Irak Hükümet Sözcüsü Haydar Abudi, Türkiye’nin Zilkan Askeri Üssü’ndeki askeri noktaları pazar gününden itibaren Irak güçlerine devretmeye başlayacağını açıkladı. Ankara ile Bağdat arasında varılan mutabakata ilişkin açıklama, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Türk askerinin sınır güvenliği tamamen sağlanana kadar Irak ve Suriye’den çekilmeyeceği yönündeki sözlerinin ardından geldi. TSK’nın Zilkan’dan çekilip çekilmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.
Irak’ta Şengal Direniş Birlikleri (YBŞ) ve YJŞ’nin Irak ordusuna entegrasyonunda ilerleme sağlandığına ilişkin açıklamaların ardından, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Musul yakınlarındaki Başika bölgesinde bulunan Zilkan Askeri Üssü de yeniden gündeme geldi. Irak Hükümeti Sözcüsü Haydar Abudi, Türkiye’nin bölgedeki askeri noktaları pazar gününden itibaren Irak güçlerine devretmeye başlayacağını iddia etti.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Açıklamada askeri noktaların devrinden söz edilirken, Türk askerinin bölgeden tamamen çekilmesine ilişkin sürecin kapsamı ve uygulama ayrıntılarına yer verilmedi.
Bağdat ile Ankara arasında açıklama krizi
Irak Hükümet Sözcüsü Haydar Abudi, Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Türk güçlerinin sınır güvenliği tamamen sağlanana kadar Irak ve Suriye’den çekilmeyeceği yönündeki açıklamasının ardından Bağdat’ın Ankara’dan bilgi istediğini söyledi. Abudi, Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile konuyu görüştüklerini, Irak’ın Ankara Büyükelçisi’nden Türkiye’nin tutumunu ayrıntılı biçimde takip etmesini ve açıklamanın içeriğini incelemesini istediklerini belirtti.
Abudi, buna karşılık iki ülke arasında daha önce varılan mutabakatın uygulanacağını savundu. Abudi, Irak Başbakanı Ali Zeydi ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 Eylül’de New York’ta gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yayımlanan ortak açıklamayı vurguladı.
Zilkan ve Sincar için mutabakat
Abudi’nin açıklamasına göre, Ankara ile Bağdat arasındaki mutabakat iki temel başlığı kapsıyor: Başika’daki Zilkan Askeri Üssü ve diğer askeri noktaların Irak tarafına devredilmesi ile Şengal Dağı’nın kontrolünün Irak hükümetine geçmesi.
Irak Hükümet Sözcüsü, devir sürecinin pazar günü başlayacağını söyleyerek Şengal’deki silahlı gruplara bağlı kişilerin de resmi güvenlik güçlerine entegre edileceğini ileri sürdü. Bu gelişme, Türkiye’nin uzun süredir güvenlik gündeminde tuttuğu Kandil-Mahmur-Şengal hattı ve PKK’nın bölgedeki hareket alanının sınırlandırılması tartışmaları açısından da önem taşıyor. YBŞ ve YJŞ’nin Irak güvenlik yapısına entegrasyonunun yanı sıra Şengal’in kontrolünün Bağdat’a geçmesi, bölgedeki silahlı yapıların geleceğine ilişkin sürecin önemli başlıkları arasında bulunuyor.
Ancak askeri noktaların Irak güçlerine devredilmesi ile TSK’nın bölgeden bütünüyle çekilmesi aynı anlama gelmiyor. Ankara’nın açıklamaları ile Bağdat’ın duyurduğu takvimin nasıl bağdaştırılacağı, önümüzdeki günlerde sürecin seyrini belirleyecek.
Zilkan’daki Türk askeri noktası, Musul vilayeti sınırlarında, Şeyhan ilçe merkezine yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki Gudat köyü yakınında bulunuyor.
TSK, Zilkan’a neden yerleşti?
TSK’nın Zilkan’daki askeri varlığı, 2014’te Musul’un IŞİD’in eline geçmesinin ardından, 2015 yılında bölgede yürütülen askeri eğitim faaliyetleri kapsamında şekillendi. Türkiye, Musul’un IŞİD’den geri alınmasına hazırlık sürecinde Peşmerge güçleri ile Musul çevresindeki Sünni Arap grupların eğitilmesine destek verdi. Ankara, Zilkan’daki varlığını IŞİD’le mücadele ve bölgesel güvenlik gerekçeleriyle savunurken, Bağdat yönetimi Türk askerlerinin Irak’taki varlığına itiraz etti.
Aralık 2015’te Türkiye’nin bölgeye takviye asker ve tank göndermesi, iki ülke arasında ciddi bir diplomatik krize yol açtı. Irak yönetimi Türk askerlerinin çekilmesini isterken Ankara, askeri varlığının IŞİD’le mücadele ve Iraklı güçlerin eğitilmesi amacı taşıdığını açıkladı. Üs, sonraki yıllarda da Ankara ile Bağdat arasında egemenlik ve güvenlik tartışmalarının başlıca konularından biri olmayı sürdürdü.
Zamanla Zilkan’ın önemi, IŞİD’le mücadele gündeminin ötesine geçerek Türkiye’nin PKK’nın Irak’taki varlığına ilişkin politikalarıyla bağlantılı hale geldi. Ankara, Şengal’de PKK ile bağlantılı silahlı yapıların varlığını güvenlik tehdidi olarak değerlendirirken Bağdat, bölgedeki kontrolü merkezi hükümetin güvenlik güçleri aracılığıyla sağlamaya yöneldi.
Bugün gelinen noktada, YBŞ ve YJŞ’nin Irak güvenlik güçlerine entegrasyonuna yönelik adımlar ile Şengal’de merkezi hükümetin kontrolünü güçlendirme çabaları, Zilkan’daki Türk askeri varlığının geleceği açısından belirleyici başlıklar haline geldi. Ankara ile Bağdat’ın eylül ayında vardığı mutabakatın ardından Milli Savunma Bakanlığı da üssün kademeli olarak devredileceğini duyurdu. Irak hükümetinin şimdi devir işlemlerinin pazar günü başlayacağını açıklaması, sürecin sahada nasıl uygulanacağına ilişkin beklentiyi artırdı.
İranlı Kürt gruplar konusunda nihai anlaşma yok
Abudi, İranlı Kürt silahlı gruplarının Kürdistan Bölgesi’ndeki varlığına ilişkin tartışmalara da değindi. Bu grupların geleceği konusunda koordinasyon yürütüldüğünü ve ilerleme kaydedildiğini belirten sözcü, söz konusu yapıların İran’a teslim edileceğine ilişkin iddiaların henüz kesinleşmiş bir anlaşmaya dayanmadığını söyledi.
Abudi, “Son dönemde onların İran’a teslim edileceğine ilişkin duyulanlar, şu ana kadar yalnızca görüşme aşamasındadır ve nihai bir anlaşmaya dönüşmemiştir” dedi. Silahlı grupların başka bir devlete karşı faaliyet yürüttüğü durumlarda uluslararası hukuki çerçevenin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Abudi, Irak’ın komşu ülkelerin güvenliğini tehdit edecek faaliyetlere kendi topraklarında izin vermeyeceğini kaydetti.
Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırılar ve Ukrayna iddiası
Irak hükümet sözcüsü, 28 Şubat 2026’dan bu yana İran ve İran’a yakın Iraklı silahlı gruplar tarafından Kürdistan Bölgesi’ne insansız hava araçları ve füzelerle binden fazla saldırı düzenlendiğini belirtti. Bağdat’ın bu saldırıları ve ülkenin egemenliğini ihlal eden girişimleri kınadığını ifade etti.
Bununla birlikte Abudi, Kürdistan Bölgesi’nde silahlı grupların bulunmasının komşu ülkelerin saldırıları için gerekçe olarak kullanıldığını savundu.
Öte yandan İran merkezli Tasnim Haber Ajansı’nın 20 Ekim’de yayımladığı, Ukrayna’nın Kürdistan Bölgesi’ne askerler ve insansız hava aracı uzmanları yerleştirdiği yönündeki iddiaları da gündeme geldi. Abudi, Irak’ta komşu ülkeleri tehdit eden herhangi bir Ukrayna hücresinin bulunduğu iddiasını reddetti.
Ukrayna’nın Irak Büyükelçiliği de daha önce söz konusu haberleri yalanlayarak iddiaların temelsiz olduğunu, Kiev yönetiminin Kürdistan Bölgesi’nde veya Irak’ın başka bir yerinde İHA konuşlandırmadığını ve askeri personel bulundurmadığını açıklamıştı.
Gözler pazar günündeki devir sürecinde
Bağdat’ın açıklaması, Zilkan’daki askeri noktaların devrine ilişkin somut bir takvim ortaya koyarken, TSK’nın bölgedeki varlığının sona erip ermeyeceği sorusunu yanıtsız bırakıyor. Pazar günü başlayacağı belirtilen sürecin yalnızca askeri noktaların kontrolünün devrini mi, yoksa TSK’nın Zilkan’dan tamamen çekilmesini mi kapsayacağı henüz açıklığa kavuşmuş değil.
Bu nedenle gözler, Irak’ın duyurduğu devir takviminin sahada nasıl uygulanacağına ve Ankara’nın Zilkan’daki Türk askerinin geleceğine ilişkin tutumuna çevrildi.


