Karar yazarı Taha Akyol, fon vurgununa ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye Sigorta’nın parasının Tera fonlarına yatırılması karşılığında elden 1 milyon dolar rüşvet aldığı iddia edilen Taha Çakmak’ın kamu kurumlarındaki görev geçmişine dikkat çekti. Akyol, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde üst düzey kamu görevlilerinin atanması ve görevden alınmasına ilişkin yetkileri eleştirdiği yazısında, kamu yönetiminde liyakat, atama sistemi ve denetim mekanizmalarını eleştirdi. Akyol, sistem değişikliğiyle atamalardaki bazı şartların kaldırıldığını savunarak “bizden” olmanın yarattığı kayırma duygusu ve denetim eksikliği algısının kamu yönetiminde sorunlara yol açtığını belirtti.
Akyol, “Bizden” çocuklar başlıklı yazısında, fon krizinde ortaya çıkan isimlerin yanı sıra gerekli ruhsatları veren ve uyarılara rağmen önlem almadığını belirttiği kurum yöneticilerini de değerlendirdi. Akyol, Şamil Tayyar’ın “Vurgun mahallindekiler bizim çocuklardı” sözünü aktararak, aidiyet ve güç algısının denetim eksikliğiyle birleşmesinin sorunlara yol açtığını savundu.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Akyol, Taha Çakmak’ın Ziraat Bankası’ndaki yöneticilik görevlerinin ardından 2019’da BDDK başkan yardımcılığına, 2021’de Merkez Bankası başkan yardımcılığına atandığını yazdı. Çakmak’ın Temmuz 2023’te bu görevden alınmasının ardından 3 Ağustos’ta Türkiye Sigorta’nın başına getirildiğini belirten Akyol, bu hızlı görev değişikliklerini sorguladı.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi öncesinde Merkez Bankası başkan yardımcılığına atanmak için en az 10 yıllık mesleki deneyim gerektiğini, adayın Merkez Bankası Başkanı tarafından önerildiğini ve atamanın farklı makamların imzasından geçtiğini hatırlatan Akyol, bu şartların sistem değişikliğiyle kaldırıldığını savundu. Akyol, Cumhurbaşkanlığı sisteminde üst kademe kamu görevlilerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanıp görevden alınabildiğini belirterek bu tasarrufların da Meclis denetimine tabi olmadığını ifade etti.
“Hızlı yükselişlerin, kurumlar arasında ‘bizden’ olmanın yarattığı ‘dayanışma’, destek, kayırma duygularının ve ‘denetim’ yokluğu algısının yol açtığı sorunları yaşıyoruz” diyen Akyol, fon krizinde ortaya çıkan sorunların yalnızca kişilerin adli sorumlulukları üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Onun için mesele sadece adli yönleriyle görülmemeli. İdari reform, yargı reformu, sistem reformu akıldan çıkmamalı” dedi.
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


