorular sormak, soru değil, başsavcılığın kendi itirafıdır!”

“Bizim burada olmamız, Ekrem Başkan’a atılan yeni bir iftira yüzünden. Ancak bu iftiraya, bu yalana ne gerek var? Şundan gerek duyuyorlar: ‘Hırsız’ dediler, olmadı. ‘Yolsuz’ dediler, olmadı. ‘Teröre destek’ dediler, olmadı. Şimdi son çare ‘casus’ demeye kalktılar. Yazıklar olsun. Ama Ekrem Başkan’ı kendi davasına, kendini savunmaya götürmeyenler, buna izin vermeyenler bir pazar günü saat 11.00’de Çağlayan Adliyesi’ne getirip ona sorular soracaklarmış. Şimdi şunu çok açıkça görelim: Bugün Ekrem Başkan’a yeni sorular sormak, soru değil, başsavcılığın kendi itirafıdır. Onun itirafı; ‘Diplomaya saldırdım geri tepti. ‘Yolsuzluk’ dedim, geri tepti. ‘Terör’ dedim, geri tepti. ‘Çaresizim, çaresizim, çaresizim’ diyor başsavcı.

“Bu koca binayı Ekrem Başkan’a ve arkadaşlarına son iftira için rezerve ettiler!”

“Ekrem Başkan’ın bir pazar günü ıssızlığında, adliyenin pazar günü olan diğer olabilecek her şeyini de durdurup bu koca binayı Ekrem Başkan’a ve arkadaşlarına son iftira için rezerve edenlere karşı ‘Çağlayan’da olacağım’ dedim ve sizleri arkadaşlarımla birlikte Çağlayan Adliyesi‘nin önüne davet ettim. Vakit kaybetmeden İstanbul Valiliği ‘Hem Şişli’de, hem kağıthane’de ve etraftaki bütün ilçelerde eylem yasağı var’ dedi, ‘Çıkamazsınız, toplanmazsınız, gelemezsiniz’ dedi. Büyük bir algı yönetimi ile buraya ulaşılamayacağını, buraya bir Allah’ın kulunun sokulamayacağını, girilemeyeceğini söylediler. İşte siz yüreğinizdeki mücadele azmi ile Ekrem Başkan’a yoldaşlığınızla, demokratlığınızla bu engelleri tanımadınız, buradasınız.

“İstanbul’u buraya bekliyoruz”

“Şimdi buradan İstanbul’a sesleniyoruz: Bakın bu meydana, bu meydan korkmayanların, yılmayanların, evde tek başına oturmayanların, korkuyu evde bırakanların meydanıdır. Zordur, güçtür ama imkânsız değildir. Bu meydan İstanbul’u çağırıyor. Kalkın ve mücadele için Çağlayan’a akın. Sizi bekliyoruz, İstanbul buraya. Bu meydan İstanbul’da tanıdığı herkesi arasın, mesaj atsın. Buraya nasıl ulaştığını anlatsın. İçeride bu sorgu, bu zulüm, bu baskı sürdükçe biz de demokratik bir şekilde kimseye zarar vermeden ama haysiyetimizi de ezdirmeden mücadele edeceğiz. İstanbul’u buraya bekliyoruz. Gönlü burada olanlara sesleniyorum; ‘Susmamak lazım’ diyenlere, ‘Mücadele etmek lazım’ diyenlere, ezilenlere, geçinemeyenler, barınamayanlara sesleniyorum: Burada direniyoruz. Buraya gelin, bizimle birlikte olun.

Kayyım atanan TELE1’e destek: Özgür basın susturulamaz, onlara sonuna kadar sahip çıkacağız

“Değerli İstanbullular, bugün bambaşka bir sürecin, bambaşka bir evresindeyiz. Aslında bakarsanız sesimizi duyuran, meydanları gören, bu otobüsü çarşamba akşamları canlı yayınlayan üç kanalımız var. Bunlardan birine, Tele1’e bu mevzuyla ilişkilendirerek Sayın Merdan Yanardağ’ı… Hem de kanal kendinin değil, oğlununken; hem de yalan, iftira ama velev ki dediği mevzu olsa el koyma işlemi için mevzuyla alakalı olmak varken; kameralara, kayıt cihazlarına, canlı yayın araçlarına el koyup o kanaldan normal yayına engel olup belgesel yayınlattıranlara, o kanala TMSF eliyle Yeni Şafak yazarını kayyım diye atayanlara yazıklar olsun. Ey Tayyip Erdoğan verdiğin talimatla çetenin reisi ne iş yapıyor? Muhalif kanallara el koymak için punduna getiriyor, bir şekilde Tele1 kanalına el koymaya kalkıyor. İlk geceden itibaren il başkanımız, genel başkan yardımcılarımız, milletvekillerimiz iki gündür Tele1’de dayanışma gösteriyorlar. Sizler de gösteriyorsunuz. Bu mücadeleyi bırakmayacağız. Merdan Yanardağ’ı, Tele1 emekçilerini yalnız bırakmayacağız. Özgür basın susturulamaz, onlara sonuna kadar sahip çıkacağız.

"İmamoğlu'nun casuslukla suçlanması bir itiraftır. Yolsuzluk dediler geri tepti, terör dediler geri tepti. Şimdi de casusluk diyorlar. Bu bir itiraftır. Çaresizim diyor başsavcı, çaresizim.

"Bugün Ekrem başkana attıkları iftiralar geri döndüğü için hele ki Erdoğan tutuksuz yargılanmışken şimdi daha hakkında iddianame bile yazılmayan, yazılamayan Ekrem Başkan ve arkadaşlarımızı yakında mahkeme karşısına çıkarmak zorundalar. Bahçeli ve aklı başında siyasetçiler iddianame lazım diyor. Geçtiğimiz günlerde 500 sayfalık iddianame saatler içinde çöp oldu. O iddianameyi bekliyoruz ki bugüne kadar atılan iftiraların nasıl çöktüğünü, yapılanların bir algı operasyonu olduğunu dosta, dost olmayana gösterelim.

“FETÖ de böyle yapardı, kumpaslar ortaya çıktı”

“Nasıl geçmişte her şeyi denerler, sonra başka bir şey bulamayınca FETÖ’cüler ‘casusluk’ derlerdi. Şimdi de son çare, iddianame mahkemeye geçip, tutukluluk hakimin bileceği bir iş haline geldiğinde başka bir dosyadan aylarca tutabilmek için şimdi böyle bir iddiada bulunuyorlar. 19 Mart darbesinin başındaki bunlara demiş ki ‘Haydi bakalım Akın, Ekrem İmamoğlu‘nu gelecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar içeride tut.’ O da ‘ahtapot’ dedi, ‘yüzyılın yolsuzluğu’ dedi; altındaki savcılara verdi gazı. Ama en sonunda baltayı taşa vurdular. İddianame olmuyor. Boşa koyuyorlar dolmuyor, doluya koyuyorlar almıyor. Durum böyle olunca dediler ki ‘Biz bunu verirsek hakim ‘tutuksuz yargılama’ der. Kanıtlar toplanacak, kanıt yok. İtiraflar var, iftira itiraftan bin kat çok. Suç bakıyorsun, ispat yok. Ekrem Başkan’ın hiç biriyle alakası yok. Bunu görünce, mahkemeye verince artık karışamıyor bunlar, mahkeme salıverir diye korkup yeni suç icat etmeye kalktılar. Tutup ‘casusluk suçu’ diye bir şey icat ettiler. Bu FETÖ de böyle yapardı. Ben İzmir Askeri Casusluk’u biliyorum, İstanbul Askeri Casusluk’u biliyorum. O günlerde kahraman askerlerin kişisel namuslarına fuhuş, mesleki namuslarına casus lekesi sürüyorlardı. Herkes bu iddialara okuyup okuyup gülüyordu. Meclis’te çıktım, AK Partililere ‘Bu askerlerin namuslarına kendi namusum kadar kefilim’ dedim o gün. Bunlar geçti, yalan, kumpas olduğu çıktı. Kavala‘ya serbest kaldığı gün ‘casus’ dediler, casusluktan yargılayıp beraat ettirip o sırada başka dava açıp zamanı öldürdüler. Burada yapılan iş de tamamen zamana, algıya yönelik olan ve mevcut davanın çöktüğünü, perişan olduğunu, atılanların iftira olduğunu itiraf eden bir süreçtir.

“İngiliz istihbaratıyla çalışmaya onlar Ak Partililer alışıktır”

“Bugün biraz önce yukarıda öğrendik ki hani ‘Necati Özkan’la birlikte bilgileri sızdırdı’ deyip de Necati Özkan’ın ‘2019 seçiminden sonra bir kez gördüm. Sosyal medya analizi satmaya geldi ve almadık gitti. Bir daha görmedim’ dediği kişi, Ekrem Başkan’la ilişkilendirmeye çalıştıkları kişi biraz önce itirafçı olmuş, ‘İngiliz ajanıyım ben’ demiş. Vallahi İngiliz istihbaratıyla Suriye’de çalışan, Suriye rejimi için plan yapan, İngiliz istihbaratının çizdiği plana göre ‘Suriye’de olan bitenden haberim vardı’ deyip de hava yapan değilim. İngiliz istihbaratıyla çalışmaya biz değil, AK Partililer alışıktır. İtirafçı olan kişi, buradan açıklıyorum; Hüseyin Gün, 4 Temmuz’da tutuklanmış, Silivri’de dururken alınmış, Ankara Sincan’a götürülmüş. Aylarca Ankara’da tutulmuş. Kendisiyle birçok görüşmeler yapılmış. Sonra dönmüş gelmiş burada sorgulanmış. Daha ilk gün itirafçı olacakmış. Buradan açık açık söylüyoruz. Bizim arkadaşlarımıza burada attıkları suç, güya ‘İstanbul Senin’le toplanan veriler, hepinizin kişisel verileriymiş. Yabancı devletlerin eline geçmiş. Be Allah’ın adamları gidin de Ankara Ağır Ceza 23, bilhassa ağır ceza 28, 33’üncü mahkemelerde ve 27’nci idare mahkemesindeki dosyalara bakın. Dikkatle dinleyin. Ağır Ceza 28, şimdiki Dışişleri Bakanı MİT Başkanıyken, Hakan Fidan MİT’teki bütün bilgileri çaldırmış. Aynı dönemde Gelir İdaresi’nden gelir ve vergi bilgilerimiz, SGK’dan sağlık bilgilerimiz, İçişleri Bakanlığından nüfus bilgilerimiz, sekiz bakanlık ve kurumdan bütün bilgilerimiz çalınmış. Dark Web'te hackerların elinde Tayyip Erdoğan’ın da T.C.’si var, benimki de seninki de.

“Altı ayda bir aynı veriyi sen çaldırıyorsun”

“Türkiye’nin bütün verisi çalınmış, onu çaldıran Hakan Fidan. İlk başta susmuş. İbrahim Kalın gelince ağır cezaya suç duyurusunda bulunmuş. Dava açılmış. O dava sürüyor. Hakan Fidan’a ‘Neden çaldırdın?’ diyen yok. Bakanlara ‘Neden çaldırdın?’ diyen yok. Bakanlara ‘Neden çaldırdın?’ diyen yok. Erdoğan’a ‘Senin bakanların, MİT Başkanın bu verilere niye sahip çıkmadı?’ diyen yok. Daha burada İstanbul Senin’den, İstanbullunun binerken çıkan dıt dıt sesinden casusluk çıkaracak adamın alnını karışlarım ben. Bir veriyi kaç kere çaldıracaksınız. Bir veri kaç kere casusluk suçuna alet olacak. Altı ayda bir aynı veriyi sen çaldıracaksın, burada tut ki haysiyetsizin biri ‘Verileri bilmem nereye yolladı’ dedi diye Ekrem Başkan’dan hesap soracaksın. Açık açık söylüyorum. Tayyip Erdoğan’a sevap olan bize günah olamaz. Ona serbest olan bize yasak olamaz. Bize sorulacak her soruyu önce Erdoğan’a ve bakanlarına soracaksın. Git gide kalabalıklaşıyoruz. Şimdi televizyonun başında bizi izleyip ‘Aferin onlara’ diyenlere buradan diyoruz ki; ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.’

"Bizim arkadaşlarımıza burada attıkları suç güya hepinizin kişisel verileriymiş, yabancı devletlerin eline geçmiş... Gidin de Ankara Ağır Ceza 23 ve bilhassa 28'deki dosyalara bakın. Hakan Fidan, MİT'teki tüm bilgileri çaldırmış! Hüseyin Gün, İngiliz ajanıyım diye itirafta bulunmuş. Bize sorulacak her soruyu önce Erdoğan’a ve bakanlarına soracaksınız! Zalimler kaybedecek, biz kazanacağız!"


Soruşturmanın detayları: Suçlamalar ne, Hüseyin Gün kim?

Hüseyin Gün adlı kişinin "yabancı ülkeler lehine ajanlık faaliyetlerinde bulunduğu, görüşmelerini gizliliğe riayet etmek amacıyla kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği, farklı ülkelerde gerçekleşen iç karışıklıkları finanse ettiği" ileri sürüldü. Hesap hareketleri incelenen ve herhangi bir ticari işletmesi bulunmamasına rağmen yüklü miktarda yurtiçi ve yurtdışı para transferleri gerçekleştirdiği, hesaplarından 85 milyon Türk Lirası tutarında nakit çekim yapıldığı tespit edilen Hüseyin Gün’le ilgili “Ticari kimliğini ön planda göstererek, başkaca ülke menfaatleri doğrultusunda ülkemiz ve başkaca ülkelerde faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır” denildi.

Gün’ün, Ortadoğu ve Afrika ülkeleri ile Türkiye’ye dair topladığı bilgileri istihbari faaliyet yürüten yabancı ülke görevlilerine aktardığı ileri sürülürken; “Birçok yabancı ülke istihbarat görevlisiyle temas kurduğu, bir yabancı ülke istihbarat görevlisi ile FETÖ mensuplarınca kullanılan ByLock Talk and Chat benzeri, dışarıdan erişilemeyen ve üst düzey gizliliğe sahip 'Wickr' adlı kriptografik haberleşme programı üzerinden yazışmalar yaptığı, yazışmalarda yabancı ülke istihbarat görevlisinin şüpheliye Türkiye’de görev yapmış iki eski bakanın da yer aldığı bir grubun gizlice çekilmiş fotoğrafını gönderdiği tespit edildi” denildi.

Ayrıca Hüseyin Gün’ün İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan’a “dijital istihbarat toplama, İmamoğlu için gerçekleştirilen çalışmalarda dikkat edilmesi gereken hususlar, 70.000 gönüllünün acil aktive edilmesi gerektiği, Murat Ongun’un cep telefonu uzaktan erişimli dinlemeye izin verebilecek casus yazılım ile enfekte olduğunu bu nedenle Murat’ın Ekrem Bey ile yapılacak hassas özel kampanya toplantılarına telefonunu götürmemesinin çok önemli olduğu” doğrultusunda "talimat verir nitelikte" görüşmeler gerçekleştirdiği ileri sürüldü. Savcılık açıklamasında, Hüseyin Gün ve Necati Özkan’ın “2019 Yerel Seçim Kampanyasında işbirliği yapmak ve özellikle seçmenlere ait gizli bilgilerin sızdırılması suretiyle bu amaç doğrultusunda eylemde bulundukları tespit edildiği" belirtildi.

Seçmenlere ait bilgilerin yabancı istihbarat servisleri ile paylaşıldığı iddia edilen soruşturmada, eylemin “casusluk faaliyeti” kapsamında olduğu belirtilerek, “Şüpheli Hüseyin Gün’ün suç örgütünün kurucusu diğer şüphelilerden Ekrem İmamoğlu’yla irtibatı ve ortak buluşmalarının bulunduğu anlaşılmıştır” denildi.

Öte yandan Savcılık açıklamasında TELE 1 Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Yanardağ ile ilgili de, "Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı Suç Örgütü yöneticilerinden şüpheli Hüseyin GÜN ile casusluk faaliyetlerine ilişkin çok sayıda irtibat ve yazışmasının tespit edildiği, tanık beyanı ile de doğrulandığı üzere şüpheli Merdan YANARDAĞ’ın şüpheli Hüseyin GÜN’ den menfaat temin etmek suretiyle seçim sürecinin basın ayağını organize ettiği ve 2019 yerel seçimlerinde yabancı istihbarat servisleri ile iştirak halinde seçimlerin manipüle edilmesi noktasında faaliyette bulunduğu ve bu şekilde Casusluk suçunu işlediği anlaşılmıştır" denildi.

Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan’ın da bu soruşturma kapsamında casusluk suçlarından sorgulanmak üzere bulundukları ceza infaz kurumlarından temin edilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazır edilmeleri için müzekkere yazıldı. Soruşturma kapsamında, Merdan Yanardağ ‘casusluk’ suçundan bugün gözaltına alındı. Evinde ve iş yerinde arama yapıldı. Soruşturma kapsamında ‘casusluk’ suçundan tutuklu bulunan Hüseyin Gün’ün ise elde edilen yeni deliller doğrultusunda 'Suç örgütü yöneticisi olmak' suçundan sorgulanmak üzere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla ceza infaz kurumundan temin edilerek İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne teslim edileceği öğrenildi.

Savcılıktan Hüseyin Gün açıklaması

Savcılıktan soruşturmanın kilit ismi olarak yer alan Hüseyin Gün'e ilişkin bir açıklama geldi. Yapılan açıklamada Hüseyin Gün isimli şahıs hakkında önceden FETÖ üyeliği nedeniyle soruşturma yapıldığı ve takipsizlik kararı verildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı dezenformasyon amaçlı olduğu belirtildi.

TELE1 binasındaki polis araması canlı yayında duyuruldu

TELE1’de Sabah Pusulası programını sunan Gökhan Kayış, TELE1'e operasyonu canlı yayında duyurdu. Kayış, sabahın erken saatlerinde TEM ekiplerinin kanal geldiğini ve arama yapıldığını söyledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan açıklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı operasyon hakkında şu açıklamayı yaptı:

"Cumhuriyet Başsavcılığımız Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında;

04/07/2025 tarihinde Casusluk suçundan tutuklanan ve yabancı ülkeler lehine ajanlık faaliyetlerinde bulunduğu, görüşmelerini gizliliğe riayet etmek amacıyla kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği, farklı ülkelerde gerçekleşen iç karışıklıkları finanse ettiği tespit edilen şüpheli Hüseyin GÜN’ e ait dijital materyaller (kriptolu telefon ve el yazısı doküman) incelendiğinde; sivil şahısların ya da şirketlerin temin etmesinin mümkün olmayacağı askeri mühimmat ve silahlara ait fotoğraflara ve İsrail Ülkesinde Askeri yada Siyasi alanda faaliyet gösterdiği anlaşılan İsrail vatandaşlarına ait pasaport fotoğraflarına rastlandığı, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü kapsamında adli işlem tesis edilen şahıslar ve bu şahıslar haricinde PKK/KCK Silahlı Terör Örgütü kapsamında adli işlem tesis edilen şahısların GSM hatları ile iletişim irtibatları bulunmuş ve farklı ülke konsolosluk görevlileri ile çok sayıda iletişim irtibatı tespit edilmiştir.

Yine şüpheli hakkındaki MASAK incelemesi neticesinde; halihazırda herhangi bir ticari işletmesi bulunmamasına rağmen yüklü miktarda yurtiçi yurtdışı para transferlerinin bulunduğu, hesaplarında 85 (seksenbeş) Milyon Türk Lirası tutarındaki paranın nakit olarak çekiminin gerçekleştirildiği ve bu tutarın kullanımına ilişkin herhangi bir alım-satım kaydına rastlanılmadığı tespit edilmiş,

El yazısı defter ve belgelerin incelenmesi neticesinde ise şüpheliye ait olduğu anlaşılan belgeler içerisinde farklı ülkelerde gerçekleşen Darbe Girişimi/İç karışıklık olayları ile alakalı hususlardan bahsedildiği, Ülkemiz geneli görüşmüş olduğu şahıs veya kurumları günlük olarak not aldığı, yabancı bir ülke lehine faaliyet gösterdiği anlaşılan İstihbarat elemanları yada siyasi faaliyetlerde bulunan şahıslara ülkemiz geneli konularda bilgi aktarımında bulunduğu yönünde içeriklerin ve FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üst yönetim kadrosunda bulunan ve İngiltere imamı olarak nitelendirilen Mustafa ÖZCAN isimli şahıs ile yüz yüze görüşme gerçekleştirdiği, bu kişiden öneriler aldığına dair notların bulunduğu, Ortadoğu Ülkeleri, Afrika Ülkeleri ve Ülkemiz ile alakalı konularda toplamış olduğu bilgileri istihbari faaliyet gösterdiği tespit edilen yabancı bir ülkeye mensup şahıslara aktardığı şeklinde tespitlerin bulunduğu,

Şüpheli Hüseyin GÜN’ ün ticari kimliğini ön planda göstererek, başkaca ülke menfaatleri doğrultusunda ülkemiz ve başkaca ülkelerde faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır.

Şüphelinin irtibatları incelendiğinde bir çok yabancı ülke istihbarat görevlisiyle irtibatının bulunduğu, dikkat çekici olarak yabancı bir ülkenin istihbarat görevlisi şahısla FETÖ mensupları kullanılan ByLock Talk and Chat programı benzeri dışarıdan erişilemeyip üst düzey gizliliğe sahip kriptografik haberleşme programlarından olan “Wickr” programı üzerinden yaptığı yazışmalarda yabancı ülke istihbarat görevlisinin şüpheliye ülkemizde önceden görev yapmış iki bakanımızın da aralarında bulunduğu bir grubun uzaktan ve gizli çekilmiş bir resmini gönderildiği,

Yine Şüphelinin aynı kriptografik haberleşme programı üzerinden Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü yöneticilerinden olan şüpheli Necati ÖZKAN isimli şahısla özet olarak “dijital istihbarat toplama, İmamoğlu için gerçekleştirilen çalışmalarda dikkat edilmesi gereken hususlar, 70.000 gönüllünün acil aktive edilmesi gerektiği, Murat Ongun’un cep telefonu uzaktan erişimli dinlemeye izin verebilecek casus yazılım ile enfekte olduğunu bu nedenle Murat’ın Ekrem Bey ile yapılacak hassas özel kampanya toplantılarına telefonunu götürmemesinin çok önemli olduğu” bu şeklinde Necati Özkan’a talimat verir vasıfta görüşmelerin tespit edildiği, şüpheli Hüseyin Gün’ün Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü yöneticilerinden şüpheli Necati Özkan’ın hiyerarşik olarak üstünde suç örgütü içerisinde yönetici olarak faaliyet gösterdiği,

Ekrem İMAMOĞLU suç örgütünün asıl amacının maddi menfaat elde ederek örgüt lideri Ekrem İMAMOĞLU’ nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturmak olduğu, Suç Örgütü yöneticilerinden şüpheli Hüseyin GÜN’ ün şüpheli Necati ÖZKAN ile örgütün bu amacı doğrultusunda 2019 Yerel Seçim Kampanyasında işbirliği yapmak ve özellikle seçmenlere ait gizli bilgilerin sızdırılması suretiyle bu amaç doğrultusunda eylemde bulundukları, seçim bölgelerine ilişkin analiz yaparak seçmen profili çıkardıkları ve strateji belirledikleri, bu çalışmayı gerçekleştirirken de seçmenlere ait bilgilerin yabancı istihbarat servisleri ile paylaşıldığı ve eylemin casusluk faaliyeti kapsamında olduğu, ayrıca şüpheli Hüseyin Gün’ün suç örgütünün kurucusu diğer şüphelilerden Ekrem İmamoğlu’yla irtibatı ve ortak buluşmalarının bulunduğu anlaşılmıştır.

Yine soruşturma kapsamında elde olunan delilere göre medya mensubu şüpheli Merdan YANARDAĞ’ ın Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı Suç Örgütü yöneticilerinden şüpheli Hüseyin GÜN ile casusluk faaliyetlerine ilişkin çok sayıda irtibat ve yazışmasının tespit edildiği, tanık beyanı ile de doğrulandığı üzere şüpheli Merdan YANARDAĞ’ ın şüpheli Hüseyin GÜN’ den menfaat temin etmek suretiyle seçim sürecinin basın ayağını organize ettiği ve 2019 yerel seçimlerinde yabancı istihbarat servisleri ile iştirak halinde seçimlerin manipüle edilmesi noktasında faaliyette bulunduğu ve bu şekilde Casusluk suçunu işlediği anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda;

Başka suçtan tutuklu şüpheliler Ekrem İMAMOĞLU ve Necati ÖZKAN isimli şahısların üzerlerine atılı iş bu soruşturma kapsamında Casusluk suçlarından sorgulanmak üzere bulundukları Ceza İnfaz Kurumundan temin edilerek Cumhuriyet Başsavcılığımızda hazır edilmeleri için müzekkere yazılmış,

Şüpheli Merdan YANARDAĞ ise üzerine atılı Casusluk suçundan bugün yakalanarak gözaltına alınmış, şüphelinin ikamet ve işyerinde arama işlemi yapılmıştır.

Soruşturma kapsamında önceden 04/07/2025 tarihinde Casusluk suçundan tutuklanan şüpheli Hüseyin GÜN ise işlemleri yapılmak ve elde olunan yeni delillere göre üzerine atılı Suç Örgütü Yöneticisi Olmak suçundan sorgulanmak üzere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla Ceza İnfaz Kurumundan temin edilerek İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne teslim edilecektir.

Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma, Milli İstihbarat Teşkilatımız ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile iş birliği içerisinde kararlılıkla ve genişletilerek sürdürülecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 24.10.2025

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI"

 

İlgili İçerikler