‘Casusluk’ soruşturmasında savcılıkta ifade veren Merdan Yanardağ: Gün'den bugüne kadar para almadım, normal bir izleyici ile yaptığım konuşmaları yaptım

‘Casusluk’ soruşturmasında savcılıkta ifade veren Merdan Yanardağ: Gün'den bugüne kadar para almadım, normal bir izleyici ile yaptığım konuşmaları yaptım

İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan, 27 Ekim'de "siyasi casusluk" iddiasıyla tutuklandı

Merdan Yanardağ can psd

‘Casusluk’ suçlamaları kapsamında bugün savcılıkta ifadesi alınan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, itirafçı Hüseyin Gün’ün kendisine para verdiği iddialarına “Hüseyin Gün'den bu güne kadar hiçbir ad altında para almadım. Ya ben yanlış hatırlıyorum ya da kendisi yanlış hatırlıyor” diye yanıt verdi. Gün’ün programda konuşulacaklar hakkında yönlendirme yaptığı iddiaları hakkında da konuşan Yanardağ, “Her ne kadar kendisi ile olan whatsapp konuşmalarımız soruşturma dosyasına kendisinden talimat emir aldığım şeklinde suçlamaya dönüşmüş ise de kendisi ile olan yazışmalarım normal bir izleyici ile olan aramdaki sıradan bir yazışmadır” dedi. Son sözleri sorulan Yanardağ, “Ben sol görüşlü ve yurtsever bir gazeteciyim. Ülkemin aleyhine halkımızın aleyhine herhangi bir faaliyet içeresinde olmam düşünülemez bu bana yöneltilebilecek en çirkin suçlama olur bunu reddediyorum” diye konuştu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, TELE 1 Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ile İmamoğlu’nun danışmanı ve kampanya direktörü Necati Özkan hakkında “casusluk” soruşturması başlatıldı. Soruşturma kapsamında Merdan Yanardağ gözaltına alındı, evinde ve TELE1 binasında polis tarafından arama yapıldı. "Ekrem İmamoğlu suç örgütü" ifadesi kullanılan savcılık soruşturmasının kilit ismi Hüseyin Gün oldu.

ABONE OL

Soruşturmada itirafçı olan Hüseyin Gün’ün “manevi annem” olarak hitap ettiği Seher Alçam ile ilişkileri hakkında konuşan Yanardağ, şöyle dedi:

“Hüseyin GÜN isimli şahsı ifademde bahsettiğim Seher ALAÇAM isimli şahsın yanında görmemle tanıdım. Kendisi ile Seher ALAÇAM'ın Yeniköy'deki evine ziyaret etmeye gittiğim zamanlarda görüşürdüm. Tahmini 5-7 kez bu şekilde görüşmüşümdür. Seher hanımın ölümü üzerine başsağlıgı dilemek amacıyla yine Seher hanımın Yeniköy'deki evinde kendisini görmüştüm. Bu görüşmelerde kendisi ile siyasi gündeme dair konuşmalar yapıyorduk. Kendisi siyasi konulara herkes gibi ilgiliydi. Tanışmış olduğumuz dönem 2022- 2023 yılları olduğu için genellikle 2023 seçimleri ile alakalı konuşuyorduk. Görüşmelerimizde Hüseyin'in Seher hanımın manevi oğlu olduğunu bilmiyordum, öz oğlu olduğunu biliyordum. Hatta kendisini "Hüseyin Gün ALAÇAM" olarak iki isimli olarak biliyordum” 

TIKLAYIN - İmamoğlu’nun ‘casusluk’ soruşturmasında savcılık ifadesi: Hüseyin Gün’ü tanımıyorum, yazışmalar ile alakalı bilgim bulunmamaktadır

“Seher Hanım’ın maddi yardımda bulunduğu doğrudur”

Hüseyin Gün’ün ifadesinde bahsettiği Seher Alaçam’dan maddi yardım aldığı detayını doğrulayan Yanardağ, şöyle konuştu:

“Daha öncede ifademde söylediğim gibi Seher Hanım hayatta iken Tele 1 kanalına kurumsal olarak yardım amacıyla elden maddi yardımda bulunduğu doğrudur. Bu yardımlarda küçük miktardadır. Bu yardımlar muhasebeleştirilip kayıtlara geçer. Anormal bir durum yoktur. Hüseyin Gün'den bu güne kadar hiçbir ad altında para almadım. Ya ben yanlış hatırlıyorum ya da kendisi yanlış hatırlıyor” 

“Hüseyin Gün ile normal bir izleyici ile yaptığım konuşmaları yaptım”

Gün ile konuşmalarının izleyicileri ile yaptığı konuşmalar ile aynı olduğunu söyleyen Yanardağ, şu ifadeleri kullandı:

“Her ne kadar kendisi ile olan whatsaap konuşmalarımız soruşturma dosyasına kendisinden talimat emir aldığım şeklinde suçlamaya dönüşmüş ise de kendisi ile olan yazışmalarım normal bir izleyici ile olan aramdaki sıradan bir yazışmadır. Bu şekilde birçok izleyici bana tepkilerini ve önerilerini ifade eder.”

TIKLAYIN - Casusluk soruşturmasında itirafçı olan Gün: İmamoğlu için analizler yaptım, suç örgütü olduklarını bilsem yapmazdım

“Ben sol görüşlü ve yurtsever bir gazeteciyim”

İfadesine eklemek istediği bir husus olup olmadığı sorulan Yanardağ sözlerini şöyle noktaladı:

Benim ilk gençlik yıllarımdan beri bütün hayatım ve mesleğim emperyalizm ve siyonizme karşı mücadele ile geçti. Ben sol görüşlü ve yurtsever bir gazeteciyim. Ülkemin aleyhine halkımızın aleyhine herhangi bir faaliyet içeresinde olmam düşünülemez bu bana yöneltilebilecek en çirkin suçlama olur bunu reddediyorum. Sosyalist ve yurtsever bir gazeteci olarak sürdürdüğüm meslek yaşamımda lekelemelere dönük olduğu kanaatindeyim. Bu her şeyden önce kendi hayatıma ihanet etmek olur. Bugüne kadar doğrudan ya da dolaylı bir biçimde belirtilen ilişkiler içinde kesinlikle olmam. Sonuç olarak büyük bir haksızlık ile karşı karşıya olduğumu düşünüyorum ve serbest bırakılmamı talep ediyorum.


İBB'ye yönelik "casusluk" soruşturmasındaki ifadeler


Soruşturmanın detayları: Suçlamalar ne, Hüseyin Gün kim?

Hüseyin Gün adlı kişinin "yabancı ülkeler lehine ajanlık faaliyetlerinde bulunduğu, görüşmelerini gizliliğe riayet etmek amacıyla kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği, farklı ülkelerde gerçekleşen iç karışıklıkları finanse ettiği" ileri sürüldü. Hesap hareketleri incelenen ve herhangi bir ticari işletmesi bulunmamasına rağmen yüklü miktarda yurtiçi ve yurtdışı para transferleri gerçekleştirdiği, hesaplarından 85 milyon Türk Lirası tutarında nakit çekim yapıldığı tespit edilen Hüseyin Gün’le ilgili “Ticari kimliğini ön planda göstererek, başkaca ülke menfaatleri doğrultusunda ülkemiz ve başkaca ülkelerde faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır” denildi.

Gün’ün, Ortadoğu ve Afrika ülkeleri ile Türkiye’ye dair topladığı bilgileri istihbari faaliyet yürüten yabancı ülke görevlilerine aktardığı ileri sürülürken; “Birçok yabancı ülke istihbarat görevlisiyle temas kurduğu, bir yabancı ülke istihbarat görevlisi ile FETÖ mensuplarınca kullanılan ByLock Talk and Chat benzeri, dışarıdan erişilemeyen ve üst düzey gizliliğe sahip 'Wickr' adlı kriptografik haberleşme programı üzerinden yazışmalar yaptığı, yazışmalarda yabancı ülke istihbarat görevlisinin şüpheliye Türkiye’de görev yapmış iki eski bakanın da yer aldığı bir grubun gizlice çekilmiş fotoğrafını gönderdiği tespit edildi” denildi.

Ayrıca Hüseyin Gün’ün İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan’a “dijital istihbarat toplama, İmamoğlu için gerçekleştirilen çalışmalarda dikkat edilmesi gereken hususlar, 70.000 gönüllünün acil aktive edilmesi gerektiği, Murat Ongun’un cep telefonu uzaktan erişimli dinlemeye izin verebilecek casus yazılım ile enfekte olduğunu bu nedenle Murat’ın Ekrem Bey ile yapılacak hassas özel kampanya toplantılarına telefonunu götürmemesinin çok önemli olduğu” doğrultusunda "talimat verir nitelikte" görüşmeler gerçekleştirdiği ileri sürüldü. Savcılık açıklamasında, Hüseyin Gün ve Necati Özkan’ın “2019 Yerel Seçim Kampanyasında işbirliği yapmak ve özellikle seçmenlere ait gizli bilgilerin sızdırılması suretiyle bu amaç doğrultusunda eylemde bulundukları tespit edildiği" belirtildi.

Seçmenlere ait bilgilerin yabancı istihbarat servisleri ile paylaşıldığı iddia edilen soruşturmada, eylemin “casusluk faaliyeti” kapsamında olduğu belirtilerek, “Şüpheli Hüseyin Gün’ün suç örgütünün kurucusu diğer şüphelilerden Ekrem İmamoğlu’yla irtibatı ve ortak buluşmalarının bulunduğu anlaşılmıştır” denildi.

Öte yandan Savcılık açıklamasında TELE 1 Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Yanardağ ile ilgili de, "Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı Suç Örgütü yöneticilerinden şüpheli Hüseyin GÜN ile casusluk faaliyetlerine ilişkin çok sayıda irtibat ve yazışmasının tespit edildiği, tanık beyanı ile de doğrulandığı üzere şüpheli Merdan YANARDAĞ’ın şüpheli Hüseyin GÜN’ den menfaat temin etmek suretiyle seçim sürecinin basın ayağını organize ettiği ve 2019 yerel seçimlerinde yabancı istihbarat servisleri ile iştirak halinde seçimlerin manipüle edilmesi noktasında faaliyette bulunduğu ve bu şekilde Casusluk suçunu işlediği anlaşılmıştır" denildi.

Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan’ın da bu soruşturma kapsamında casusluk suçlarından sorgulanmak üzere bulundukları ceza infaz kurumlarından temin edilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazır edilmeleri için müzekkere yazıldı. Soruşturma kapsamında, Merdan Yanardağ ‘casusluk’ suçundan bugün gözaltına alındı. Evinde ve iş yerinde arama yapıldı. Soruşturma kapsamında ‘casusluk’ suçundan tutuklu bulunan Hüseyin Gün’ün ise elde edilen yeni deliller doğrultusunda 'Suç örgütü yöneticisi olmak' suçundan sorgulanmak üzere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla ceza infaz kurumundan temin edilerek İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne teslim edileceği öğrenildi.

Savcılıktan Hüseyin Gün açıklaması

Savcılıktan soruşturmanın kilit ismi olarak yer alan Hüseyin Gün'e ilişkin bir açıklama geldi. Yapılan açıklamada Hüseyin Gün isimli şahıs hakkında önceden FETÖ üyeliği nedeniyle soruşturma yapıldığı ve takipsizlik kararı verildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı dezenformasyon amaçlı olduğu belirtildi.

TELE1 binasındaki polis araması canlı yayında duyuruldu

TELE1’de Sabah Pusulası programını sunan Gökhan Kayış, TELE1'e operasyonu canlı yayında duyurdu. Kayış, sabahın erken saatlerinde TEM ekiplerinin kanal geldiğini ve arama yapıldığını söyledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan açıklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı operasyon hakkında şu açıklamayı yaptı:

"Cumhuriyet Başsavcılığımız Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülmekte olan soruşturma kapsamında;

04/07/2025 tarihinde Casusluk suçundan tutuklanan ve yabancı ülkeler lehine ajanlık faaliyetlerinde bulunduğu, görüşmelerini gizliliğe riayet etmek amacıyla kriptolu telefonlar üzerinden gerçekleştirdiği, farklı ülkelerde gerçekleşen iç karışıklıkları finanse ettiği tespit edilen şüpheli Hüseyin GÜN’ e ait dijital materyaller (kriptolu telefon ve el yazısı doküman) incelendiğinde; sivil şahısların ya da şirketlerin temin etmesinin mümkün olmayacağı askeri mühimmat ve silahlara ait fotoğraflara ve İsrail Ülkesinde Askeri yada Siyasi alanda faaliyet gösterdiği anlaşılan İsrail vatandaşlarına ait pasaport fotoğraflarına rastlandığı, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü kapsamında adli işlem tesis edilen şahıslar ve bu şahıslar haricinde PKK/KCK Silahlı Terör Örgütü kapsamında adli işlem tesis edilen şahısların GSM hatları ile iletişim irtibatları bulunmuş ve farklı ülke konsolosluk görevlileri ile çok sayıda iletişim irtibatı tespit edilmiştir.

Yine şüpheli hakkındaki MASAK incelemesi neticesinde; halihazırda herhangi bir ticari işletmesi bulunmamasına rağmen yüklü miktarda yurtiçi yurtdışı para transferlerinin bulunduğu, hesaplarında 85 (seksenbeş) Milyon Türk Lirası tutarındaki paranın nakit olarak çekiminin gerçekleştirildiği ve bu tutarın kullanımına ilişkin herhangi bir alım-satım kaydına rastlanılmadığı tespit edilmiş,

El yazısı defter ve belgelerin incelenmesi neticesinde ise şüpheliye ait olduğu anlaşılan belgeler içerisinde farklı ülkelerde gerçekleşen Darbe Girişimi/İç karışıklık olayları ile alakalı hususlardan bahsedildiği, Ülkemiz geneli görüşmüş olduğu şahıs veya kurumları günlük olarak not aldığı, yabancı bir ülke lehine faaliyet gösterdiği anlaşılan İstihbarat elemanları yada siyasi faaliyetlerde bulunan şahıslara ülkemiz geneli konularda bilgi aktarımında bulunduğu yönünde içeriklerin ve FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üst yönetim kadrosunda bulunan ve İngiltere imamı olarak nitelendirilen Mustafa ÖZCAN isimli şahıs ile yüz yüze görüşme gerçekleştirdiği, bu kişiden öneriler aldığına dair notların bulunduğu, Ortadoğu Ülkeleri, Afrika Ülkeleri ve Ülkemiz ile alakalı konularda toplamış olduğu bilgileri istihbari faaliyet gösterdiği tespit edilen yabancı bir ülkeye mensup şahıslara aktardığı şeklinde tespitlerin bulunduğu,

Şüpheli Hüseyin GÜN’ ün ticari kimliğini ön planda göstererek, başkaca ülke menfaatleri doğrultusunda ülkemiz ve başkaca ülkelerde faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır.

Şüphelinin irtibatları incelendiğinde bir çok yabancı ülke istihbarat görevlisiyle irtibatının bulunduğu, dikkat çekici olarak yabancı bir ülkenin istihbarat görevlisi şahısla FETÖ mensupları kullanılan ByLock Talk and Chat programı benzeri dışarıdan erişilemeyip üst düzey gizliliğe sahip kriptografik haberleşme programlarından olan “Wickr” programı üzerinden yaptığı yazışmalarda yabancı ülke istihbarat görevlisinin şüpheliye ülkemizde önceden görev yapmış iki bakanımızın da aralarında bulunduğu bir grubun uzaktan ve gizli çekilmiş bir resmini gönderildiği,

Yine Şüphelinin aynı kriptografik haberleşme programı üzerinden Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü yöneticilerinden olan şüpheli Necati ÖZKAN isimli şahısla özet olarak “dijital istihbarat toplama, İmamoğlu için gerçekleştirilen çalışmalarda dikkat edilmesi gereken hususlar, 70.000 gönüllünün acil aktive edilmesi gerektiği, Murat Ongun’un cep telefonu uzaktan erişimli dinlemeye izin verebilecek casus yazılım ile enfekte olduğunu bu nedenle Murat’ın Ekrem Bey ile yapılacak hassas özel kampanya toplantılarına telefonunu götürmemesinin çok önemli olduğu” bu şeklinde Necati Özkan’a talimat verir vasıfta görüşmelerin tespit edildiği, şüpheli Hüseyin Gün’ün Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü yöneticilerinden şüpheli Necati Özkan’ın hiyerarşik olarak üstünde suç örgütü içerisinde yönetici olarak faaliyet gösterdiği,

Ekrem İMAMOĞLU suç örgütünün asıl amacının maddi menfaat elde ederek örgüt lideri Ekrem İMAMOĞLU’ nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturmak olduğu, Suç Örgütü yöneticilerinden şüpheli Hüseyin GÜN’ ün şüpheli Necati ÖZKAN ile örgütün bu amacı doğrultusunda 2019 Yerel Seçim Kampanyasında işbirliği yapmak ve özellikle seçmenlere ait gizli bilgilerin sızdırılması suretiyle bu amaç doğrultusunda eylemde bulundukları, seçim bölgelerine ilişkin analiz yaparak seçmen profili çıkardıkları ve strateji belirledikleri, bu çalışmayı gerçekleştirirken de seçmenlere ait bilgilerin yabancı istihbarat servisleri ile paylaşıldığı ve eylemin casusluk faaliyeti kapsamında olduğu, ayrıca şüpheli Hüseyin Gün’ün suç örgütünün kurucusu diğer şüphelilerden Ekrem İmamoğlu’yla irtibatı ve ortak buluşmalarının bulunduğu anlaşılmıştır.

Yine soruşturma kapsamında elde olunan delilere göre medya mensubu şüpheli Merdan YANARDAĞ’ ın Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı Suç Örgütü yöneticilerinden şüpheli Hüseyin GÜN ile casusluk faaliyetlerine ilişkin çok sayıda irtibat ve yazışmasının tespit edildiği, tanık beyanı ile de doğrulandığı üzere şüpheli Merdan YANARDAĞ’ ın şüpheli Hüseyin GÜN’ den menfaat temin etmek suretiyle seçim sürecinin basın ayağını organize ettiği ve 2019 yerel seçimlerinde yabancı istihbarat servisleri ile iştirak halinde seçimlerin manipüle edilmesi noktasında faaliyette bulunduğu ve bu şekilde Casusluk suçunu işlediği anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda;

Başka suçtan tutuklu şüpheliler Ekrem İMAMOĞLU ve Necati ÖZKAN isimli şahısların üzerlerine atılı iş bu soruşturma kapsamında Casusluk suçlarından sorgulanmak üzere bulundukları Ceza İnfaz Kurumundan temin edilerek Cumhuriyet Başsavcılığımızda hazır edilmeleri için müzekkere yazılmış,

Şüpheli Merdan YANARDAĞ ise üzerine atılı Casusluk suçundan bugün yakalanarak gözaltına alınmış, şüphelinin ikamet ve işyerinde arama işlemi yapılmıştır.

Soruşturma kapsamında önceden 04/07/2025 tarihinde Casusluk suçundan tutuklanan şüpheli Hüseyin GÜN ise işlemleri yapılmak ve elde olunan yeni delillere göre üzerine atılı Suç Örgütü Yöneticisi Olmak suçundan sorgulanmak üzere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla Ceza İnfaz Kurumundan temin edilerek İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne teslim edilecektir.

Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma, Milli İstihbarat Teşkilatımız ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ile iş birliği içerisinde kararlılıkla ve genişletilerek sürdürülecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 24.10.2025

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI"

 

İlgili İçerikler