İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm süreci kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda 'çerçeve yasa' olarak bilinen "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", 10 Ağustos'ta oylamaya katılan 561 milletvekilinden 467'sinin "evet" oyuyla kabul edilerek Meclis'ten geçti. Peki, bundan sonraki süreç nasıl ilerleyecek, yasadan kimler yararlanacak? İşte tüm merak edilenler...
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim 2024 tarihinde partisinin grup toplantısında yaptığı, "Terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM’de DEM Parti grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın" açıklamasının ardından başlayan süreçte dün tarihî bir aşama kaydedildi. Yaklaşık iki yılın ardından hazırlanan ve 8 Ağustos'ta 17 saatlik görüşmelerin ardından Adalet Komisyonu'ndan geçen "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", dün 467 milletvekilinin oyuyla Meclis'te de kabul edildi.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
TBMM'de 600 olan milletvekili sayısı, 28. Yasama Dönemi'nde Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez'in 14 Aralık 2023'te hayatını kaybetmesi, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay'ın milletvekilliğinin 30 Ocak 2024'te düşürülmesi, CHP'li Hasan Baltacı, Abdurrahman Tutdere, Ahmet Önal ve Burcu Köksal'ın belediye başkanı seçilmesi ve AKP'li Murat Kurum'un bakan olarak atanmasının ardından 593'e, TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in hayatını kaybetmesiyle ise 592'ye geriledi.
Oylamaya 561 milletvekili katıldı
Meclis'teki oylamaya 592 milletvekilinden 561'i katıldı. 467 milletvekili kabul, 87’si ret oyu verdi. 7 milletvekili çekimser kalırken 31 milletvekili oylamaya katılmadı. Açık oylamaya göre, Yeni Parti 54, İyi Parti 29, CHP 2, Demokrat Parti 1 ve bağımsız milletvekili 1 "ret" oyu verdi. Böylece, 467 "evet" oyuna karşılık 87 "ret" oyu ile 7 "çekimser" oy kullanıldı.
DEM Partili Çiçek Otlu ile CHP’li Serkan Sarı hastanede tedavi altında olduğu için MHP’li Celal Adan TBMM Başkanvekili olarak oturumu yönettiği için, AKP’li Numan Kurtulmuş ise TBMM Başkanı olduğu için oylamaya katılmadı.
AKP’den 268 milletvekili "evet" oyu verirken 9 milletvekili oylamaya katılmadı. Yeni Parti lideri Özgür Özel'in oylama öncesinde "evet" diyeceklerini ancak milletvekillerini oy kullanma sürecinde serbest bırakacaklarını açıklamasının ardından Yeni Parti’de 35 milletvekili "evet", 54 milletvekili "ret" oyu verdi, 2 milletvekili oylamaya katılmadı.
MHP’de 44 milletvekili "evet" oyu verdi, 2 milletvekili katılmadı. Celal Adan'ın yanı sıra İzzet Ulvi Yönter MHP'de oylamaya katılmayan isimler arasında yer aldı. DEM Parti’den 54 milletvekili yasaya "evet" dedi, 1 milletvekili oylamaya katılmadı. İyi Parti’nin oylamaya katılan 29 milletvekilinin tamamı "ret" oyu verdi. CHP’de 29 milletvekili "evet", 2 milletvekili "ret" oyu verirken 14 milletvekili oylamaya katılmadı.
Yeni Yol Partisi’nde 16 "evet" ve 3 "çekimser" oy kullanılırken 1 milletvekili oylamaya katılmadı. Bağımsız milletvekillerinden 7’si "evet", 1’i "ret" oyu verdi; 2 bağımsız milletvekili katılmadı. HÜDA Par’ın 4 milletvekili de "evet" oyu verdi, Yeniden Refah Partisi’nin 4 milletvekili ise "çekimser" oy kullandı.
TİP’ten 3, DBP’den 2, EMEP’ten 2, DSP’den 1 ve Saadet Partisi’nden 1 milletvekili "evet" oyu verdi. Demokrat Parti’nin 1 milletvekili ise "ret" oyu kullandı.
Yasanın Meclis'ten geçmesinin ardından sürecin nasıl ilerleyeceği merak ediliyor. Yasa ne zaman yürürlüğe girecek, düzenlemelerden kimler yararlanacak? İşte tüm merak edilenler...
MGK rapor hazırlayacak
Milli Güvenlik Kurulu (MGK), örgütün silah bıraktığını tespit ve teyit edip, bu karar Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlük süresi başlayacak ve süre 6 ayla sınırlı olacak. Altı ay içerisinde başvuru yapmayanlar kanundan yararlanamayacak. Kanun sadece Kandil ve çevresindeki silahlı örgüt üyelerini değil, PKK nedeniyle terör suçundan yargılanan ya da ceza alan Avrupa’daki ve cezaevindeki isimleri de kapsıyor.
"Kasten öldürme suçu" düzenlemenin dışında
Yasa yalnızca PKK mensuplarını kapsıyor. Başka örgütlerin benzer şekilde fesih kararı alması halinde bu kanundan yararlanamayacak. Düzenleme; PKK/KCK'yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, propaganda yapma, örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen suçlar ile PKK lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki suçları kapsıyor. Ancak örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları düzenlemenin tamamen dışında bırakılıyor.
Ayrıca 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalar da kapsam dışında tutuluyor. Bu tarih, yeni Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarih olarak esas alınıyor ve yalnızca suçun işlendiği tarih dikkate alınıyor; yeniden yargılama konusu olan veya devam eden davalar da bu kapsam dışında kalıyor. Bu nedenle metindeki değerlendirmeye göre Abdullah Öcalan dahil örgüt yöneticilerinin, 2005 öncesindeki bu nitelikteki suçlar nedeniyle yeniden yargılama yoluyla düzenlemeden yararlanması mümkün olmayacak. Buna karşılık 1 Haziran 2005'ten sonra müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren bir suç işlemiş ancak kasten öldürme suçu işlememiş örgüt yöneticileri ve üyeleri düzenlemeden yararlanabilecek. Silahlı eylemlere katılmış olmak da tek başına engel olmayacak; belirleyici kriter kişinin bir insanı öldürüp öldürmediği olacak.
Cezalar ertelenecek
Kanun kapsamına giren kişiler için başvurular, bulundukları yerdeki başsavcılıklara veya kurul tarafından görevlendirilecek kurumlara yapılabilecek. Mevcut soruşturma ve kovuşturmalar otomatik olarak ortadan kalkmayacak ancak belirli sürelerle ertelenecek. Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda ise 10 yıl ertelenecek. Kararlara karşı iki hafta içinde başvuru ve itiraz yolu açık olacak. Tutuklu veya adli kontrol altında bulunanlar bakımından, erteleme kararı verilen suçlarla ilgili koruma tedbirleri gerekli şartların bulunması halinde kaldırılabilecek; bu konudaki kararı hakim verecek. Dosya üst mahkemelerdeyse bozma kararı verilecek, ardından ilk derece mahkemesi erteleme uygulayacak. Erteleme süresi boyunca yeni bir suç işlenmezse soruşturma bakımından kovuşturmaya yer olmadığı, dava bakımından ise düşme kararı verilecek.
Erteleme süresi suç işlenmeden geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılacak
Daha önce davası sonuçlanmış ve ceza almış kişiler için de benzer bir sistem öngörülüyor. 15 yıl veya daha az hapis cezası 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları 10 yıl süreyle infaz hakiminin kararıyla ertelenecek. Bu kararlara da itiraz edilebilecek. Erteleme süresi suç işlenmeden geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılacak. Erteleme döneminde dava ve ceza zamanaşımı süreleri işlemeyecek. Ayrıca yalnızca bu düzenleme kapsamında ertelenen soruşturma, kovuşturma ve cezaların tutulacağı özel bir kayıt sistemi oluşturulacak. Bu kayıtlar yalnızca kişinin yeniden terör suçu işlemesi halinde savcılık veya mahkemelerin talebiyle kullanılabilecek.
Siyasete dönüş için de düzenleme yapıldı
Teklif, düzenlemeden yararlanan kişilerin siyasi hakları bakımından da özel bir mekanizma getiriyor. Oluşturulacak kurul, soruşturma, kovuşturma veya mahkûmiyet nedeniyle ortaya çıkan hak yoksunluklarının tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasını sulh ceza hakimliği, mahkeme veya infaz hâkimliğinden talep edebilecek. Bu talebin kabul edilmesi halinde kişilerin siyasi partilere üye olmalarının veya aday gösterilmelerinin önü açılabilecek. Ancak bu imkân hemen kullanılmayacak. 5 yıllık erteleme uygulananlar için karar tarihinden itibaren 2 yıl, 10 yıllık erteleme uygulananlar için ise 3 yıl geçmesi gerekecek.
Takip, Koordinasyon ve Uygulama Kurulu oluşturulacak
Kanunun uygulanmasını takip etmek üzere Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir “Takip, Koordinasyon ve Uygulama Kurulu” oluşturulacak. Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri yer alacak. Koordinasyon Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yürütülecek. TBMM bünyesinde ise 17 üyeden oluşan bir İzleme Komisyonu kurulacak ve kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek. Silahların teslimi ve silahsızlanma sürecinin ayrıntıları da Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıkları tarafından, güvenlik kurumlarının görüşleri alınarak hazırlanacak bir genelgeyle belirlenecek. Kurul, ihtiyaç halinde alt komisyonlar kurabilecek, bakanlık ve kurum temsilcileri ile gerekli görülen kişileri toplantılara davet edebilecek ve süreçle ilgili yeni adli, idari veya yasal düzenleme önerilerinde bulunabilecek. Kanun kapsamındaki faaliyetlerde görev yapanlar, bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumlulukla karşı karşıya kalmayacak.
MGK teyidine kadar geçen dönem için özel hüküm
Düzenlemenin dikkat çeken hükümlerinden biri de MGK'nın silah bırakma ve fesih yönündeki teyit kararından önceki döneme ilişkin. Kanunun kabul edilmesinden MGK'nın “örgütün tamamen silah bıraktığı” yönündeki tespitinin Resmî Gazete'de yayımlanmasına kadar geçen sürede işlenen ve soruşturmasına daha sonra başlanması gereken suçlar hakkında soruşturma açılması kurulun iznine bağlanacak. Kurul izin vermezse bu dönemde işlenen suçlar hakkında soruşturma yürütülemeyecek.
Avrupa'daki ve cezaevindeki isimler de kapsamda
Düzenlemenin kapsamı yalnızca Kandil ve çevresindeki silahlı örgüt mensuplarıyla sınırlı tutulmuyor. PKK nedeniyle terör suçundan yargılanan veya hüküm giyen, Avrupa'da bulunan eski siyasetçiler ile cezaevindeki kişiler de belirlenen kriterleri karşılamaları halinde düzenlemeden yararlanabilecek. Metindeki değerlendirmeye göre bu kapsamda Selahattin Demirtaş ve Kobani davasında ceza alan eski HDP'li siyasetçiler de bulunuyor.
Demirtaş'ın Kobani davasında aldığı toplam 42 yıllık hapis cezası, kasten öldürme veya müebbet/ağırlaştırılmış müebbet hapis kapsamında değil. Bu nedenle aldığı cezaların teklif kapsamında sayılan suçlardan oluşuyor. MGK'nın teyidinin ardından düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde Demirtaş'ın da kapsamdan yararlanabileceği değerlendiriliyor. Bu durumda önce Yargıtay'ın ilgili kararı bozması, ardından yerel mahkemenin cezanın ertelenmesine karar vermesi gerekiyor. Demirtaş, tahliye sonrasında da düzenlemeden yararlanan diğer kişiler gibi denetim ve siyasi haklara ilişkin süre şartlarına tabi olacak.
MHP'li Yıldız: Müstakil düzenlemelerin af veya cezasızlık algısına yol açmaması gerektiği şerhi düşülmüştürMeclis'teki tarihî oturumda teklifin geneli üzerinde partisinin görüşlerini açıklayan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, müstakil düzenlemelerin af veya cezasızlık algısına yol açmaması için "şerh" düşüldüğünü söyledi. MHP'nin sürece olan desteğini yineleyen Yıldız, şunları kaydetti: "Müstakil ve geçici yasal düzenlemelerin, af veya cezasızlık algısına yol açmadan, kapsayıcı olması gerektiği şerhi düşülmüştür. Terörsüz Türkiye süreciyle dürüst ve samimi adımlar, dış dayatmalara kapalı öneriler, bin yıllık kardeşliğe ve ortak yaşama dönük tasarruflar Milliyetçi Hareket Partisi tarafından her zaman desteklenecektir. Yüreğimizle, gönlümüzle Terörsüz Türkiye’nin yanındayız. Teklif, mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Bazı arkadaşlarımız maalesef kanunun gerekçesini ve lafzını okumadan bunun bir af olduğunu iddia edecek kadar gerçekten uzağa düşmektedir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri, bütün sonuçlarıyla varlığını korumaktadır. Suçun vasfına, mahkûmiyet kararına ve ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik öngörülmemektedir. Huzurunuza getirdiğimiz teklifin özel af olduğu iddiası var. Bu mantığı devam ettirirsek, eğer her af düzenlemesinde bir kısım, bir miktar cezanın cezaevi dışında çekilmesini esas alırsak, COVID-19 izninde insanları 3 yıl, 5 yıl dışarı çıkardığımız kanun içinde de nitelikli çoğunluk ararsınız. Bu duruma düşmeyi hiçbiriniz istemezsiniz herhalde." |
Umut hakkı tartışmalarıÇerçeve yasa teklifinde Abdullah Öcalan'a yönelik "umut hakkı"na ilişkin bir düzenleme bulunmuyor. Bahçeli'nin "umut hakkı" açıklamalarına karşılık AKP, umut hakkına kapıyı tamamen kapattı. MHP lideri Bahçeli, son olarak 5 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, umut hakkı sözlerini yineleyerek, "Selahattin Demirtaş’ın halini hatırını sorarım, o da bana selamlarını iletir. İyi bir hukukumuz var. Ayrıca kendisinin herhangi bir talebi veya isteği olup olmadığını da sorarım. Ben yine aynı şeyi söylüyorum. Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler (Ahmet Türk ve Ahmet Özer) görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Bu proje bir devlet projesidir" dedi. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ise feshedilen PKK lideri Abdullah Öcalan'ın çalışma koşullarının esnetilmesine yönelik soruya, "Bunlar her zaman rahatlıkla, bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadan yapılacak işlerdir. Bize sorarsanız bundan sonraki süreçlerde belli bir disiplin ve kurallara tabi olarak İmralı'da akademisyen ve gazeteci ziyaretleri, bu konudaki açıklamalar noktasında idari düzenlemeyle yapılabilir. Ama bunun için bir yasal zemine ihtiyaç yok, statüye de ihtiyaç yok" yanıtını verdi.
|
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi kapsamı“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” isimli Kanun teklifi 12 maddeden oluşmaktadır. PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin tespiti ve bu tespitin teyidine yönelik olarak hazırlanan kanun teklifi metninde; Tespit ve Teyit Makamı:Kontrolü altındaki tüm örgütsel yapı ve her türlü unsurlarıyla fiili varlığını sona erdirdiği ve silahsızlandığının güvenlik kurumlarınca tespiti ve Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi öngörülmüştür. Kapsamı:PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsamaktadır. Kapsam Dışı:Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 01.06.2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsam dışı tutulmaktadır. Soruşturma ve Kovuşturma:Kanun kapsamına girenlere ilişkin değerlendirmeler halihazırda soruşturma ve kovuşturmaların bulunduğu merciler tarafından yapacaktır. Ancak, bu Kanundan yararlanmaya yönelik başvurunun bulunulan yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bahçeli, Öcalan'ı Meclis'e çağırdı: Terörün bittiğini haykırsın! Soruşturma ve Kovuşturmaların Ertelenmesi:
İki hafta içinde karara karşı başvuru ve itiraz yolu açıktır. Erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri koşullarının bulunması halinde kaldırılacaktır. Kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında ise bozma kararı verilerek ilk derece mahkemesi tarafından erteleme kararı verilecektir. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilecektir. Cezaların Ertelenmesi:
Erteleme süresi suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacaktır. Zamanaşımı:Erteleme sürelerinde dava ve ceza zamanaşımı süreleri işlemeyecektir. Hak Yoksunlukları:Erteleme kararları Kurul tarafından dönemsel olarak değerlendirilecektir. Kurul gerekli görülmesi halinde soruşturma/kovuşturma/mahkûmiyet nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasını sulh ceza hâkimliği/mahkeme/infaz hâkimliğinden talep edebilecektir. 5 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren 2 yıl ve 10 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise üç yıl geçmiş olması aranmaktadır.
|
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|
MHP lideri Devlet Bahçeli çerçeve yasayı ilk imzalayanlardan oldu
Hayatını kaybeden TBMM Başkanvekili ve İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder ile İmralı Heyeti'nden Pervin Buldan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmede
Cumartesi Anneleri ve Barış Anneleri, süreç komisyonunda
Öcalan'ın 27 Şubat 2020'te yaptığı "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı"nın yıldönümünde gönderdiği yeni mesaja ilişkin açıklamadan
İmralı Heyeti ve AKP grubu
İmralı Heyeti ve MHP lideri Bahçeli
Bahçeli, MHP ve DEM Parti grubu

