İstanbul, Pendik’te bir aracın çarpması sonucu 14 yaşındaki Işıl Öykü Dinç’in yaşamını yitirdiği kazaya ilişkin bilirkişi raporu tamamlandı. Dinç ailesinin bağımsız bir bilirkişiye yaptırdığı keşif sonucu hazırlanan raporda, otomobili kullanan Ömer Faruk Ballı'nın hız limitini aşarak 94,40 kilometre hızla gittiği belirtildi. Sürücünün geldiği yönden kazanın gerçekleştiği yere 150 metre uzaklıkta yaya geçidi levhası bulunduğu, olay yerinde Dinç'i görmemesine sebep olacak yol kusuru, kaza ya da görüşüne engel bir cisim bulunmadığı belirtildi. Sürücünün Dinç'i görünce frene basmadığı ve kazayı engellemeye çalışmadığı ifade edildi. Polislerin hazırladığı kaza tespit tutanağına da değinilen raporda, kazanın yaya geçidinin 14 metre ilerisinde olduğu yazılmasına rağmen görüntülerde Dinç'in yola yaya geçidinden çıktığı belirtildi. Kazada kimin kırmızı ışığı ihlal ettiği araştırması yapılmadığı da hatırlatılan raporda, CD görüntüleri izlendiğinde trafik ışıklarının çalışır durumda olduğunun görüldüğü ve araçlara kırmızı ışık yandığı kaydedildi.
14 yaşındaki Işıl Öykü Dinç'in ölümüne neden olan sürücü tutuksuz yargılanacak!
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Pendik Sahilyolu Kaynarca Mahallesi Erol Kaya Caddesi Tuzla yönünde 18 Mayıs 2025’te bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren 14 yaşındaki Işıl Öykü Dinç’in ölümüne ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü. Dinç ailesi, olay yeri keşif taleplerinin kabul edilmemesi nedeniyle 23 Aralık'ta görülen ikinci duruşmanın ardından bağımsız bir bilirkişi heyetine rapor hazırlattı.
"Kaza mahalinin 150 metre gerisinde yaya geçidi levhası var"
Bilirkişi raporunda, kazanın gerçekleştiği 70 kilometre hız sırını bulunan Pendik ilçesi Sahil Yolu Bulvarı'nda kazaya etken yol kusurunun ve görüşe engel cismin bulunmadığı, olay yerinde trafik lambası ve aydınlatmanın bulunduğu, kaza mahalinin yaklaşık 150 metre gerisinde yaya geçidi levha ve işaretlerinin yer aldığı tespiti yer aldı.
Hız limiti 70 olan yolda 94,40 kilometre hızla gitmiş
Kaza yapan otomobilin, orta şerit üzerinde seyrederken Dinç'e çarptığı ve 18,30 metre uzakta durduğu kaydedildi. Raporda; kazanın gerçekleştiği bulvarda yaya yoğunluğu, park ve yürüyüş alanlarının bulunduğu ve yerleşim yeri içi olduğu, hız limitinin normal şartlarda 70 kilometre olduğu kaydedilirken görüntü üzerinden yapılan kronometre ölçümünde, otomobilin 35,4 metreyi, 1,35 saniyede katetmesi sonucunda, ortalama hızının 94,40 km/h olduğunun hesaplandığı belirtildi.
"Frene basmadı, kazanın gerçekleşmemesi için manevra yapmadı"
Dinç'e çarpmasının ardından aracı kullanan Ömer Faruk Ballı'nın fren lambalarının yanmadığına ilişkin görüntü de rapora girdi. Raporda, otomobilin, dönüşe ayrılan en sol şeritte bir aracın durduğu halde, frene basmadan ya da kazayı önleyici hiçbir manevrada bulunmaksızın, düz seyirle ve geliş hızı ile kavşağa ve yaya geçidi yol kesimine giriş yaptığı belirtildi. Bilirkişi raporunda, otomobilin kazanın ardından aynı hızla seyrine devam ettiğini, yayanın çarpma şiddeti ile havaya savrularak daha sonra yaklaşık 20-25 metre ilerideki taşıt yoluna düştüğünü, otomobilin ise seyrine devam ettiği kaydedildi.
Tutanakta yaya geçidinin 14 metre ileride denildi, raporda Dinç'in yaya geçidini kullandığı belgelendi
Raporda, kaza tespit tutanağında trafik polislerinin "kaza mahalinin üç yönlü (T) kavşak olduğu, Yaya geçidi ve trafik lambasının bulunduğunu belirtmelerine rağmen trafik lambalarının çalışır olup olmadığı konusunu belirtmedikleri vurgulandı. Ayrıca polislerin tutanakta karşı istikamete geçiş noktasını ve çarpma noktasını yaya geçidine yaklaşık 14,30 metre ileride olarak belirtmelerine rağmen ed görüntülerinde Dinç'in yaya geçidinden taşıt yoluna çıkış yaptığının görüldüğü, Dinç'in taşıt yoluna çıkış noktası ile çarpmanın gerçekleştiği noktanın uyuşmadığı kaydedildi.
"Kimin kırmızı ışığı ihlal ettiği araştırması yapılmadı, deliller toplanmadı"
Ayrıca raporda kimin kırmızı ışığı ihlal ettiği konusuyla ilgili olarak dosya içeriğinde herhangi bir araştırma ya da kanaat belirtilmediği vurgulandı. Trafik lambalı kontrollü kavşak kazalarında, kazaya etken kural ihlalinin tarafların Işık İhlali yapmalarının olduğu belitilerek kusurlamanın bu yönde yapılması ve eğer ışık ihlalinin kimin yaptığı tespit edilemiyorsa kazanın ilgili polis merkezi ekiplerine yönlendirilerek olayın oluş şekli ile alakalı maddi gerçeğe ulaşmak adına mevcut delillerin toplanarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Trafik lambalarının çalışmadığı tespit edildiğinde ise yolun fiziki durumu, yayaların ve araçların kaza öncesi yaptıkları kural dışı hatalı hal ve hareketleri incelenerek kural ihlallerinin tespit edilmesi gerektiği vurgulandı.
"Hızımız normaldi, yeşil ışıkta geçtik, kaza ışıkları geçtikten sonra oldu" demişlerdi
Raporda, şoför koltuğunda oturan Ballı ve ön koltukta bulunan nişanlısı Ayten Bezek'in yeşil ışıkta geçtikleri ve kaza anına kadar yoldan karşıya birinin geçtiklerini görmedikleri, Bezek'in "Kaza yapmamıza sebep olan şahıs aracın önüne hareket halindeyken atladı, durmamız mümkün değildi, kaza anında trafik seyir hızı ile kullanıyordu nişanlım, aracımızın hızı normaldi, hızlı değildik" ve Ballı'nın "Green Park Otele' yakın sağ kör noktamdan ses duydum, sesle birlikte nişanlımın üzerinde cam parçacıkları gördüm, yavaşlayarak sağa çektim, araçtan indim, arkasına bakarak birine çarptığımı anladım. Ortalama 50-60 km hızla ilerliyordum, hızım normaldi, olay ışıkları geçtikten sonra oldu, ben gidiyorken bana yeşil yanıyordu" ifadeleri hatırlatıldı.
Kırmızı ışıkta geçmiş
Bilirkişi, CD görüntüleri izlendiğinde trafik ışıklarının çalışır durumda olduğu ve açık kaynaklar üzerinden kaza öncesinde trafik ışıklarının hangi renk yandığı tespitine yönelik yaptığı çalışmada Ballı kontrolündeki otomobilin seyir istikametine kırmızı ışık yandığının görüldüğünü belirtti. Kavşak üzerinde yayalara yönelik trafik sinyalize lambaları ile trafik lambalarına aynı anda yeşil ışık yanmasının mümkün olmadığı da belirtilen raporda, sürücünün trafik işaretlerine uymadığı ve kavşaklara yaklaşırken hızını azaltma kuralını ihlal ettiği kaydedildi.
Baba Dinç: Bu insanları kimler koruyor?
Bilirkişi raporunun hazırlanmasının ardından T24'e konuşan Işı Öykü'nün babası Yunus Dinç, "Olay yerinin bir kilometre ilerisinde askeriye bulunmasına rağmen MOBESE kaydı yok deniliyor, polisler olay anını gösteren dokuz saniyelik kask kamerası görüntüsünü kimden aldıklarını bilmediklerini, kimliğini tespit edemediklerini söylüyor. TÜBİTAK tarafından AirDrop üzerinden alınan görüntünün kimin adına kayıtlı telefondan alındığının tespit edilmesi için dilekçe verdik. Her gün ülkenin bir yanından trafik kazası adı altında cinayet haberleri geliyor. Bundan sonra diğer insanların canı yanmasın istiyoruz. Kim bunlar, bu insanları kimler kuruyor?" diye konuştu.
Mahkeme, Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne polisler için yazı gönderdi
Öte yandan 23 Aralık tarihli davanın ikinci duruşmasında mahkeme, olaya müdahale eden polis memurlarının bir sonraki celse olan 17 Nisan'da beyanlarının alınmasın karar vermişti. 5 Ocak'ta mahkemenin, Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne yazı gönderip, dava dosyasında yer alan tüm polislerin 17 nisan saat 11.00'de mahkemede hazır bulunmalarını istedi.


