T24 Haber Merkezi
Gazeteci Murat Ağırel, dün Ticaret Bakanı Ömer Bolat hakkında dile getirdiği iddialara ilişkin olarak açıklama yaptı. Paylaşımında Ticaret Sicili Gazetesi belgelerine de yer veren Ağırel, "İddiaları kesinleşmiş gerçekler gibi sunmadım. Sizden de yalnızca sorulara açık ve belgeli yanıtlar bekliyorum. Bir hesabın üzerini sözlerle örtebilirsiniz; içindeki rakamları ancak belgelerle açıklayabilirsiniz. Bu dosyada takip edilmesi gereken benim adım değil, paranın izidir. Ve ben o izin peşindeyim" ifadelerini kullandı.
Murat Ağırel, Sözcü TV’de 16 Eylül’den bu yana yürütülen ve 7 yatırım kuruluşunu kapsayan fon soruşturmalarına ilişkin değerlendirmesinde, Bolat’ın “fonda parası olup, krizden önce çekti, hesabı kapattı” ve “fona 400 koydu, krizden önce çekti, 800 aldı” şeklindeki iddialarla gündeme geldiğini söylemişti. Bolat, Ağırel'in dile getirdiği iddiaların ardından yazılı açıklama yapmış, “Bugüne kadar hiçbir mal varlığımızı, gelir kaynağımızı veya tasarrufumuzu gizleme ihtiyacı duymadık. Mal beyanımız zaten devletin elindedir” ifadelerini kullanmıştı.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Sosyal medya platformu X'ten Bolat'ın yazılı açıklaması hakkında paylaşım yapan Ağırel, Bolat hakkında konuşulanların iddia niteliğinde olduğunu açıkça beyan ettiğini söyledi. "Ben söylediğim sözün sorumluluğunu taşırım. Söylemediğim sözün hesabını bana yükleyemezsiniz" diyen Ağırel, Bakan Bolat'a kendisinden özür dilemesi için de çağrıda bulundu.
Gazeteci Murat Ağırel’den Ticaret Bakanı Ömer Bolat iddiası: Fon alıp, kriz patlamadan önce sattı
Ağırel'in paylaşımının tamamı şöyle:
"Sayın Ömer Bolat,
Beni 'haysiyetsizce iftira' sözleriyle hedef aldığınız açıklamanızı okudum.
Önce yayında ne söylediğimi doğru aktaralım.
Ben sizin hakkınızda '400 koydu, 800 aldı' şeklinde bir rakam telaffuz etmedim. Yayın arkadaşımın rakama ilişkin sorusuna bilmediğimi söyledim. Konuşulanların iddia olduğunu da açıkça belirttim.(Belge 1 )
Bir soruya 'bilmiyorum' demek, o sorunun içindeki rakamı doğrulamak değildir. Bir iddiayı iddia olarak aktarmak da onu kesinleşmiş bilgi olarak sunmak değildir.
Siz ise açıklamanızda bu ayrımı ortadan kaldırıp söylemediğim bir rakam üzerinden beni suçluyorsunuz.
Yatırımınıza ilişkin açıklamanız elbette kamuoyunun bilgisine sunulur. Ancak bu açıklama, benim söylemediğim sözleri bana aitmiş gibi aktarmanıza ve şahsıma hakaret etmenize gerekçe olamaz.
Yayın kaydı ortada. Ne sorulduğu da ne cevap verdiğim de belli.
Sizden beklediğim, sözlerimi doğru aktarmanız ve kullandığınız hakaret için özür dilemenizdir.
Ben söylediğim sözün sorumluluğunu taşırım. Söylemediğim sözün hesabını bana yükleyemezsiniz.
Ancak ben iddialarımın belgelerini paylaşarak sormaya devam edeceğim .
Açıklamanızda, 26 Şubat 2024 tarihinde 37,8 milyon liralık aile tasarrufunuzu Hedef Yatırım Portföy bünyesinde değerlendirdiğinizi söylüyorsunuz. Paranın hâlen aynı hesapta bulunduğunu, hesabın kapatılmadığını ve söz konusu tasarruf üzerinde hisse alım satımı yapılmadığını belirtiyorsunuz. Bu açıklamanızı kamuoyunun bilgisine sunuyorum.
Yayında bahsettiğim Hedef Portföy açıklamamı doğruluyorsunuz.
Şimdi açıklamanızı somutlaştıracak soruları soruyorum:
'SUKUK hesabı' diye tanımladığınız yatırımın tam adı ve kodu nedir? Doğrudan kira sertifikası mı aldınız, kira sertifikalarına yatırım yapan bir fonun katılma payını mı? Yatırımınızın hangi araçta bulunduğunu gösteren, kişisel bilgilerinizin kapatıldığı işlem belgesini paylaşacak mısınız?
37,8 milyon liralık başlangıç yatırımınızın bugünkü değeri nedir? Hesabın açık olmasıyla, hesaptan hiç para çekilmemiş olması farklı bilgilerdir. Yatırım tarihinden bugüne anapara çekimi, kısmi satış veya getiri ödemesi oldu mu? İşlem dökümünü paylaşacak mısınız?
Mal beyanınızı yetkili kurumlara sunduğunuzu belirtiyorsunuz. Ancak bu beyan, kamuoyunun yatırımın niteliği ve işlem geçmişi hakkındaki sorularını tek başına yanıtlamıyor.
Yayında söylediklerimin belgesini sıralı halde ekliyorum.
Hedef Portföy Katılım Hisse senedi yani HKH bir kira sertifikası fonu değildir.
KAP’a göre fonun ISIN’ı TRYHDFP00334, halka arz tarihi 19 Temmuz 2022 ve yatırım stratejisi fon toplam değerinin en az yüzde 80’inin BIST’te işlem gören katılım esaslı şirket paylarında tutulmasıdır.
Sayın Bakan yatırım yaptığınızı söylediğiniz 26 Şubat 2024’ü içine alan ayda HKH’nin aylık ortalama portföyünün yüzde 88,30’u hisse senediydi; 'kira sertifikaları' kalemi ise yüzde 0,00’dı.(Belge2)
Sayın Bakan, 26 Şubat 2024’te aldığınızı söylediğiniz ürünün tam adı, kodu ve ISIN numarası nedir?
Çünkü tarif ettiğiniz 'SUKUK/kira sertifikası' ile bilgilendirme raporunda adı geçen HKH aynı ürün değildir.
Bugünkü Hedef Portföy ürünleri içinde sizin tarifinize daha fazla benzeyen HPH – Hedef Portföy Para Piyasası Katılım Fonu var. Bu fon katılım araçlarına ve kira sertifikalarına yatırım yapıyor.
Ancak burada çok önemli bir tarih sorunu bulunuyor: KAP’a göre HPH’nin halka arz tarihi 2 Temmuz 2024. Siz ise yatırım tarihini 26 Şubat 2024 olarak açıkladınız. Dolayısıyla 26 Şubat 2024’teki 37,8 milyon TL yatırım HPH olamaz.



Bugünkü Hedef Portföy ürünleri içinde sizin tarifinize daha fazla benzeyen HPH – Hedef Portföy Para Piyasası Katılım Fonu var. Bu fon katılım araçlarına ve kira sertifikalarına yatırım yapıyor.
Ancak burada da çok önemli bir tarih sorunu bulunuyor: KAP’a göre HPH’nin halka arz tarihi 2 Temmuz 2024. Sayın Bakan siz yatırım tarihini 26 Şubat 2024 olarak açıkladınız. Dolayısıyla 26 Şubat 2024’teki 37,8 milyon TL yatırım HPH olamaz. (Belge-3)
Yani sizin verdiğiniz tarihte HPH henüz halka arz edilmemişti.
Sanırım Hedef Portföy üzerinden doğrudan özel portföy yönetimiyle veya başka bir kira sertifikası aracına yatırım yapılmış olabilir. Bu ürün hangisidir?

Yayında anlattığım bir diğer iddia da Hedef Portföy çevresindeki şirketlerin ortaklık yapıları, aynı adreslerde faaliyet göstermeleri ve bu şirketler üzerinden gerçekleştirilen yatırımlar ile sermaye artırımlarına ilişkindi.
Namık Kemal Gökalp ve Cengiz Erdal’ın yönetiminde yer aldığı İdeal Data Finansal Teknolojiler A.Ş.’nin şirketlere yaptığı yatırımlar, sermaye artırımları ve diğer şirketlerle olan bağlantıları, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarında açıkça görülüyor.
Belgeler ortada.
Ancak bu işlemlerin Hedef Portföy fonlarıyla mali bağlantısı ve şirketlerin değerlerini yapay biçimde artırmak amacıyla kullanılıp kullanılmadığı araştırılması gereken iddialardır.
İlgili resmi belgeleri kamuoyunun bilgisine sunuyorum.(Belge-4)
29 Ocak 2024 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde, Hedef Holding A.Ş. ile İdeal Data Finansal Teknolojiler A.Ş.‘nin İstanbul Ümraniye’deki aynı adrese taşındığı görülüyor.
16 Aralık 2025 tarihli Ticaret Sicili kaydında, Namık Kemal Gökalp ve Cengiz Erdal’ın İdeal Data’da yönetim kurulu üyeleri olarak şirketi müştereken temsile yetkili oldukları açıkça yer alıyor.
17 Ağustos 2022 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde ise İdeal Data’nın Techne Bilişim’e sermaye artırımı yoluyla ortak olduğu, 7.500 TL nominal sermaye karşılığında ayrıca 1.492.250 TL emisyon primi yatırdığı görülüyor.
KAP kayıtları ayrıca Skyalp’in İdeal Data’nın yüzde 68,18’ine sahip bağlı ortaklığı olduğunu gösteriyor.
Yani ortada yalnızca isim benzerlikleri yok. Aynı adreslerde faaliyet gösteren şirketler, belgelenmiş yönetim ilişkileri, iştirakler ve sermaye hareketleri var.
Belgeleri tarih ve sicil numaralarıyla kamuoyunun bilgisine sunuyorum.




Hedef Portföy ve bağlantılı şirketlerin değerlerinin yapay biçimde artırıldığı yönündeki iddialara gelince…
Bu kapsamda incelediğim şirketlerden biri de EFG Enerji Ticareti A.Ş.
2016 yılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarına göre EFG Enerji’nin sermayesinin yüzde 50’si User Holding A.Ş., diğer yüzde 50’si ise Bulgaristan merkezli Energiya Finansova Grupa AD tarafından taahhüt edilmiş. Şirketin yönetiminde User Holding’i temsilen Erol User bulunuyor.
Ancak asıl dikkat çekici belge, 2 Şubat 2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan genel kurul tutanağı.
Bu tutanakta Bulgar ortağın temsilcisi; şirketin aktif ticari faaliyeti, sermayesinin kullanımı, bilançosu ve yapılan ödemeler hakkında ciddi itirazlarda bulunuyor.
Dahası, şirket sermayesinin kuruluş amacına uygun kullanılıp kullanılmadığının, herhangi bir usulsüzlük bulunup bulunmadığının ve yapılan ödemelerin hangi amaçlarla gerçekleştirildiğinin araştırılması için Türk Ticaret Kanunu’nun 438. maddesi kapsamında özel denetçi atanmasını talep ediyor.
Ancak ortakların oyları yüzde 50’ye yüzde 50 bölündüğü için özel denetçi atanması kabul edilmiyor.
Yani bu sorular bugün ilk kez sorulmuyor. Şirketin kendi ortağı tarafından yıllar önce resmi genel kurulda gündeme getiriliyor ve Ticaret Sicili kayıtlarına geçiriliyor.
Elbette bu tutanaklar tek başına şirket değerlerinin yapay biçimde şişirildiğini kanıtlamıyor. Ancak şirketin faaliyetleri ve sermaye kullanımı hakkında resmi kayıtlara geçmiş ciddi itirazları ortaya koyuyor.
İddiaları ve bu iddialara ilişkin resmi belgeleri kamuoyunun bilgisine sunuyorum.(Belge5)


Kriz öncesi fondan büyük para çıkışı olmuş mu?
Evet. Bu olgu doğru. Ama kimin çıktığını bilmiyoruz.
Haziran 2026’da HKH’ye yalnızca 24,07 milyon TL giriş olurken 429,55 milyon TL iade/çıkış gerçekleşmiş.
Kamuya açık fon verileri de 2026 yazında HKH’den yüz milyonlarca liralık net para çıkışını doğruluyor. Ancak aylık fon raporları hangi yatırımcının hangi miktarı çektiğini göstermiyor.(Belge 6)


Bu nedenle 'Sayın Bakan Ömer Bolat şu kadar parayı çekti' diyebilmem için MKK hareket kaydını görmem gerekir.
Sayın Bakan 37,8 milyon liralık yatırımının bugün hâlâ aynı üründe durduğunu söylüyor. Bunun doğrulanmasının yolu çok kolaydır: yatırım aracının kodunu ve 26 Şubat 2024’ten bugüne işlem dökümünü kamuoyuna açıklamak.
Sayın Bakan,
Ben size sorularımı sordum. İddiaları aktardım, resmi belgeleri ortaya koydum. Ticaret Sicili kayıtlarını, KAP bildirimlerini, şirketlerin ortaklık yapılarını ve sermaye hareketlerini kamuoyuyla paylaştım.
İddiaları kesinleşmiş gerçekler gibi sunmadım. Sizden de yalnızca sorulara açık ve belgeli yanıtlar bekliyorum.
Bir gazetecinin adını hakaret ederek anarak açıklama yapmak, o gazetecinin sorduğu soruları yanıtlamak anlamına gelmez.
Elbette açıklamalarınızı yayımlar, belgelerinizi inceler, hatamız varsa düzeltiriz. Çünkü gazetecilik, bir iddiayı ne pahasına olursa olsun savunmak değil, gerçeğin peşinden gitmektir.
Ama şunu da unutmayalım:
Bir hesabın üzerini sözlerle örtebilirsiniz; içindeki rakamları ancak belgelerle açıklayabilirsiniz.
Bu dosyada takip edilmesi gereken benim adım değil, paranın izidir.
Ve ben o izin peşindeyim."


