Avrupa Komisyonu Başkanı'nın sözleri gündemde: AB Türkiye'yi tamamen gözden çıkardı mı, uzmanlar ne diyor?

Avrupa Komisyonu Başkanı'nın sözleri gündemde: AB Türkiye'yi tamamen gözden çıkardı mı, uzmanlar ne diyor?

kos-leyen

Türkiye, ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci dönemiyle kritik günler geçiren transatlantik ilişkilerin ortasında son aylarda Avrupa Birliği’yle (AB) karşılıklı pozitif mesajlar veriyor. Ankara, Avrupa güvenliğinin Türkiye’den bağımsız olamayacağını savunurken Brüksel de neredeyse her fırsatta Türkiye’ye duyulan ihtiyacı vurguluyor. Pozitif havaya rağmen Türkiye’nin Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve vize kolaylığı konusundaki taleplerinde resmî ilerlemeler sağlanamıyor. Dahası, Türkiye’nin bloğun savunma kapasitesinin artırılması ve bunun ortak tedarikle sağlanması için oluşturulan Avrupa İçin Güvenlik Eylemi’ne (SAFE) dâhil edilmesi konusunda da blok içinde bir fikir birliği yok ve somut adımlar atılmıyor. Pozitif mesajlarla Ankara’nın talepleri konusunda resmî adımların atılmayışı aynı anda tartışılırken bu sabah (21 Nisan) iki üst düzey AB diplomatından gelen Türkiye açıklamaları Ankara-Brüksel hattında eski ancak kilit hâle gelmiş tartışmanın fitilini ateşleyecek gibi görünüyor. 

İlk açıklama, AB’nin en üst düzey diplomatından, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’den geldi. Leyen, Hamburg'ta Die Zeit gazetesinin 80. yıl etkinliğinde bloğun genişlemesiyle ilgili desteğini bildiren mesajlar verdiği sırada "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz.” dedi.

ABONE OL

Aynı saatlerde Komşuluk ve Genişlemeden Sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi Marta Kos, Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada "Avrupa ve Orta Doğu’daki değişen jeopolitik gerçekler ışığında Türkiye’ye ihtiyacımız var," diyor ve Türkiye’nin özellikle ticaret yolları konusundaki hayatî önemine dikkat çekiyordu. "Türkiye, AB’nin beşinci en büyük ticaret ortağıdır; ticaret hacmi Mercosur ya da Hindistan ile olandan iki kat daha büyüktür. Avrupa ile Asya arasındaki ticaret yolları açısından hayati önemdedir" diyen Kos, Türkiye’nin askerî rolüyle ilgili olarak da "Ukrayna için yapılacak herhangi bir barış düzenlemesinde Türkiye’ye (NATO’nun ikinci büyük ordusu) ihtiyaç duyulacaktır; zira Karadeniz bölgesinde yeni bir güvenlik ortamıyla karşı karşıya kalacağız." diye konuştu.

Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen'in sözleri üzerine AB'nin Türkiye'yi gözden çıkardığı yorumları yapılırken Genişlemeden Sorumlu Komiser Kos'un Türkiye'ye olan ihtiyacı vurgulaması iki açıklama arasında ciddi tezatlık olduğu değerlendirmelerini beraberinde getirdi. 

Peki uzmanlar, AB'den gelen çelişkili açıklamalar ve Von der Leyen'in tartışma çıkışı yapan çıkışı hakkında ne diyor, Türkiye'nin AB ile akıbetini nasıl görüyor? 

"Malûmun ilanı"

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) AB Çalışmaları Merkezi Direktörü Nilgün Arısan Eralp, T24’e yaptığı değerlendirmede her iki açıklamanın da “malûmun ilanı” olduğunu söyledi. Türkiye’nin AB tarafından ne aday ne de stratejik olarak görüldüğünü fikrini daha önce çok defa dile getirdiğinin altını çizen Eralp, “Türkiye’yi ne yapacağı belli olmayan, kontrol altında tutulması gereken ülke olarak görüyorlardı. Özellikle transatlantik ittifakın çatlaması, Orta Doğu’daki savaş ve Türkiye’nin savunma gücü nedeniyle ilişkilenmeyi gerekli görseler de kurumsal ve yapısal bir işbirliği yok” diye konuştu.

Arısan Eralp, Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen ve Genişleme Komiseri Kos’un açıklamalarının bir tezatı değil “birbirini tamamlayan iki bakışı” yansıttığını ifade etti.

Avrupa Birliği uzmanı, Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Akgül Açıkmeşe de "aklı selim" olanın Genişlemeden Sorumlu Komiser Kos'a ait olduğunu belirterek Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen'in açıklamalarını hem AB'nin stratejik pusulasına hem de uluslararası ilişkilerdeki 'ahde vefa' ilkesine aykırı olarak nitelendirdi. 

"AB'nin stratejik pusulasına ve ahde vefaya aykırı"

Açıkmeşe, AB'nin 2022'de açıkladığı stratejik belgesinde yalnızca Rusya'nın bir tehdit olarak "görüldüğünü, Çin'in bile bir tehdit olmaktan ziyade "bir sorun alanı" olarak tanımlandığını belirterek "Türkiye bunlar arasında zaten yok. Türkiye'nin nüfusuyla mı, Siyasal İslam'la mı yoksa göçmenlerle mi bir tehdit oluşturduğunu, kastın ne olduğunu anlamak mümkün değil. Bu bana üzerine çok düşünülmüş bir açıklama olarak gelmedi, daha ziyade tarihsel bir şey. Leyen, zaman zaman Avrupalı liderlerden duyduğumuz Türkiye algısını tekrarlamış gibi görünüyor. Kurumsal bir açıklamadan ziyade kişisel bir açıklama olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu. 

Ahde vefaya aykırı

Türkiye'nin bir aday ülke olduğunu vurgulayan Açıkmeşe'ye göre Leyen'in açıklamaları ahde vefa ilkesine de aykırı: 

"Adaylık süreci durdurulmuş olsa da Türkiye, adaylığı kabul edilmiş bir ülke. Bunun da ötesinde Türkiye, AB'nin 1963'ten bu yana ortaklık anlaşmasıyla bağıtlı, Gümrük Birliği içindeki ülkesi. Türkiye'yi, Çin ve Rusya'nın yanında tehdit olarak belirlemek uluslararası ilişkilerin en temel ilkelerinden biri olan ahde vefaya aykırı"

AB içerisinde Türkiye'ye yönelik ortak tutum olmadığını gösteriyor

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen’e göre ise iki açıklama birbiriyle tezat görünmekle birlikte AB’de Türkiye’ye yönelik “yeknesak bir bakış olmadığını” gösteriyor.

Von der Leyen’in açıklamalarının bir tartışma başlatacağını düşündüğünü ifade eden Ülgen, “O seviyedeki birinin böyle bir açıklama yapması, AB içerisinde belirli bir kesimin Türkiye’ye yönelik tutumunu gösteriyor fakat bu ortak bir tutum değil. Bunu da Kos’un açıklamasından görüyoruz,” dedi.

"Türkiye'nin rolü konusunda farklı düşünen kesimlerin vereceği tepkiyi izlemek gerek"

Leyen’in açıklamasının ardından AB içinde Türkiye’nin Avrupa’daki rolü konusunda başlamasını olası gördüğü tartışmanın faydalı olacağını ifade eden Ülgen, “Bazen bu nitelikte bir tartışmayı başlatmak için ters açıklamaların kamuoyuna yansıması gerekiyor. Bundan sonra Türkiye’nin rolü konusunda farklı düşünen kesimlerin vereceği tepkiyi izlemek gerekecek” diye konuştu.

AB’nin genişlemesi meselesinin birçok başkent bakımından gündemde olmasına rağmen Türkiye’nin artık listelerde bile yer almadığını söyleyen Ülgen’e göre Leyen’in çıkışı konuyu yeniden gündeme taşıdı çünkü çıkışın kutuplaştırıcı yanı buna karşı tepkiyi de doğuracak.

İlgili İçerikler