Üniversiteler açılırken bazı öğrenciler kampüse dönemedi: Ben uzaklaştırıldım ama beni palayla yaralayanlar kampüste cirit atıyor!

Üniversiteler açılırken bazı öğrenciler kampüse dönemedi: Ben uzaklaştırıldım ama beni palayla yaralayanlar kampüste cirit atıyor!

19 Mart döneminden beri Aile Yılı politikalarına karşı düzenlenen eylemler gerekçesiyle başlatılan soruşturma dalgası bini aşarken, uzaklaştırma cezalarına karşı öğrencilerin açtığı davalarda verilen yürütmeyi durdurma kararlarına rektörlük itiraz ediyor

hacettepe zehra

Üniversitelerde yeni akademik yıl başlarken pek çok öğrenci üniversite okuduğu şehirlere döndü. Hacettepe Üniversitesi’nde ise haklarında altı aydan üç yıla kadar uzaklaştırma kararı verilen öğrenciler kampüse dönemiyor. Yemekhane zamları, barınma sorunları, 19 Mart protestoları ve kampüste düzenlenen "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumu" gibi farklı başlıklara ilişkin eylemlere katıldıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma açılmasını T24’e anlatan öğrenciler, dosyaların sonuçlandırılmasının aylar, hatta bir yılı aşkın sürdüğünü söyledi. Hacettepe Üniversitesi’ndeki palalı saldırıda yaralanan öğrencilerden biri, altı ay uzaklaştırıldığını hatırlatarak, “Ben uzaklaştırıldım ama beni palayla yaralayanlar okulun açıldığı ilk haftada kampüste cirit atıyorlar. Elinde palayla görüntüsü olan kişiler herhangi bir şekilde uzaklaştırılmadı” sözleriyle içinde bulunduğu durumu anlattı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklandığı 19 Mart sürecinden bu yana eylemlerin arttığı Beytepe Kampüsü’nde 28 Nisan 2025’te düzenlenen ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş'ın da katıldığı "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumu'na" karşı düzenlenen eylemden yüzlerce öğrenciye soruşturma açıldı.

ABONE OL

Devamında 17 Ekim 2025’te mecliste görüşülmesi planlanan 11. Yargı Paketi’ni ve yemekhane zamlarını protesto etmek için düzenlenen eylemler sonucunda da rektörlük tarafından öğrencilere soruşturma açılmaya devam edildi.

27 Ekim 2025'te kampüste gerçekleşen palalı saldırı sonrasında dört öğrenci bir yarıyıl uzaklaştırılırken, aynı dönemde devam eden yemekhane zammını protesto eden yaklaşık yirmi öğrenci ise bir hafta uzaklaştırma cezası aldı.

Öğrencilerin bir bölümü, verilen uzaklaştırma kararlarını yargıya taşıyarak yürütmenin durdurulmasını sağlarken, bazı öğrencilerin cezaları devam ediyor. Öğrenciler, kararların özellikle yaz aylarında tebliğ edilmesinin itiraz süreçlerini zorlaştırdığını savunuyor.

"Palayla yaralayanlar kampüste cirit atıyor"

Kampüste gerçekleşen palalı saldırıda yaralanan Antropoloji öğrencisi A.N., bir yıl uzaklaştırma cezasıyla kampüse giriş-çıkışının yasaklandığını anlatırken, saldırıda kendisini yaralayan kişilerin ise kampüste bulunmaya devam ettiğini şu sözlerle aktardı:

“Ben uzaklaştırıldım ama beni palayla yaralayanlar okulun açıldığı ilk haftada kampüste cirit atıyorlar. Elinde palayla görüntüsü olan kişiler herhangi bir şekilde uzaklaştırılmadılar.”

Saldırıyı gerçekleştiren bazı kişilerin üniversitede kayıtlı öğrenci olmadığını belirten A.N., buna karşın saldırı mağduru öğrenciler hakkında soruşturmalar açıldığını ve uzaklaştırma talep edildiğini ifade etti.

A.N., hakkında verilen uzaklaştırma kararının kendisine yaz aylarında tebliğ edildiğini, kararı ancak altmış gün geçtikten sonra Ankara’ya döndüğünde öğrendiği için itiraz davası açamadığını söyledi.

Geçen yıl Hacettepe Üniversitesi'nde öğrencilerin uzaklaştırma kararlarına karşı kampüs önünde nöbet tutarak kamuoyu baskısı yarattıklarını ifade eden A.N., yürütmeyi durdurma kararlarıyla öğrencilerin kampüse dönebildiğine dikkat çekerek kararların kasten öğrencilerin ses çıkarmaması için kampüsün boşaldığı yaz aylarında verildiğini savundu.

TIKLAYIN | Hacettepe Üniversitesi’nde toplam eğitim süresi kadar “uzaklaştırma”: Protestolara katılan öğrencilere 4 yıla kadar uzaklaştırma cezaları verildi, yargıdan dönen cezalara itiraz edildi

"Zam yapıldığı için eylem yaptık ve bunun üzerine uzaklaştırıldık"

Özellikle 19 Mart sonrasında Beytepe Kampüsü'nde çok sayıda eylem gerçekleştirildiğine değinen A.N., İçişleri Bakanlığı’nın üniversitelerde öğrenci eylemlerine ilişkin son genelgesinin kampüslerdeki protestoları sınırlamak için yayımlandığını savunarak düşüncelerini şu sözlerle ifade etti:

“Anayasa Mahkemesi’ne göre üniversitede afiş asılması, bildiri dağıtılması yasal olmasına rağmen yeni yayımlanan genelgeyle üniversitenin, belli yandaş şirketlere, iktidarın kendi politikalarına hizmet edebilmesine, yani iktidar için huzurlu alanlar haline getirilmesine hizmet ediyor. Biz kampüste huzur kaçıran pozisyonda değiliz, bizim hakkımızda uzaklaştırma kararı verilen eylemler yemekhane eylemi, yani zam yapıldığı için eylem yaptık ve bunun üzerine uzaklaştırıldık, palalı çetelerin uzaklaştırılması lazımdı.”

TIKLAYIN | İçişleri Bakanlığı’ndan üniversitelere yönelik emniyet ve jandarmaya “çözüm süreci” talimatları: İstihbarat faaliyetlerine ağırlık verin!

"Üç yarıyıl uzaklaştırma aldım" 

Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü tarafından uzaklaştırma cezası alan öğrencilerden bir diğeri İ.M. ise kampüste düzenlenen "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Sempozyumu’nu" protesto etmelerinin ardından soruşturma açıldığını ve bir buçuk yıl sonra sonuçlanan soruşturmada üç yarıyıl uzaklaştırma cezası aldığını anlattı.

Uzaklaştırma cezası üzerine açtığı davada yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi üzerine yeni dönemde kampüse girebildiğini belirten İ.M., aynı eylemler nedeniyle soruşturma geçiren bazı arkadaşlarının davalarının olumlu sonuçlanmadığını ve uzaklaştırmalarının sürdüğünü ifade etti.

Fransız Dili ve Edebiyatı öğrencisi İ.M., Aile Yılı Sempozyumu ve meclise sunulması planlanan 11. Yargı Paketi'ne karşı yapılan eylemlerle başlayan soruşturma dalgasını şu sözlerle anlattı:

“Biz devletin Aile Yılı politikalarını doğru bulmuyoruz. Okulumuzun içine kadar bu Aile Yılı Sempozyumu'nun girmesinden rahatsız olduk.

Bizim derdimiz, kadınların ve LGBTİQ+ların, toplumun güvenliği, güvenli kampüsler, güvenli sokaklar. Biz güvende bir toplum isterken Aile Yılı aslında kadınların ve LGBTİQ+ların ihtiyacını karşılamıyor. Bunu dert ettik bu yüzden de buna karşı eylem yaptık.”

Aile Yılı Sempozyumu'na girişleri engellenen öğrencilerin fakülte önünde gerçekleştirdiği eylem

"Öğrenciler eyleme katıldığı için korkutuluyor" 

Eyleme katıldığı için uzaklaştırma kararı alan İ.M. ise şöyle konuştu:

"Birçok öğrenci, eylemlere katıldığı için aileleri TEM tarafından, polis tarafından aranıp korkutuluyor.

"Kadınların güvenliği için hiçbir tedbir alınmıyor. İstanbul Sözleşmesi bir gecede feshediliyor. Onun yerine LGBTİQ+lar kriminalize ediliyor, aile içi şiddet artırılıyor. Kadınlar en çok eş eski eşleri veya var olan eşleri, erkek kardeşleri tarafından öldürülüyor."

Yaklaşık 40 soruşturma sonucunda üç yıl uzaklaştırma cezası almış

19 Mart sürecinden bu yana yaklaşık 40 soruşturmayla karşı karşıya kaldığını ve üç yıl uzaklaştırma cezası aldığını söyleyen Antropoloji öğrencisi T.F. ise soruşturmaların kapsamının giderek genişletildiğini öne sürdü.

T.F.'nin aktardığına göre soruşturmalar; kampüsteki film gösterimleri, forumlar, basın açıklamaları, yemekhane eylemleri ve müzik dinleme, halay çekme, gibi farklı etkinlikleri kapsıyor.

T.F., “ÖGB'nin bize saldırdığı eylemlerde biz ÖGB'ye saldırmışız gibi soruşturma açılıyor” sözleriyle, soruşturmaların çoğunlukla özel güvenlik birimlerine fiziksel müdahale edildiği iddiasıyla açıldığını anlattı.

Herhangi bir fiziksel müdahale tespit edilmediği gerekçesiyle bazı soruşturmaların kapatıldığını söyleyen T.F., “Kapatılmış soruşturmayı tekrar açıp, kendileri de ‘Bir delilimiz yok ama bizce yapmışsınızdır’ diyerek altı ay uzaklaştırmayla cezalandırıyorlar” dedi.

T.F., savunma sürecinde kendisine yöneltilen bazı suçlamaların olaylarla örtüşmediğini öne sürerek durumu şu sözlerle anlattı:

“En güzel örneklerden biri, ben Batıkent'te kahvaltı yaparken okuldaki eyleme yetişemem artık diye gitmemiştim ve onun da soruşturması geldi, T.F. de oradadır diye göndermişler. Soruşturmalara karşı eylem yaptığımızda rektörlüğe, bunların Anayasa'ya aykırı soruşturmalar olduğunu, suç işlediklerini anlatmaya çalışıyoruz, oradan da tekrar soruşturma açılıyor bize.”

Öğrencilere bini aşkın soruşturma açılmış

Soruşturmaların yoğunluğuna dikkat çeken T.F., öğrencilerin savunmalarını verdiği Hacettepe Üniversitesi Hukuk Müşavirliği'nin, kendilerine 'üniversitede binden fazla soruşturma açıldığını' söylediklerini aktardı.

T.F. ayrıca uzaklaştırma kararlarına karşı açılan davalarda bazı yürütmeyi durdurma kararları çıktığını, ancak üniversite yönetiminin bu kararlara itiraz etmesiyle dosyaların istinafa taşındığını belirtti.

Hakkında çok sayıda soruşturma açılmasına rağmen üniversiteye dönme mücadelesini sürdüreceğini söyleyen T.F., uzaklaştırma kararlarını ve soruşturmaları kampüsteki öğrenci mücadelesinin bir parçası olarak gördüğünü belirterek, hakkında verilen kararlar nedeniyle yaptığı eylemlerden pişman olmadığını şu sözlerle ifade etti:

“Günün sonunda haklı olmanın verdiği rahatlık var üzerimde, bugün olsa tekrar yapacağımı bildiğim için. Pes ettiğim ya da artık eğitim hayatım bitti dediğim bir yerde değilim. İmamoğlu tutuklandıktan sonra oradan doğan eylemlerde herkesin kendince bir nedeni vardı sokağa çıkmak için. Benim için de bu durum tıpkı o zamanki gibi mücadelenin içinde kalmak ve mücadele etmeye devam etmek için nedenlerden bir tanesi aslında.“

İlgili İçerikler