T24 Haber Merkezi
İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınarak tutuklanan ‘Manifest’ grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Türkiye’de milyonlarca çocuğun rol model aldığı grubun toplumdaki ‘aile’ kavramını aşağılayan görüntülerini tasarladığı ve finanse ettiği öne sürülen Akış’ın, müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu’nca yürütülen soruşturma kapsamında, kamuoyunda ‘Manifest’ olarak bilinen grubun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, 28 Ağustos’ta İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Akış, müstehcenlik suçlamasıyla sevk edildiği İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanmıştı. Yürütülen süreçte iddianame tamamlandı.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
"Şovların sınırlarını belirleyen asıl mimar"
İddianamede, Akış’ın müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yoluyla yayınlayan yahut bunların yayınlanmasına aracılık eden kişi sıfatıyla 6 aydan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
İddianamede, Akış’ın organizasyondaki rolüne ilişkin doğrudan şu tespitlere yer verildi:
”Şüpheli Tolga Akış’ın manifest adlı grubun yapımcısı ve şirket sahibi olarak grubun tüm sorumluluğunu üstlendiği, gruba ait kişilerin kim olacağını Big Five adlı program aracılığı ile bizzat seçtiği, Manifest adlı grubun bütün konser ve gösteri işlemlerinin menajerlik şirketi aracılığı ile kendisinin yönetiminde programlanarak sergilendiği, şüphelinin ilgili grubun finansal işlemlerini yürüttüğünün tespit edildiği...”
Savcılık, Akış’ın pozisyonunun klasik bir menajerliğin yerine geçtiği iddiasıyla, “Menajerliğin sadece bir temsil statüsünden çıktığı ve ‘manifest’ isimli grubun yaptığı eylemlerin ve görsellerin içeriğinin mimarı yani grubun şovlarının sınırlarını belirleyen ve ticari başarısı için en stratejik kararları alan kişi olduğu” ifadelerini kullandı. Manifest grubundaki yedi kadının eylemleri nedeniyle hayasızca hareketler (teşhircilik) kapsamında daha önce ceza almasının yalnızca “bu eylemlerin görünen kısmı” olduğu vurgulandı.
“Sanatsal istisnadan yararlanamaz, pazarlama stratejisi olarak kullandı”
İddianamede, suçun kast unsuruna ve gösterilerin bilinçli bir pazarlama stratejisi olduğuna yönelik şu değerlendirmeler yapıldı:”...suçun doğası gereği kast unsurunun arandığı ve menajer konumunda olan kişinin grubun yapmış olduğu kareografilerin ve topluma servis edilecek konser görüntülerinin toplumdaki edep ve haya duygularını ne denli zaafiyete uğratacağından habersiz olamayacağı, aksine bu şovların, kıyafetlerin ve dansların bu duyguları kışkırttığından haberdar olarak pazarlama stratejisi olarak kullanıldığı...”
Akış’ın eylemlerinin, bilimsel veya sanatsal değeri olan eserlere tanınan müstehcenlik istisnasına girmeyeceği vurgulanarak, “Sanatın, toplumsal değerleri ve gelişime açık olan çocukların psikolojik ve ruhsal alanını hiçe sayan ticari bir cinsel istismar aracına dönüşmesi halinde hukuki korumalardan yararlanamayacağı” kaydedildi.
Savcılık değerlendirmesinin sonuç bölümünde ise şu ifadelere yer verildi:
”Türkiye’de milyonlarca çocuğun hayranlık duyarak izlediği ve adeta rol model aldığı bu grubun, toplumun edep ve haya duygularını açıkça yok sayan, en önemlisi ise toplumdaki ‘aile’ kavramını aşağılayan görüntüleri tasarlayan, finanse eden ve hiçbir yaş koruma filtresi gözetmeksizin kitlelere ulaşmasına sebebiyet gösteren şüphelinin aktif bir faaliyet üstlendiği...”
Tolga Akış: Dans figürlerinde sorumluluğum yok
Savcılıkta yaptığı savunmada suçlamaları reddeden Tolga Akış’ın ifadesi iddianameye şu şekilde yansıdı:
”Manifest isimli müzik grubunun kurucusu olduğunu, müzik grubundaki kadınları Big Five Türkiye isimli yarışmada seçtiğini, 06/09/2025 Tarihinde Küçükçiftlikpark’ında gerçekleşen daha sonra manifest grubunun üyesi olan yedi kişinin yargılandığı ve ceza aldığı soruşturma ve kovuşturma dosyasında şüpheli olarak yer almadığını...”
Daha önce gruba konser nedeniyle açılan müstehcenlik soruşturmasına ilişkin olarak Akış,“Buradaki grubun dans figürleri benim yönetimimde gerçekleşmedi. Herhangi bir şekilde benim sorumluluğum söz konusu değildir” diyen Akış, finansal konulara dair “Manifest grubunun iş ilişkisindeki gelir paylaşım oranının %60’ını kızlara eşit miktarda dağıtıldığını ve %40’ının şirketin menajerlik projesine ayrıldığını” belirtti.
Grubun gelecek hedeflerine ilişkin de konuşan Akış, “Netflix isimli sosyal medya platformuna dizi yapmak için başvuru yaptıklarını ve dizisi değil belgeselinin daha iyi ses getireceğinin söylenmesi üzerine bu konuda hemfikir olduklarını, amaçlarının manifest grubunun netflix’in küresel gücünden faydalanarak tüm dünyaya tanıtmak olduğunu” beyan etti.
Mesut Adlin yanıtı: Tamamen mizah amaçlı
Soruşturma kapsamında dosyaya giren yazışmalara ilişkin olarak Akış, hakkındaki iddiaları reddederek eski iş ortağı Mesut Adlin’i işaret etti. Akış, sızdırılan yazışmalara ilişkin, “Söz konusu yazışmalar tamamen mizah amaçlı olup gerçeği yansıtmamaktadır. Mesut Adlin bu yazışmaları beni ve grubumu itibarsızlaştırmak için kullanmıştır” ifadelerini kullandı.
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


