T24 Haber Merkezi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına, kurultay öncesinde görevde olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi üyelerinin tedbiren göreve dönmesine hükmedilen mahkeme kararı ardından düzenlediği basın toplantısında kararı "demokratik" buldu.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin kararının merkezinde "demokratik iradenin korunması"nın yer aldığını savunan Gürlek, "Hangi parti söz konusu olursa olsun, delegenin ve üyenin iradesinin menfaat, baskı ya da yönlendirme ile sakatlanması kabul edilemez. Verilen bu karar, vatanadaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karardır" ifadelerini kullandı. Herkesin sürece saygı duyması gerektiğini söyleyen Gürlek, "İrade milletindir, delegenindir, üyelerindir, bu iradeye gölge düşüren her unsurun karşısında hukuk devleti dimdik dururur" dedi.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararının ardından ilk açıklama: Hayırlı olsun!
"Kararın özünde demokratik iradenin korunması yer almaktadır"
Gürlek'in açıklamasının tamamı şu şekilde:
"Bugün hukuk devletinin işleyişi bakımından önemli bir yargı kararına ilişkin Adalet Bakanı olmam hasebiyle bir basın açıklaması yapma gereği hasıl olmuştur. Öncelikle altını çizerek ifade etmek isterim: Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir hukuk devletidir. Demokrasinin özü, millet iradesidir. Bu iradenin sandıkta, kongrede, kurultayda ya da herhangi bir demokratik süreçte serbestçe ortaya çıkması, aynı zamanda demokratik hukuk devletinin varlığı ve işlerliği bakımından da hayati öneme sahiptir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi bugün önemli bir karar vermiştir. Bu kararın merkezinde doğrudan doğruya demokratik iradenin korunması yer almaktadır. Çünkü hangi parti söz konusu olursa olsun, delegenin ve üyenin iradesinin menfaat, baskı ya da yönlendirme ile sakatlanması kabul edilemez.
"Delege iradesi sakata uğratıldı"
Özellikle vurgulamak gerekir ki bu süreç, bizzat Cumhuriyet Halk Partisi delegelerinin başvurularıyla başlamış; yine CHP delegelerinin beyanları ve tanıklıklarıyla şekillenmiştir. Yargı makamları da önlerine gelen iddiaları, soruşturma dosyalarını, tanık anlatımlarını ve elde edilen delilleri titizlikle inceleyerek bağımsız ve tarafsız bir şekilde karar vermişlerdir.
Yapılan değerlendirmeler sonucunda, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay sürecinde delege iradesinin, kurultay sonucunu etkileyecek şekilde sakata uğratıldığı yönünde bir kanaate varılmıştır. Mahkeme, bazı delegelere menfaat sağlandığı veya vaatlerde bulunulduğu yönündeki iddiaların, seçim sürecinin serbestliğini ve eşitliğini zedelediğini tespit etmiştir.
"Demokrasiye olan güvenini pekiştirdi"
Burada altını çizmek isterim ki; yargının görevi, hukukun üstünlüğünü temin etmektir. Seçim güvenliği sadece genel seçimler için değil, siyasi partilerin kendi iç süreçleri için de geçerlidir. Çünkü siyasi partiler, demokrasinin vazgeçilmez unsurları ve taşıyıcı kolonlarıdır. Bu kolonların zedelenmesi, doğrudan demokrasinin zedelenmesi anlamına gelir.
Bu nedenle verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren; demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır. Hukuk devleti; iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir.
"Hukuk devleti dimdik durur"
Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır. Süreç, hukuk düzeni içerisinde işlemeye devam edecektir. Herkesin bu sürece saygı göstermesi ve değerlendirmelerini hukuk çerçevesinde yapması, itirazlarını hukuk düzeni içinde gerçekleştirmesi büyük önem taşımaktadır.
Bizim için temel ilke açıktır: İrade milletindir. Delegenindir. Üyelerindir. Bu iradeye gölge düşüren her unsurun karşısında hukuk devleti dimdik durur. Türkiye, demokrasisini hukukla, adaletle ve millet iradesine bağlılıkla güçlendirmeye kararlılıkla devam edecektir."
Ne oldu?Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, bugün verdiği kararla CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultayı'nın "mutlak butlan" yani kesin hükümsüzlük nedeniyle iptaline hükmetti. Mahkeme aynı kararla Genel Başkan Özgür Özel ve tüm parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, kurultay öncesinde görevde bulunan Kemal Kılıçdaroğlu ile eski Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin ise karar kesinleşinceye kadar tedbiren göreve iade edilmesine hükmetti. Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararının çıkmasından bir gün önce, CHP yönetimi ve kamuoyunda tepkilere sebep olan "arınma" çağrısında bulunmuştu. Mahkeme gerekçesini neye dayandırdı?Kararda, Ankara ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmalar kapsamında açılan ceza davalarına, tanık beyanlarına, MASAK raporlarına ve çeşitli resmi kurum yazışmalarına dayandı. Mahkemeye göre "söz konusu deliller; kurultay öncesinde bir kısım delegeye nakit para, iPhone ve iPad dağıtıldığını, ev ve araba temin edildiğini, CHP'li belediyelerde işe yerleştirme vaadinde bulunulduğunu ve market alışveriş kartları dağıtıldığını" ortaya koydu. Mahkeme, Anayasa'nın 69. maddesi, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 4. ve 93. maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesindeki kesin hükümsüzlük hükümlerini birlikte değerlendirerek kurultayın kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğu sonucuna vardı. İlk derece mahkemesi ne demişti?Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi, Ekim 2025'te verdiği kararla; kurultay sonrasında CHP'nin YSK gözetiminde yeni kurultaylar düzenlemesi gerekçesiyle davaların konusuz kaldığına hükmetmişti. Bazı davacılar ise partiden ihraç edildikleri için aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddedilmişti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, bu değerlendirmeyi bütünüyle reddederek, mutlak butlanla sakat bir kurultayın sonradan yapılan işlemlerle düzeleceğinin kabulünün "hem usul hukuku ilkelerine hem de maddi hukukun temel kavramlarına aykırı" olacağını vurguladı. Karar kesinleşmedi, Yargıtay yolu açıkMahkeme kararında, tebliğden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolunun açık olduğu belirtildi. Karar henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte tedbir kararı derhal uygulanabilir nitelikte. Karar Türk siyasi tarihinin en kritik yargı kararlarından biri olma özelliği taşıyor. Karar kesinleştiği takdirde CHP'nin örgütsel yapısını ve yönetimini kökten etkileyecek sonuçlar doğurması bekleniyor.
|


