Bloomberg fon krizinin perde arkasını yazdı: Tera yöneticileri arasında yumruklu kavga oldu; Erdoğan krizin ardından bakanlara sert tepki gösterdi

Bloomberg fon krizinin perde arkasını yazdı: Tera yöneticileri arasında yumruklu kavga oldu; Erdoğan krizin ardından bakanlara sert tepki gösterdi

tera

T24 Ekonomi

 

Türkiye’de yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon krizinin perde arkasını araştıran Bloomberg, Tera Grubu’nda şirket içi çatışmaların büyüdüğünü, bazı yöneticilerin tartışmalı işlemlere karşı çıktığını ve piyasa denetçilerinin olağan dışı hareketlere ilişkin uyarılarda bulunduğunu yazdı. Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen'in en yakın çalışma arkadaşlarından Emir Munir Sarpyener ile diğer üst düzey yöneticiler arasında sert bir tartışma yaşandığı, tartışmanın fiziksel kavgaya dönüştüğü iddia edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eylül ayında ekonomi yönetimiyle acil bir toplantı yaptığı ve sorunların bu noktaya gelmesine izin verilmesi nedeniyle bakanlara sert tepki gösterdiği öne sürüldü.

Bloomberg’in 21 Ekim tarihli araştırması, Türkiye sermaye piyasalarını sarsan Tera Grubu merkezli fon krizinin nasıl büyüdüğünü ve çok sayıda uyarıya rağmen neden zamanında önlenemediğini ele aldı. 25’ten fazla yatırımcı, kamu görevlisi ve şirket çalışanıyla yapılan görüşmelere dayandırılan haberde, şirket içindeki anlaşmazlıklardan düzenleyici kurumların tutumuna kadar uzanan bir dizi iddiaya yer verildi.

ABONE OL

Habere göre Tera’nın hisselerindeki olağanüstü yükseliş, şirketin kurucusu Emre Tezmen’i kısa sürede milyarderler arasına taşırken, şirket içinde bu büyümenin sürdürülebilirliğine ilişkin kaygılar da artıyordu.

Tera’da yönetim krizi: Tartışmaların yumruklu kavgaya dönüştüğü öne sürüldü

Bloomberg’in aktardığına göre, Tera’nın hızla büyümesi ve kurucusu Tezmen’in şirketi Türkiye’nin Goldman Sachs’ı olarak tanımlaması, bazı üst düzey yöneticileri rahatsız etmeye başladı. Şirketin yüksek getirilerini koruyabilmek için giderek daha fazla borçlanmaya yöneldiği, işlemlerin ölçeğinin ise düzenleyici kurumların dikkatini çekecek düzeye ulaştığı belirtildi.

Haberde, şubat ayında Tezmen’in en yakın çalışma arkadaşlarından Emir Munir Sarpyener ile diğer üst düzey yöneticiler arasında sert bir tartışma yaşandığı, tartışmanın fiziksel kavgaya dönüştüğü ileri sürüldü. Bloomberg’e konuşan kaynaklara göre bazı yöneticiler, karşı çıktıkları işlemlere onay vermemek için görevlerinden ayrıldı.

Fonlar kendi yatırımlarıyla hisseleri yukarı mı taşıdı?

Bloomberg’in araştırmasında, Tera’nın amiral gemisi niteliğindeki TLY fonunun kriz öncesindeki yükselişte merkezi rol oynadığı belirtildi.

Habere konuşan kaynakların aktardığına göre stratejinin ilk aşamasında, halka arz edilecek şirketlerin piyasaya sınırlı sayıda hisse sunması ve fiyatların yükselmesi hedefleniyordu. İşlemler başladıktan sonra Tera’ya bağlı fonların bu hisselerden büyük miktarlarda satın aldığı, borçlanmayla desteklenen alımların fiyatları daha da yukarı taşıdığı öne sürüldü.

Benzer yöntemlerin zaman içinde Pusula Portföy gibi başka fonlara da yayıldığı belirtildi. Bazı örneklerde fonların birbirlerinin paylarını satın alarak birbirini besleyen bir yatırım döngüsü oluşturduğu iddia edildi.

Haberde ayrıca şirket tahvilleri üzerinden işleyen bir finansman döngüsü anlatıldı. Buna göre bazı şirketlerin çıkardığı tahvilleri, yüksek değerlemeler üzerinden kendi fonlarının satın aldığı; tahvil ihracından elde edilen kaynağın daha sonra yeniden fonlara yatırılarak benzer işlemlerin tekrarlanabildiği ileri sürüldü.

Londra merkezli North of South Capital ortağı Kamil Dimmich, söz konusu yapıyı “manipüle edilmiş bir balon” olarak nitelendirdi. Bu değerlendirme, Bloomberg’in görüştüğü piyasa uzmanlarının ve kaynakların yorumlarına dayanıyor.

Uyarılar yapıldı, ancak müdahale gecikti mi?

Haberdeki en önemli sorulardan biri, olağan dışı piyasa hareketleri konusunda daha önce uyarılar yapıldığı belirtilmesine rağmen neden zamanında müdahale edilmediği oldu.

Bloomberg’e konuşan Borsa İstanbul denetçileri, şüpheli gördükleri piyasa hareketlerini üstlerine defalarca bildirdiklerini söyledi. Sermaye piyasası çevrelerinden bazı isimler de Tera’nın işlemlerine ilişkin endişelerini düzenleyici kurumlara ilettiklerini anlattı.

Eski bir mali suçlarla mücadele yetkilisi olan Ramazan Başak, Tera’nın faaliyetlerine ilişkin eleştirilerini yıllardır dile getirdiğini belirtti. Başak, uyarıların daha erken dikkate alınması halinde krizin bugünkü boyutlara ulaşmayabileceğini savundu.

Haberde, Tera’ya yönelik eleştirilerini sosyal medyada paylaşan bazı yatırımcı ve piyasa temsilcilerinin tehdit edildiğini ileri sürdükleri de aktarıldı. Bazı fon yöneticilerinin ise düzenleyici kurumlarla yaptıkları görüşmelerde endişelerini yazılı olarak kayda geçirmekten kaçındıkları belirtildi.

Bloomberg’e konuşan OMG Capital Advisors Üst Yöneticisi Murat Gülkan, endişelerini dile getiren kişilerin susturulduğu veya tehdit edildiği yönündeki anlatımların, düzenleyici denetimin işleyişine ilişkin daha temel sorunlara işaret ettiğini söyledi.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ise daha sıkı kuralların uygulanmasındaki gecikmenin, fon sektörünün diğer bölümlerine zarar vermeden değişiklik yapmanın güçlüğünden kaynaklandığını bildirdi. Kurumun açıklamasına göre düzenlemeler hazırlanırken Borsa İstanbul, takas ve saklama kuruluşları, sektör temsilcileri ve yatırımcılarla görüş alışverişinde bulunuldu.

Bloomberg’e konuşan bir SPK yetkilisi ise bazı kamu görevlilerinin Tera’yı olumsuz etkileyecek düzenlemeleri uygulamaya koymak konusunda isteksiz davrandığını öne sürdü. SPK ve Borsa İstanbul, Bloomberg’in yorum taleplerine yanıt vermedi.

Mehmet Şimşek’in uyarısı ve MSCI baskısı

Bloomberg’in haberine göre Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kasım 2025’te yaptığı bir konuşmada piyasalardaki manipülasyon riskine dikkat çekerek yatırımcıları uyarmıştı. Ancak haberde, bu uyarıdan sonra da olağan dışı işlemlerin sürdüğü ileri sürüldü.

Türkiye’deki piyasa hareketleri uluslararası yatırımcıların da gündemine girdi. Endeks sağlayıcısı MSCI, haziran ayında bazı hisselerde koordineli işlemler yapılmış olabileceğine ilişkin endişelerini dile getirdi ve Türkiye’nin gelişmekte olan piyasalar statüsünün yeniden değerlendirilebileceği uyarısında bulundu.

MSCI, 16 Ekim’de Türkiye endekslerindeki bazı değişiklikleri dondurduğunu ve piyasa reformlarını değerlendirmek için daha fazla zamana ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Kurum, piyasa bütünlüğü ve şeffaflık konusundaki kaygıların giderilmemesi halinde Türkiye’nin statüsüne ilişkin ilave adımların gündeme gelebileceğini bildirdi.

Tera’nın Pusula’yı satın alma girişimi sonuçsuz kaldı

Bloomberg’e göre Tera hisseleri temmuz ayından itibaren hızla gerilerken yatırımcıların fonlardan çıkış talepleri de arttı. Üç aylık dönemde hisselerde yaklaşık yüzde 60 düşüş yaşandı.

Tezmen’in yatırımcılardan daha fazla zaman istediği ve fonda kalmaları halinde kayıpları karşılayabileceğini söylediği öne sürüldü. Tezmen’in ayrıca TLY fonunu desteklemek ve geri alım taleplerini yavaşlatmak amacıyla büyük şirketlerin hisselerini satın aldığı belirtildi.

Ancak Pusula Portföy’deki kayıpların büyümesiyle kriz derinleşti. Tera’nın Pusula’yı satın alma girişimi de sonuçsuz kaldı. Bloomberg’in aktardığına göre iki gruba bağlı fonlar kısa süre içinde ödeme yükümlülüklerini yerine getiremez hale geldi.

Tera, karşılayamadığı fon geri alım taleplerinin 300 milyar lirayı, yaklaşık 6 milyar doları aştığını açıkladı.

Erdoğan devreye girdi, düzenleyici kurumun başkanı değişti

Bloomberg, krizin finansal piyasaların ötesine geçerek siyasi bir boyut kazandığını da yazdı. Haberde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eylül ayında ekonomi yönetimiyle acil bir toplantı yaptığı ve sorunların bu noktaya gelmesine izin verilmesi nedeniyle bakanlara sert tepki gösterdiği öne sürüldü.

Krizin ardından küçük yatırımcıların zararlarının karşılanması ve haksız kazançların geri alınması amacıyla çeşitli önlemler açıklandı. Yüzden fazla fonun tasfiyesini denetlemek üzere bir yapı oluşturuldu.

Bloomberg’in haberinde, Erdoğan’ın daha sonra piyasaları “açgözlü asalaklardan” temizleme sözü verdiği de aktarıldı. Erdoğan, eylül ayındaki açıklamasında piyasalardaki usulsüzlüklere karşı önlem alınacağı mesajını vermişti.

Öte yandan Erdoğan, ekim ayında sermaye piyasası düzenleyici kurumunun başkanını görevden aldı.

Emre Tezmen suçlamaları reddediyor

Tera Grubu’nun kurucusu Emre Tezmen, dolandırıcılık ve suç örgütü kurma suçlamalarıyla karşı karşıya. Tezmen, şirketin organize bir spekülatif saldırının hedefi olduğunu savundu ve olağanüstü yükselişin yapay olduğu iddialarını reddetti. Fonlardaki çöküşü, düzenleyici değişikliklerin tetiklediği paniğe bağladı.

Pusula Portföy’ün başkanı Muhammed Yarız da yurt dışına kaçtığı iddiasını reddederek savcılığa kendi isteğiyle gittiğini açıkladı. Yarız hakkında da piyasa manipülasyonu ve dolandırıcılık suçlamaları bulunuyor.

 

İlgili İçerikler